Dersimli Olma Bilinci
Dersim | XIDIR | Temmuz 18, 2009 at 18:00
Avrupa kıtasında ‘Dersim Kültür Festivali’ sesleri geliyor…İnsan dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, doğduğu topraklara karşı kendini sorumlu duyumsar. Şair Edip Cansever bu gerçeği dizelerinde ne de güzel vurgular:
“İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine benzer.”
Dersim koca bir coğrafya içinde birçok kenti barındıran; o acılı coğrafyanın yüzük kaşı Tunceli’dir.
Dersimli olma bilincini en çok sahiplenen ve taşıyan da Tunceli’dir…
Onlar, önce sürgün sonra da göçmen kuşaklardır. Tüm sürgün ve göçmenler gibi anayurtlarına özlemlidirler. Yaşadığımız dünyada özlem bir başına yeterli olur mu? İşte bu nedenle onlar dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, Dersim için bir şeyler yapmalı. Yoksunlukları iyi saptamalı, ondan esirgenen sevgi, dayanışma duygusuyla ona özenli yaklaşmalılar.
İletişim devriminin gerçekleştiği bir çağda yaşıyoruz. Bu çağa uygun olarak o güzelim coğrafya tanıtılmalı. Dersim’in hak etmediği bir imajı var. Hem acılar yaşatılan hem de bilinçli olarak imajı bozulan bir coğrafya olduğu için hak ettiği konuma getirilmeli. Bir halkı, bir inancı, bir kenti hak ettiği ölçüde tanıtmak emek ister.
Bunun için Dersimlilere çok büyük görevler düşüyor…
Dersim öyküleri ile büyüyen biri olarak ilk kez gördüğüm Tunceli’yi şöyle yazdım:
Tunceli, sevilesi bir ada…
Bu gizemli coğrafyada doğup okul çağına gelen çocuk önce etrafını saran dağlarla tanışıyor, konuşuyor, isyanını da türküsünü de önce dağlara haykırıyor. Dağlarla buluşunca kararını da veriyor. Ya keçinin ardından dağlara gidecek ya da okula gidip, okuyarak dağları aşacak. İkinci seçeneği yaşama dönüştüren Tuncelililer gerçekten ülkenin eğitim düzeyi en yüksek kentlerinden biri oluyor. Sonra dağlarında savaş bitmeyen bir toprak olarak anılmaya başlıyor. Ve bu sürüyor…
Avrupa’da yaşayan Dersimliler, Tunceli’de güzel şeyler yaptılar ve yapmayı sürdürüyorlar. Kaldı ki göçmen olarak yaşadıkları ülkede sosyal hukuk devletinin olanaklarından yararlanan insanlar; demokratik bir ülkenin insan yaşamını ne kadar kolaylaştırdığını yaşayarak öğreniyorlar. Bu deneyimlerini Tunceli’ye taşımalı, halkla paylaşmalı, kentsel dönüşümü sağlamalılar…
Dersim’in yıllarca biriken sorunlarını saptamak, içselleştirmek, projelendirmek çok kolay olmasa gerek. Acılı coğrafyanın hem etnisite hem de inançsal sorunları dağlar gibi duruyor. “dağlara gel dağlara” türküleri çığırmakla aşılacak sorunlar değil bu köklü sorunlar. İri sözler yerine insani duyarlılıklara eğilmeli, yaraların sarılması sağlanmalı. Bireysel başarı öykülerini öne çıkarmak, gençlerin rol modellerini çoğaltmak, toplumsal örgütlenmelerde yer almak ve Tunceli’ye karşı sorumluluk duymak yaşamsal olmalı…
Munzur tüm engellere karşın akmıyor mu?
Bundan güzel örnek olur mu?
Son yıllarda Kamer Genç ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun pırıltılı siyasi yolculuklarının Tunceli’ye katkısı çok büyük oldu. Siyasi yaşamdaki başarılı çalışmaları ve yolsuzluklara karşı yürüttükleri mücadele ile genç kuşaklara örnek oldular.
Dersimli olma bilinci ile acılara takılmadan gelecek kuşaklara çağdaş açılımlarla yol göstermeli. Örnek projelerle gençlerin uğraş sahibi olmalarını sağlamalı. Kısacası gün söylemden eyleme geçme günü; gençlerimiz de yarınlarımız değil artık bugünümüz olmalı…
Yaşar Seyman
Tags: Dersim, dersim kültür festivali, tunceli, tuncelilier








selam Yaşar hanım yazarlık yapmış olduğunuz munzurca.com sayfanızdaki Dersimli olma bilinci adlı yazınız için çok çok teşekkür ederim öncelikle yazınızı çok büyük bir mutlulukla okudum ve anlatmak istediğiniz gerçekleri de bir dersimli olarak en az sizin kadar sahipleniyorum gerçekten sizin gibi toplumla empati kurabilen ve objektif yaşayan insanlara günümüzde çok fazla ihtiyaç var…Yanlış anlamamanızı umarak size ayrıca bir konuda birşey sormak istiyorum haberde kullandığınız fotoğrafı 2008 yılında kutudere köyünde çektim bu tür haber amaçlı ya da farklı amaçlı kullanılan fotoğrafları yayımlarken kaynak belirtilmelimidir.Lütfen yanlış anlamayın büyük bir zevk ve mutluluk duydum sizin haberinizde fotoğrafımı gördüğüm için .Sadece şunu bilmenizi isterim kendi memleketime asla maddi bir çıkar gözetmem ve inancımızın ,kültürümüzün ve dilimizin de devamlılığını sürdürmeye yardımcı olmaya çalışan biriyim tek isteğim dersim için birşeyler yapmayı çok fazla isteyen ve arzulayan bu insanın çağrısına kulak verilmesidir ….Ben dersim için birşeyler yapmaya can atan biriyim ve ilerde de yardımlarım olacağına inanıyorum sizin için yapacak birşey olursa lütfen mail adresimden ulaşın…
slm sitenize bir kaç ziyeret ettim inşalah kısa sürede açılr dersimliyim ama gurbet ezgileriyle yaşamaya çalışıyom…dersim zaf duryoooo.alanyadan sevgiler