Munzurun Susmayan Sesi MUNZURCA
İletişi Üye Hesabı Müzik Dinle Haberler Forum Anasayfa
www.Munzurca.com :: Başlığı Görüntüle - Buğday tenli asuriden 12 eylüle isyan..
 SSSSSS   AramaArama   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 

Buğday tenli asuriden 12 eylüle isyan..

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    www.Munzurca.com Forum Ana Sayfası -> Sorunlarımız
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Diyar_Dersim
Dost
Dost


Kayıt:
23 Temmuz 2006
Mesajlar: 45
Nerden: ANKARA

MesajTarih: Sal Ekm 10, 2006 4:00 pm    Mesaj konusu: Buğday tenli asuriden 12 eylüle isyan.. Alıntıyla Cevap Ver

Reklamlarımız Destekcilerimiz

Abut Buğday
ÖZ GEÇMİŞ YERİNE ‘MERHABA’

İDİL’de 12 Eylül

Artık yavaş yavaş ağustos böceğinin sesi kesiliyor,
Kenger çiçeği diken döküyordu!
Ve bir eylül sabahı, son yaz edasıyla;
Yaprak döken ağaçlar gibi,
Her köşe başında kazanlarca buğday kaynatılıyordu.
Ve o senedeydi ki, o eylülde tüm memlekette kazan kaldırıldı!
Aynı esnada annem,
Kurutulmuş buğdayları bir dayanç içinde dövüyordu;
Bizim mahallede,
Bizim sokakta
İdil’de
................

Aslında tam isabet.
Yarın 12 Eylül. Bu tarih, ben de olmasa da bir çok kişinin içinde, yüreğinde, ruhunda ve hatırasında unutulmaz, silinmez, ıslah edilmez izler bıraktı.
Kimi için bir yürek süveydasıdır bu tarih!
Veya bir ağacın gövdesine kazınan ‘sevenlerin ve sevilenlerin lakin asla birbirine kavuşamayanların’ baş harfidir...Ben bu tarihte ne içerde ne de dışarda sayılırdım. Ne bir bahar kelebeği ne de bir özgürlük kuşu idim. Adam olacağımın hayallerini kurar evden lise binasına, lise binasından eve giden yolu takip ederdim.


Okulda, arkadaşların ağzından düşmeyen isimler, mesela Deniz, Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, Mahir Çayan ve Che Guevara’yı dondurma çeşitleri sanırdım.
Sağ’ın batı, Sol’un kalbimin attığı taraf bilirdim.
Devrimcileri, bir binayı, mesela hükümet binasını, üniversite kantinini veya nizamiye kapısını devirenler diye bilirdim. Siyaset Dersi’nden herkes gibi ben de dışardan icazet aldım. Keza siyaset anlayışı bugün de iktidarda olduğu için çocuklar gibi sevinmekteyim..!


İdil, Olağan üstü Hal Bölge ilan edildiği gün ‘ben haricinde’ tüm ahaliye sığır ve insan tersi (halk dilinde kesek, dışkı) yalatan IV. Murad lakaplı bir binbaşıyla tanışma şerefine nail olacaktı. Bir karıncayı bile incitmekten çekinen, kendi şapkası altında yaşayan yufka yürekli ben, bir öğle vakti bağa çıktığım gibi adım ‘dağcıya’ çıkmıştı. IV.Murad’ın gazabına gelmemek için İdil’deki sayılı günlerimi bağda geçirmeyi göze aldığım halde insan düşmanı binbaşının öfke dolu sesi kulaklarımı tırmalıyordu.
‘Len yakalarsam BUĞDAY değil ‘ARPA’ yaparım’!
Doğal olarak bu zat-ı ali beni ‘arpa’ yapmadan sağ salim Viyana kapılarını aralamıştım; kılıçsız ve de Akalemsiz lakin heybemde bir sürü hatıratla!


Doğduğum gün ada’da patlayan mermiler Azax’lıların başına taş gibi yağıyordu. Takvimler 1964’ü gösteriyormuş. Bizden sayılmayanların gözünde bir ‘Makariyos’ doğmuştu. Bu sebebten dolayı Türkiye Anayasının bilmem hangi maddesi pardon hikaye ve fıkrası gereğince ‘ötekilerden’ sayıldığım için mahkum edilmiş, dünüm ve yarınım çalınmış, anında silinmişti. İşte ‘Özgeçmiş’ yerine ‘Merhaba’ deyişim bundandır.
................
Akşamlarımı çaldılar,
Akşamsız kaldı oyunlarım, çocuksuz hem de!

Saklambaçsız kaldı çocukluğum,
Soba başında maşa oyunlarım;
Korları çoktan küllendi,
Asker-Paşa oyunlarım.

Yüzsüz bıraktılar, yüzsüzler,
Yüzüklü oyunlarımı.

Ahh, bir daha kızarsa yüzüm,
Bir kış penceresinde...!
.....................

Andilimin öğretildiği okullar 70’li yıllarda kapatıldığı için kulağıma bir senfoni gibi çınlayan lakin kısıtlı olarak, bununla beraber bir dereceye kadar Türkçeyi, Kürdçeyi Arapçayı ve Azax diyalektini iyi bilirim. Ben Doğu’nun çocuğuyum, anlayacağınız! Almanca’yı da Almanya’da doğanlardan sonra en iyi kullananlardan biriyim.
Elimden geldiğince Türkiye’nin ‘bana öğrettiği dille’ kısıtlı da olsa şiirlerle anlatmaya, sessiz serzenişlerle, istidalarla istidadımı kanıtlamak ve haykırmak niyetindeyim.

Ey vatan, seninle bir daha sağhalimle görüşemesem, vasiyetnamemde bu cansız mezarımın sana ait olduğu yazılı, hiç kaygılanma!
Selam ile
11 Eylül 06

zamanin ve makanin olmadiği bir coğrafyadan bir iklimdendik.
ortak özelliğimizdi 12 eylüllerde ekilen tarlalar gibi hasat vermeden bicilmek.
işte kemalizmin ve yardakcilğinini bize reva gördüğü yaşam.
sen idilde yaşadin buğday tenli asuri bizde dersimde.

sevgilerimle piro..
Başa dön (c) Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    www.Munzurca.com Forum Ana Sayfası -> Sorunlarımız Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
<

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok bir isyan,birde sensizliğin acısı(ken... siartaylanolmez Şiirler 0 Cmt Eyl 30, 2006 3:51 pm Son Mesajları Gör

Powered by Dersim © 2006 TeAm