Dersim Seni Neremde Saklayayım? Yıkılan evimin, yakılan köyümün ağlayan toprağındamı, yoksa otuz sekizlerde, tek sıraya dizilip kurşun yağdırılan dedemin,nenemin ve bi cümle insanın kulaklarımı çınlatan sesindemi. Söyle Dersim seni neremde saklayayım? Hangi feryat, hangi yürek parçalayan figan yeter seni gizlemeye, hangi zifir karanlık saklar seni bedeninde...
Sanma otuzsekizlerde toprağa gömüldü, genç kızlarına, oğullarına, bebelerine saplanan kör süngüler. Hala düşüyor toprağa oğulların, kızların. Koparılsada kolların, parçalansada bedenin senin bedeninde can buluyor hala tohumların. Filizleniyor, çiçek açıyor ve meyveye duruyor. Toprağa düşmeye hazırlanıyor, başka bir bahar tekrar merhaba demek için munzurlara...
Biz bu yürek acısını neremizde saklayalım ey Dersim. Hangi yürek yeter ki senin o emsalsiz dimdik bedenini saklamaya. Sen ki destanı'nı yazmışsın özgürlüğün ve kurtuluşun. Senin kollarında can bulmuş umudumuz, kavgamız ve haykırışımız. Boğmaya, yakmaya çalışıyorlar seni. Ama senin direngen başeğmez silüetinden bile korkuyor zalimler. Tarih sayfalarının tozlanmış yaprakları senin destanını yazıyor. Bak ne diyor Seyit Rıza:
"Ben senin yalanlarindan ve hilelerinle başedemedim bu bana dert oldu.
Bende senin önünde diz çökmedim buda sana dert olsun..."
Senin türkünü Seyit Rıza söyledi otuzsekizlerde, Şimdi barajlara hapsedilmeye çalışılan munzur söylüyor, gözevleri kurutulmuş; evi yakılmış, evladı öldürülmüş analar söylüyor senin türkünü. Bu türkü susmak bilmedi ve sende biliyorsun ki susmayacak,tükenmeyecek asla bu ses. Munzur suyu aktıkça, gözelerinden suyunu içtikçe asla sana ihanet etmeyecek evlatların. Seni hatırlayacak, senden güç alacak ve anlayacak eğri ile doğruyu. Seyit Rıza diz çökseydi sen affedermiydin onu, peki biz diz çöksek Seyit Rıza affedermiydi bizi...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız