
Türkü Söylemek Yetmiyor ( Ali Asker )
Tarih: 23.05.2007 Saat: 18:18 Konu: Haberler
Muhalif olmayan sanatçıları eleştiren sanatçı Ali Asker, türkülerinde karamsarlık yerine umut aşıladığını söylüyor. Sanatçıları ‘ekonomik kaygılara saplanmakla’ eleştiren Ali Asker, “Türkü söylemek de yetmiyor.
Sanatçılar elini taşın altına koymaktan kaçıyorlar” diyor.
Ünlü sanatçı Ali Asker, şarkılarda karamsarlığa yer olmadığını belirterek, barış için herkesin bir ağaç dikmesi gerektiğini dile getirdi. Asker, ekonomik sıkıntıların ve kapitalizmin kendine yakın insanlar yetiştirdiğini söyleyerek sanatçıların buna karşı duruş sergilemesi gerektiğini kaydetti. Muhalefet yapmayan sanatçıyı eleştiren Ali Asker, “Benim için türkü söylemek de yetmiyor. Sanatçılar elini taşın altına koymaktan kaçıyorlar. Küçük olsun önemli değil ama ne olursa olsun bir örgütlülük olsun istiyorum” diyor. Sanatçı Ali Asker sorularımızı yanıtladı.
Yıllarca yasaklar nedeniyle başınız derde girdi. Hala yasaklı bir sanatçı mısınız?
Aslında yasaklar kalkmadı. Türkiye’de az da olsa bir değişim var. Böyle bir izlenimim var. AB’ye veya dünya kamuoyuna şirin gözükme adına yapılmış şeyler. Benim yasaklanma nedenim türkülerimden ve Türkiye’de yaptığım geçmiş çalışmalarımdan dolayıdır. Benim için değişen bir şey olmadı. Ben yine türkülerimi söylüyorum. Aslında yazılması gereken, dönem itibariyle söyleyeceğimiz şeylerin ayaklarının yere basması gerekiyor. Eğer söyleyeceğimiz şeylerin ayakları yere basmıyorsa, soyut, anlamsız şeylerin de söylenmesinin bir manası yok. Ben bu anlamda 2-3 yıldır Türkiye’ye gidiyorum. Gözlemlemeye çalışıyorum. Ne değişimler var diye bakıyorum. Dışardan farklı, anlatılanlar farklı ve yaşanılanlar farklı.
‘Sabırla bekliyorum’
Yeni bir albüm çalışmanız var mı?
Uzun süredir üzerinde çalıştığım besteler, yorumlamalar bitti. Güzel şeyler çıktı ortaya. Herşey hazır fakat şirketlerin durumunun kritik olması ve korsan kasetçilikten dolayı çekimser kalıyorlar. Biz de yapmakta çekimser kalıyoruz. Çalışmalarım hazır duruyor. Bekliyorum. Basıma kalmış. 40 yıllık bir çalışmam var. Ortada birtakım oyunlar var. Ben de oyunlara gelmek istemiyorum. Sabırla bekliyorum. Bu da olmazsa internet aracılığıyla ve noter vasıtasıyla eserlerimi bedava dağıtacağım. Yapacak başka bir şey yok. Amacım türküler bende kalmasın. Halka taşınsın. Halk kendisi söylesin. Çok güzel eserler var. Bu konuda iddialıyım.
Yeni çalışmalarınızda bir değişiklik görecek miyiz?
Herhangi bir değişiklik yok. Bugünden bir sonrasını söylemeye çalışıyorum. Değişiklik, kendine devrimciyim, demokratım ve sorumluyum diyen insanların kendi sorunlarına sahip çıkmasından geçer. Ben bu değişimi bekliyorum. Halen de o değişim sağlanamadı. Cesaretli olsunlar. Cesur olsunlar. Çünkü biz hırsız değiliz. Soyguncu değiliz. Mafya değiliz. Yeni çalışmalarım dünya halklarının kardeşliği içindir. Savaşlar olmasın, insanlar aç kalmasın, insanlar barış içinde yaşasınlar. Biz de barış içinde bir ağaç, bir çiçek dikelim diyoruz. Söylediğim türkülerin içinde umut var. Benim türkülerimde karamsarlığa yer yok.
‘Sözümle imza atıyorum’
Bir şirketin bulunmaması noktasında sanatçıların örgütlenmesinin gerekliliği açığa çıkıyor. Çünkü benzer sorunu yaşayan başka sanatçılar da var değil mi?
Doğru. Şimdi Türkiye’deki sanatçılarda bunu bu aşamada göremiyorum. Çünkü ne kadar toplumsal içerikli türküler söylense de o sözler öyle kalıyor. İnsanın ağzından çıkan söz benim için önemlidir. Ben sözümle imza atıyorum. Söylediğim türkülerle imza atıyorum. Ekonomik sıkıntılar, kapitalist insan unsurlarını yaratıyor. Kapitalizm kendine yakın insanlar yetiştiriyor. Bu santçıları da etkiliyor. Sanatçılar da bu noktada bencil, egoist davranıyorlar. Hep bana, hep bana diyorlar. Bunu gördüğüm için bu aşamada böyle bir sanatçı örgütlülüğü oluşamaz. Gereklilik var. İhtiyaç var. Benim tanıdığım sanatçı çevrelerde bunu göremiyorum. Benim için türkü söylemek de yetmiyor. Sanatçılar elini taşın altına koymaktan kaçıyorlar. Tek başına türkü söylemek yetmiyor. Küçük olsun önemli değil ama ne olursa olsun bir örgütlülük olsun istiyorum. Kendi bestelerimize, şiirlerimize sahip çıkmanın yanı sıra kamuoyuna güçlü bir mesaj olur. Bu aynı zamanda kamuoyuna güven vermedir. Bunu çok önemsiyorum.
Bu örgütlülük sanatçıyı nasıl etkiler?
Herşeyden çok ürettiğimiz eserleri ne şekilde, nasıl paylaşacağımızı ve nerede ne yapabiliriz biçimindeki bir tartışma bile bizleri ileriye taşıyacaktır. Bu A yapısı olur, B yapısı olur farketmez. Bu gereklidir, zaruridir. Bunu yapanlar var. Onlara çok teşekkür ediyorum. Ama yeni bir yapılanma da şart. Çekimser kalan büyük bir çevre var. Ben her gün bir yerlerdeyim. Bir adım atılması noktasında elimden geleni yapmaya hazırım her yere varım ben. Üzerime düşen bir görev olursa seve seve yerine getiririm.
‘Benden kaçıyorlar’
Son yıllarda sanki sanatçılar biraz çekimser kalıyor...
Sanatçılar bir örgütlenmeye girdiklerinde ekonomik sıkıntı çekme kaygısı taşıyorlar. Bu boş bir kaygıdır. İlginç bir durum var. Türkiye’den buraya gelen sanatçı arkadaşlar var. Burada iyiler. Ben Türkiye’ye gittiğimde sanki ben bir akrebim onları sokacağım. Baktım benimle konuşmaktan, benimle olmaktan, benimle görünmekten kaçıyorlar. Bu beni korkunç şekilde rahatsız etti. Ama beni bu tip yaklaşımlar yıldırmaz. Bu onların eksikliği. Unutmasınlar ki, herşey insanda başlar ve insanda biter.
|
|