| “Bir özlemdi; benimki,
Var oluşumuzu sıcacık duygular içinde anlatan, sesime ses, canıma can katan, kocaman bir derya olan türkülerimizin içinde bir damla olabilmekti”
Nuran Tansel, 1967 yılında Yozgat'ta dünyaya merhaba der.”Bir çift durna gördüm durur dallarda” türküsünün sahibi, İbrahim Bakır’ın kardeş torunlarından biridir. Taa o zamandan bellidir gurbetçi olacağı. Babası Ankara’da çalıştığı için kısa bir süre sonra Ankara’ya göç ederler.Ve yine kısa bir süre sonra babası Almanya’ya işçi olarak gider. Ardından annesi, ardından kardeşleri gider. Babaannesi ve dedesiyle kalarak yine bir gurbetçi çocuğudur. İkinci sınıfı Ankara’da tamamladıktan sonra o da tutar gurbetin yolunu.Artık Almanya’da bir gurbetçi ailesidir onlar. Köln’de ilk, orta, liseyi bitirdikten sonra Fachoberschule’den mezun olur ve eczacılığa başlar.Daha fazla memleket hasretine dayanamayarak eczacılık eğitimini yarıda bırakarak evlenir ve Türkiye’ye yerleşir.O artık memleketindedir, ama anadan, babadan, bacıdan, gardaştan uzak, onlar bir yanda o bir yandadır. Bu sefer sılası gurbet olmuştur onun için.Gönül verdiği Türkülere dahada bir yürekten sevdalanmiştir.Gurbette olupta türkülere sevdalanmamak mümkün mü?
Babasının otoriterliğinden ve uyguladığı sıkı yönetimiden dolayı Almanya’da iken müzikle uğraşmaya fırsat bulamamış, önüne çıkan imkanları değerlendirememiştir.
Onun içinde bağlama çalmak, o büyülü ezgileri mızrapa dökmek hep bir ukte olmuştur.
Ne zaman çoçuklarını büyütüp, kendine vakit ayırınca bir bağlama kursunda alır soluğu, oğluyla birlikte .Hocası Nuran Tansel’in sesininde güzel olduğunu keşfedince korolarda görev almaya başlar, fırsatlar ve imkanlar birbirini kovalar. Halkevleri ve akşam sanat okullarından , korolardan, bağlama, nota, solfej ve şan dersleri alarak alaylı olarak müzik hayatına adım atar.O farkında olmadan türküler, artık ailece hayatlarının vazgeçilmez bir parçası olmuştur.Çocucuklarıyla birlikte çıktığı bu türkü yolcuğunda popülerite sağlamak için değil, türkülerimizi, kültürümüzü yaşatmak ve paylaşmak için Kültür ve sanat festivalleri, konserler, radyo ve televizyon programlarında yer almıştır.
Müzik yaşantısının dışında bir gazetede halkla ilişkiler müdürlüğü yapmış ve türkülerle ilgili araştırma ve yazı dizisi hazırlamıştır.
“Toplumların varolmasında ve varlıklarını geleceğe taşımalarında hiç kuşkusuz ki kültür ve sanatları büyük rol oynamaktadır.
Kendi kültürünü özümsemeyen, içeriğini bilmeyen hiçbir millet yoktur ki gelecek nesillere bunu aktarabilsin ve yaşatabilsin.
Kendi birikimlerimden yola çıkarak, ileride yaşlanıp geriye dönüp baktığımda, çocuklarıma ve sevdiklerime hatıra bırakabileceğim, kültürümüzden ve kendimden bir parça, içinde emeğim olan, sevgim olan bir şey bırakmak istedim.
“Güzellikler paylaşarak çoğalır, çoğaldıkça yaşar ve yaşatıldıkça yeşerir” diye inandığım hayat felsefemden yola çıkarak, yurdumuzun dört bir yöresinden bir türkü demeti oluşturarak Ümit Eroğlu, Stüdyo Ankara’da hazırlanan, Yorum Müzik’ten çıkacak olan bir albümü tüm türkü severlerle paylaşmak istiyorum”
diyerek neden bir türkü albümü yaptığını bu şekilde açıklar Nuran Tansel.
Ayrıca ,Nuran Tansel in kendisi gibi türkülere gönül vermiş, kendisine yürekten inanan dostlarının desteği ile, albümde yer alan çok kısa bir süre sonra televizyonda, tüm türkü kanallarında yerini alacak olan "yalan dünya"isimli türküsüne klip çekilmiş.
|