Dersim'deki Vahşete Kılıf Bulunamadı
Tarih: 20.04.2008 Saat: 11:51
Konu: Haberler


27 Eylül 2007 tarihinde odun toplamaya giden iki köylü askerlerce taranmıştı. Köylülerden Bülent Karataş yaşamını yitirmiş, Rıza Çiçek de ağır yaralanmıştı.

Olaydan sonra Dersim Valiliği ile Genelkurmay Başkanlığı, “Yapılan operasyonda 2 teröristten biri ölü, diğeri ise yaralı olarak ele geçirilmiştir” şeklinde açıklama yapmıştı. Olayda yaralı kurtulan Rıza Çiçek, Hozat Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararı ile “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt adına faaliyette bulunmak” suçlamalarıyla tutuklanmıştı.

Çiçek infazı anlatmıştı

Olaydan sonra Çiçek’in avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada, kendilerini kimlik kontrolü için yanlarına çağıran askerler tarafından vurulduklarını belirterek, “Bülent’i benden ayırıp götürdüler. Bana da önce kaç dediler. Sonra komutan 2 kere ateş etti. Göğsümden ve sol omzumdan yara aldım. Bu sırada komutan telsizden ‘Bu Ramazan ayında vicdanım sızlar, bir helikopter gönderin, ölüyor’ dedi. Sonrasını hatırlamıyorum” demişti.

İddianame çelişkilerle dolu

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, 7 ay sonra, yani 31 Mart’ta tutuklu yargılanan Çiçek ile ilgili iddianameyi hazırladı. İddianamede, Dersim Valiliği, Genelkurmay Başkanlığı, Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı ile Hozat Sulh Ceza Mahkemesi’nin Çiçek ve Karataş ile ilgili iddialarının aksine Çiçek’in “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçunu işlediğini iddia etti. Çelişkilerle dolu iddianamenin bir bölümünde Çiçek ve Karataş’ın örgüt üyelerine yaşam malzemesi götürdüğü ileri sürülürken, devamında olay çatışma olarak yansıtıldı. Ancak bu Karataş ve Çiçek’in silahsız olduğunun belirtildiği Olay Yeri Tespit Tutanağı ile çürütüldü. Savcı uluslararası hukuk ile iç hukukta ‘masumiyet karinesinin’ ihlali anlamına gelen ‘arşiv’ taraması da yaparak, yaşamını yitiren Karataş hakkında, “DHKP-C’ye yardım yataklık” iddiası ile açılan bir davaya da yer verdi.

Mahkeme kabul etmedi

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, çelişkilerle dolu iddianameyi, “suçlamalara ilişkin delil yok” diyerek Cumhuriyet Savcılığı’na iade etti. Mahkemenin ret kararında şu ifadeler yer aldı: “Çiçek’in örgüte yardım etmek suçunu işlediğine dair delil olarak gösterilen tanıklar, Özgür Bozkaya, Güler Karataş, Zeynep Çiçek ve Bıra Karataş’ın beyanları incelendiğine şüphelinin üzerine atılı suçu işlediği yolunda bir ifadenin bulunmadığı, tanıkların müşteki olarak beyanda bulundukları… dosyanın tetkikinde şüphelinin ne gibi yaşam malzemelerini götürdüğü, ele geçen bir malzeme listesinin ve emanet makbuzunun, keza herhangi bir tutanağın bulunmadığı anlaşılmakta… iddianamenin CMK’nin 174/a maddesine uygun düzenlenmediği anlaşıldığından iadesine... “

Avukat: İnfaz hala gizleniyor

Avukat Hüseyin Aygün, adaletin geç de olsa kısmen tecelli ettiğini söyledi. Malatya 3 Ağır Ceza Mahkemesi’nin iddianameyi iade kararı ile Rıza Çiçek ve Bülent Karataş’ın sivil olduğunun ortaya çıktığını belirten Aygün, “Yaralı bir insanı ‘yeterli delil’ olmadan 7 ay cezaevinde tutmak ‘insani yargılama’ ilkesine de aykırıdır” dedi. Yargıyı etkileyen beyanlarda bulunan ve suç işleyen devlet güçlerine kol kanat gerildiğini belirten Aygün, “Dosyada, atış mesafesinin tayinine yarayan ve bizim yargısız infaz tespitimizi haklı kılacak en önemli delil olan Bülent Karataş ve Rıza Çiçek’e ait iç giysiler hala kayıptır. Ancak kaybedenlere bugüne hiçbir işlem yapılmamıştır” dedi. Şikayette bulundukları kolluk kuvvetlerinin ifadelerinin dahi alınmadığını belirten Aygün, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz başvurusunda bulunarak, Çiçek’in tahliyesini istediklerini söyledi.











Bu haberin geldigi yer: (( Munzurca )) Dersim - Munzur - Zazaki
http://www.munzurca.com

Bu haber icin adres:
http://www.munzurca.com/modules.php?name=News&file=article&sid=405