Bal Festivalinde Protokol(tuk) Tartışması

*Manşet | XIDIR | Ağustos 30, 2009 at 14:49
Bal Festivalinde Bal konusu gölgede Kaldı ...

Bal Festivalinde Bal konusu gölgede Kaldı ...

Pülümür Kaymakamı ve DTP Milletvekili arasında yaşanan polemik, bal festivaline damgasını vurdu. Şerafettin Halis’in, “Konuşmama başlamadan önce ben protokol üyelerini tek tek sayın valim, sayın kaymakamım, sayın komutanım, sayın paşam diye saymayacağım. Protokolsüz bir yaşam dileyerek sevgili canlar diyeceğim” demesi üzerine Kaymakam Deniz Pişkin ile arasında polemik yaşandı.

16′ncı Geleneksel Pülümür Bal Festivali açılış programı Christian Ude Kültür Merkezi’nde yapıldı. DTP  Milletvekili Şerafettin Halis, festivalin yapıldığı salona gelmesinin ardından Pülümür İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Levent Çinko salonu terk etti.

Festivalin açılış programında konuşan Belediye Başkanı Mesut Çoşkun, arıcıların yıl içinde zor koşullarda elde ettikleri balın tanıtılması ve ilçe sorunlarının gündeme gelmesi amacıyla 16 yıldır bal festivali düzenlediklerini belirtti.

Belediye Başkanı Mesut Çoşkun ve Tunceli eski Milletvekili Vahdet Sinan Yerlikaya’nın konuşmalarının ardından kürsüye çıkarak konuşma yapan DTPMilletvekili Şerafettin Halis, Kürt sorunu, koruculuk ve Milli Güvenlik Kurulu kararları konularında görüş bildirdi. Konuşmasına, “Ben protokol üyelerini tek tek sayın valim, sayın kaymakamım, sayın komutanım, sayın paşam diye saymayacağım. Protokolsüz bir yaşam dileyerek sevgili canlar diyeceğim” diyerek başlayan Halis, Kürt açılımına ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“AKP bir açılımdan bahsediyor. Yüzyıllık bir sorunun artık farkına varılmış. Artık olmazsa olmaz bir hal aldığı için artık çözümden bahsediyor. Burada niyetin ötesinde bu açılım kendisini zorunluluk olarak dayattı. Bu açılımda bir samimiyetin sorgulanması bizim için önem taşır. Kürt sorununun adı konmadıkça; sorunun bir sosyal ve siyasal adlandırılması yapılmadıkça biz bu sorunun çözülebileceğine inanmıyoruz. Bir yandan hükümet, bir yandan PKK barış sinyali veriyor. Ertesi gün operasyonlar başlıyor. Son terörist vuruluncaya kadar operasyonlar devam edecek” diyorlar. Eğer bu sorun bir terör sorunu olsaydı, askeri yöntemlerle çözülürdü. Ama bütün Türkiye ve cihan biliyor ki bu bir sosyal, siyasal sorundur. Bu sorunun adının doğru konulması gerekiyor. Bu Kürt sorunudur. Bu aşamada önemli olan AKP’nin operasyonları durdurma iradesini ortaya koyması; vicdani bir sorumluluk duyması ve akan kanı durdurarak barışı istemesi bir görev olarak önünde duruyor.” şeklinde konuştu.

Konuşmasında, Pülümür’deki koruculuk sistemi ve yapılan bazı hizmetlere de değinen Halis sözlerini şöyle devam ettirdi: “Bu yıl Tunceli’ye hizmet için 4 milyon Türk Lirası ödenek gönderilmiş. Bakıyoruz bu paralar nereye harcanmış ? Bazı köylere asfalt yollar yapılmış ama bakıyoruz bu yollar en fazla altı ay kullanılabiliyor. Köylere içme suyu götürülmüş en fazla bir kış kullanılıyor. Tunceli halkı, Türkiye’nin en modern yaşamı kendine ilke edinmiş bir toplumdur. Ancak 21′inci yüzyılın ilk yıllarında hala Tunceli’de köylere yol, su ve elektrik sorunu tartışılıyor. Bu, devletin bir ayıbıdır. Devlet bu ayıbı bir an önce kapatmalıdır. Bütün dünyada ve Türkiye’de savaş birimlerinin ve kurumlarının tasfiye edilmesine çalışırken burada Pülümür’de halka koruculuk dayatılıyor. Köylüleri koruculaştıran yöneticiler bu durumla övünüyor. Nedir burada korucu olmak ? Bugüne kadar burada kendi içinde barışık yaşayan kesimleri birbirine düşürmektir. Bunun başka bir anlamı yoktur. Çemişgezek ilçesinde bunu yaptınız. Kürdüyle, Türküyle, Alevisiyle ve sünnisiyle birlikte yaşayan insanları birbirine düşürdünüz. Bugün yapmak istediğiniz nedir ? Barış içerisinde yaşayan bu toplumu birbirine kırdırmak ve düşman etmektir.”

Halis’in konuşmasının ardından söz alan Pülümür Kaymakamı Deniz Pişkin ise Milletvekili Halis’in protokolü selamlamaması ve ilçede yapılan hizmetleri eleştirmesini ve sadece olumsuzlukları görmesini şu ifadelerle eleştirdi: “Hazırladığım konuşmadan önce bu kürsüde yapılan eleştirilere kısaca cevap verdikten sonra konuşmama devam edeceğim. Günlük hayatı belirleyen kurallar vardır. Ki bunlara genel anlamıyla örf, adet ve görenek deriz. Devlette de devletin birimleri arasında onun işleyişini ve düzenleyişini belirleyen kurallar vardır. Ki bunlara da protokol deriz. Günlük hayat neyse protokol odur. Bir insan konuşmasına başlamadan önce “Sayın deyip dememesi, tamamen devlet adabıyla ilgilidir. Ben bu yüzden herkesi sayın olarak kabul ediyorum ve selamlıyorum. Festivalimize katılan siyasilerin, bu katılımlarındaki tek amaç Pülümür insanının festival coşkusunu paylaşmak, onlarla kader birliği yapmak, sohbet etmek ve Pülümür sorunları hakkında kafa yormak, hiç olmazsa bu uzun konuşmaları arasında üç beş cümle de olsa Pülümür’le ilgili bir şeyler duymak isterdim. Ama görünen o ki bu tür festivalleri siyaset yapmanın bir zemini olarak görüp siyaset yapmaya çalışıyorlar. Bu tür festivallerde çok aşırı uca kaçarak siyasi konuşmaların yapılmasını uygun bulmuyorum. Doğru da bulmuyorum. Eleştirmek herkesin hakkıdır. Kimse eleştirilemez değildir. Elbette herkes birbirini eleştirebilir. Elbette ki devlet de eleştirilebilir. Elbette devleti eleştirmek ayrıdır. Devlet düşmanlığı ayrıdır. Devletten hizmet beklerken yapılamayanları eleştirmek doğrudur. 10 tane olumsuz eleştiri yapıyorsanız 3 tane de olumlu hizmet belirtmeniz gerekiyor ki o zaman ben sizin samimiyetinize inanayım. 15 tane şey sayayım hiç olumlu bir şey olmamış gibi hiç olumlu bir gelişme yaşanmamış gibi her şeyi kapkara göstermek ve kapkara bir tablo çizmek, eleştirenlerin samimiyeti hakkında beni şüpheye düşürür. Devletten bir şey istiyorsanız öncelikle devletle barışık olmak zorundasınız.”

Kaymakam Deniz Pişkin’in konuşmasının ardından yapılan bal yarışmasında dereceye girenlere altın ödül verildi. Bal ikramı ile son buldu.
Daha Sonra Halul Levent, Mikail Aslan, ZuhaL , Taner Özdemir ve Yerel Sanatçıların konsereleriyle Son buldu.

Tags: , , , ,
  • Benzer YAZILAR

  • YORUM YAP