Dil ve etniklik
Zazaca, Hint-Avrupa dil ailesinin İrani diller gurubun Kuzey-Batı koluna
dahildir. Beluçi, Gorani ve Sengseri dilleriyle Kuzey-Batı kolunun
Hyrkani (Gurgan) alt gurubunu teşkil etmektedir. Zazaca’nın diğer akraba
olduğu diller arasında Talişi, Mazenderani, Semnani, Gileki, Tati,
Herzendi, Kürtçe, Farsça sayılabilir. Gramer ve kimi önemli sözcükler
açısından Zazaca’ya yakın olan diller Kuzey-İran’da, Hazar Denizi
kıyısında konuşulan dillerdir. Onun dışında Anadolu’da konuşulan
Kurmanci-Kürtçesiyle yüzyıllarca ortak coğrafya paylaştığından dolayı
bir dil yaklaşımı olmuştur.
Zazaca üzerine Türkiye’de, özellikle siyasette bir Kürt lehçesi olarak
bilinen bir statüko mevcut. İrani dillerin dilbilim
dalı olan İranoloji’ye göre ise Zazaca bir Kürt lehçesi veya dili
değil, başlıbaşına bir dildir. Kürtler’in siyasi ve sayısal olarak
Zazalar’a göre daha üstün olması, Zazalar’ın ve Zazaca’nın varlığı
konusunda epey bir dezavantaj oluşturmuştur. Zazaca hakkında siyasette
ve halk arasında, özellikle Batı-Anadolu’da yaygın olan “Kürt lehçesi”
diye bir tanımlama vardır. Fakat özellikle son yıllarda yavaş yavaş
açığa çıkan araştırmaların ve dergilerin sayesinde bu görüş
değişmektedir.
Türkiye’de Türkçe’nin dışındaki yerli dillere uygulanan baskıdan ve
inkardan dolayı Zazaca hakkında herhangi bir bilimsel kaynak bulmak pek
güç. Ondan ötürü Zazaca Türkiye dışında, özellikle Almanya’da
araştırılabilip, bilimsel olarak İrani diller arasındaki yeri
saptanmıştır.
Zazaca’yı
ilk olarak başlıbaşına bir dil olduğunu, yaptığı derleme, araştırma ve
incelemeleriyle kanıtlayan ilk dilbilimci Oskar Mann’dır. Oskar Mann’ın
1903’ten 1907’ye kadar yaptığı araştırmalarını ilerletip kitap haline
getiren Karl Hadank, “Die Mundarten der Zâzâ” adlı bilimsel eseri 1932
yılında kitaplaştırmıştır. Böylece İranoloji dilbilimde Zaza dili bugüne
kadar dilbilimcilerin hemfikirliliğiyle başlıbaşına olarak tanınma
durumunu korumakta. Oskar Mann’dan önce Peter Lerch (1856), Friedrich
Müller (1864), Albert van Le Coq (1901) gibi araştırmacı ve
dilbilimcilerin eserlerinde de Zazaca hakkında folklorik yazın derleyip
kısmen analiz de etmişlerdir.
W.B. Henning (1954) , D.N. MacKenzie (1961-95), T. L. Todd (1985; A
Grammar of Dimili [also known as Zaza], Michigan 1985, 277 s.), G.S.
Asatrian / F. Vahman (1987-95), Joyce Blau (1989), P. Lecoq (1989), C.
M. Jacobson (1993-97; Rastnustena Zonê Ma / Handbuch für die
Rechtschreibung der Zaza-Sprache, Verlag für Kultur und Wissenschaft,
Bonn 1993 / İstanbul 2001, Tij Yayınları; Zazaca Okuma Yazma El Kitabı,
Bonn 1997 / İstanbul, Tij Yayınları), J. Gippert (1993-96), M. Sandonato
(1994), Ludwig Paul (1994-98; Zazaki: Grammatik und Versuch einer
Dialektologie, Dr. Ludwig Reichert Verlag, Wiesbaden 1998, 366 s.),
Zılfi Selcan (1987-98; Grammatik der Zaza-Sprache, Nord-Dialekt
(Dersim), Wissenschaft und Technik Verlag, Berlin 1998) gibi
dilbilimcilerin analiz ve araştırmaları günümüze dek sürmekte.
Devleti oluşturan temel taşlarından
birinin 1914-15 Ermeni-Süryani-Yezidi-Rum soykırımı ve 1937-38 Dersim
soykırımı olan Türkiye Cumhuriyeti'inde cebren de uygulanan tevhidi
tedrisat kanunundan dolayı egitim dili sadece Türkçe’den ibaret
sayılmış, bu yüzden Zazaca ve diger anadolu dilleri kendilerini bir
eğitim ortamında geliştirebilmek ve eğitim dili olabilme imkanı
bulamamıştır. Eğitim dilinin sadece Türkçe’den ibaret olması
medeniyetler beşiği olan Anadolu’nun çok dilli ve kültürlü yapısına
büyük zarar vermiştir. Bundan dolayı Zazaca ve diğer etnik diller
varlıklarını sürdürme noktasında unutulma ve ölü bir dil olma sınırına
gelmiştir. Son yıllarda özellikle Avrupa’da Zazaca edebiyatı ve yazı
dili çalışmaları ve çabaları Zazalar arasında olumlu bir yankı
oluşturmuştur.
Zazaca, Kuzey-Batı İrani dilleri arasında
J. Gippert ve P. Lecoq’un şemasına göre şöyle sınıflandırılmakta:
KUZEY-BATI IRANÎ:
Hyrkani (Gürgan) Gurubu: Beluçi, Sengiseri, Gurani, Zazaca
Karmani Grurbu: Kürtce, Sivendi
Medo-Hazar (Caspic) Gurubu: Gileki, Mazederani, Sorxeyi, Talişçe,
Âseri
GÜNEY-BATI IRANÎ:
Farsca, Tacikçe, Tati
Tarihsel olarak son yapılan araştırmalara göre Zazaca, bir
Ortaçağ-İrani dili olan Partça’ya yakınlık arzetmekte. Günümüz
Kuzey-İran’da, Hazar Denizi kıyısında konuşulan diller de Zazaca’ya
ilginç yakınlık göstermekte.
|