Munzurun Susmayan Sesi MUNZURCA
İletişi Üye Hesabı Müzik Dinle Haberler Forum Anasayfa
www.Munzurca.com :: Başlığı Görüntüle - ZAZA SORUNU GIDEREK GÜNDEMLESIYOR
 SSSSSS   AramaArama   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 

ZAZA SORUNU GIDEREK GÜNDEMLESIYOR

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    www.Munzurca.com Forum Ana Sayfası -> Zonema-Kırmancki
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
dersim
Çalışkan Dost
Çalışkan Dost


Kayıt:
23 Temmuz 2006
Mesajlar: 115

MesajTarih: Pzr Tem 23, 2006 11:26 am    Mesaj konusu: ZAZA SORUNU GIDEREK GÜNDEMLESIYOR Alıntıyla Cevap Ver

Reklamlarımız Destekcilerimiz

Her sorunda oldugu gibi, Zaza sorunuda yeterli düzeyde/ arzu edilen bir sekilde olmasada kendini hisettirirek kamuoyunun gündemine oturmustur. Artik Türkiye de hak ve özgürlükler meselesi tartisilirken, Zaza sorunu gözardi edilemiyor. Cesitli TV ve basinda yürütülen tartismalarda Zaza sorunu gündeme getiriliyor, bu olumlu bir gelismedir. Hatta Türkiye sinirlari icinde yasaklar kapsamin da olan Zazaca ve Kirdasca(Kürtce), bugün Türk TRT`de kisa bile olsa, yayin hayatina sokulmustur. Yurt ici ve yurt disindaki bir cok arkadasimiz, bulunduklari ülkenin TV kanallarina davet edilerek, kendilerinden Zazaca ve Zaza halki ile ilgili bilgiler alinmakta. Son dönem de özellikle Faruq Íremet kardesimizin Íswec Continent TV`de Zazalarla ilgili sorulari, detaylarina kadar cevaplamasi, Zaza sorununun cözümüne iliskin cabalari, doruga cikariyordu. Yani bu gelisim ayni zamanda verilen emek ve ugraslarin bosuna gitmedigininde bir göstergesi ve kanittir. Yani Zaza aydinlari zor sartlar da yürüttükleri mücadelenin karsiligini almaya basladiklarinin da belirtisidir ve sevindiricidir.

Artik Zaza aydinlari ve halki belli bir asamaya gelen, Zaza/Dimli sorununu her alan da gündemlestirmenin yeni yeni yollarini arastirmalidir. Zazalar düne kadar bir yayin cikarmakta zorlanirken, bazi arkadaslarin calisma programlarina TV kurma gibi önemli bir görevi koymalari bile davanin artik ilerlemekte oldugunu, ipe sapa gelmez karalamalarla, davanin önünün alinmayacagini da göstermektedir. Zazalar icin en can alici sorun Zaza dilinin asimlasiyon olmaktan kendini kurtarmasidir. Artik Zazalarin elinde yeteri derecede kaynak vardir, Zazacayi yok olmaktan kurtarmanin ilaclari bunlardir. Yani hasta olan Zaza dili üzerinde, Zaza aydinlari tarafindan gerceklestirilen operasyon, basarili gecmis ve tedavi olumlu sonuclar vermeye baslamistir. Zaza aydinlarinin büyük emeklerle ortaya koyduklari bu eserler, Zaza gencleri tarafindan sahiplenmeli ve genis kitlelere ulastirilmalidir. Yani her bireyin Zaza davasina karsi sorumlulugu vardir ve bu sorumlulugunu layikiyle yerine getirmelidir.

ZAZA AYDINLARI GÜNDEMI SÜREKLI SICAK TUTMALIDIRLAR

Ülkemizin bir cok sorunla karsi karsiya oldugu gözardi edilmemelidir. Bu karisik durum, halkimizin her an bir cok olumsuz kosulla karsi karsiya kalmasini getirebilir. Halklarimizi iliklerine kadar sömüren ve onlari esaret altin da tutan sömürgeci gücler, olasi bir hareketlenme karsisin da var olan baskinin dozunu daha da artirabilirler, bunun bilincinde olmak lazim. Halkimizin varligini inkar eden cevrelerin, oyunlarini bosa cikarmak icin, Zaza aydinlari gündemi sürekli sicak tutmak zorundadirlar. Cünkü Zaza sorunu basit bir sorun olarak elle alinamaz, en azindan inkar da karar kilanlar bunu böyle degerlendirmemektedirler. Ülkemizdeki tüm sinif ve katmanlari bu dogrultu da harekete gecirmekte, yine aydinlarimizin görevleri arasindadir. Bu mücadelenin arac ve gereclerinin yaratilmasi careleri arastirilmalidir. Yani parca, parca yürürütülen cabalarin bir alanda yogunlasmasi ve kurumlasmasi gerekiyor. Artik bu kurumlasmalarin zamani geldi ve geciyor. Özellikle Dersimli halkimizin aydinlari bu dogrultuda (bölgesel olsa da) olumlu adimlar attarak, mücadeleyi kitlelestiriken, güneyli sunni Zazalar daki, hareketlilik pasif düzeydedir. tabiki biz halkimizin aydinlarinin bölgeciligin tersine, birliginden yanayiz. Fakat bugünkü sürec böyledir ve biz bunu böyle kabul etmek zorundayiz. Ayre ve Piya`yla baslayan birliktelik calismalari, bugün sekteye ugramistir. Calismalarin gündemine Zaza dili ve Zaza halki alinacagina, dini motivasiyonlar esas alinmaya calisiliyor. Ayni dili konusan insanlar, basit gerekcelerle bölünülmeye calisiliyor. Yani muazzam bir güc, basit yapay gündemlerle engellenmek istiyor. Biz dil sorunumuzu da demokrasi cercevesinde, baskiya dayanmayan, insanlarin özgür iradelerini esas alan bir seyir izlemesinden yanayiz. Yani zora dayanan birlikler, uzun vaadeli olmaz ve yikilmaya, parcalanmaya ve dagilmaya mahkümdurlar.

GECMÍSÍNÍ ÍNKAR EDENLER GELECEKLERÍNÍ KURAMAZLAR


Bugün ister siz Dersim sorunu deyin, ister Zaza sorunu deyin, bizim icin ayni anlama gelmektedir. Yani Dersim=Zaza dir. Bunlari ayri, ayri düsünmek etle kemigi birbirinden ayirmakla es anlamlidir. Bu sorunlarin bugünlere getirilmesin de, her arkadasin emegi ve cabalari vardir. Yillara dayan ve zorlu bir sürecten gecen bu cabalari inkar edip, her seyi kendinde yogunlastirmak ve bitirmek gelecegimizin yaratilmasina yapilan büyük bir zarardir. Yani bu kazanimlar sunni ve Alevi Zaza arkadaslarin ortak cabalari sonucu yaratilmistir. Arzumuz oki, yine bu mücadele halk ve dil baglamin da bölünme gibi bir sekteye ugratilmadan birlikte yürürtülmesidir. Dilimize yapilacak en büyük kötülük bölünmedir. Cünkü bu bölünme dilimiz Zazaki`ninde yok olmasini berberinde getirecek ve yok olma sürecini hizlandiracak ve ona hizmet edecektir. Halkimiz arasinda inanc baglamindada bir farklik görmemekteyiz. Bugün halkimizin ister Alevi kesimi, ister sunni kesimi ayni ortak özellikleri tasimaktadir. Bunun tersini gündeme getirenler, Zaza halkinin tanimayanlar, ya da bilinci bir sekilde onu parcalamak arzusundadirlar. Yani devlet, sunni Zazalarin dilini serbest, Alevi Zazalarinkini yasaklamismi? Ya da devlet Alevi bölgelerde katliamlar uygulamis da sunni Zaza bölgelerine özgürlüklermi götürmüstür? Hayir, bir bütün olarak halkimiz TC, nin zulm ve inkarini yasamistir. 1920, 1937-38 de Alevi Zazalara uygulanan baskilar, 1925 lerde sunni Zazalara uygulanmistir. Yani ülkemizi baski altinda tutanlar yaptiklarinin bilincinde olarak bu uygulamalari yapiyorlar. Halkimiz üzerinde yürütülen oyun ve planlar, cesitli gücler tarafindan her türlü arac ve gerecleri kullanarak, gelismeleri kendi lehine cevirmek istiyorlar. Zaza halki ve onun aydinlari bu oyunlara gelip, halkinin gücünü parcalayarak, sömürgecilerin ekmekine yag sürmemelidirler.. Bazi cabalar iyi niyetlerle yapilsa bile, özü böyledir ve sonuc halka ve halk gercekligimize vurulan bir darbedir. Elbetteki biz Anadolu toprakalari üzerinde yasayan halklarin birbirlerini bogazlamasindan yana degiliz ve tüm halklarin kendini özgür bir ortamda gelistirmelerinden yanayiz. Bunlari tarihi gercekligimizdir diye savunuyoruz, yoksa birilerine hos görünmek anlaminda degil. Halklar arasinda düsmanliklari körükleyenler, onlari inanclara, kimliklere göre bölenler bizler degiliz, egemen güclerdir. Ezilen mazlum halklari köle gibi, kendi cikarlari dogrultusunda isletenlerdir. Ínsanlari genetik yapilarina göre degerlendirmek kafatascilarin ve fasistlerin görevleri arasindadir. Biz demokrasi ve özgürlükten yanayiz, kendimiz icin istediklerimizi, birlikte yasadigimiz tüm kesimler icin istemekte ve mücadelesini yürütmekteyiz. Yani uluslar arasi huzur ve baris ortami yaratilmadan, bölge barisindan bahsetmet pek gercege uygun düsmüyor. Yani bölgesel mücadele uluslar arasi mücadeleyle siki sikiya bir birine baglidir ve birbirinden soyutlanamaz.


DÍN OLAYI EGEMENLERÍN GÜCLÜ SÍLAHI


Bugün özgürlük mücadelesi yürüten halklar ve onlarin mesru gücleri, egemenlerin cesitli oyun ve manevralariyla karsi karsiyadir. Onlar halklarin inanclarina bile el atarak, onu bir silah araci olarak kullanma ugrasi vermektedirler. Özgürlük ve dil gibi istemlerin dünyevi isler oldugu, asil olanin ahirete yönelik yapilan yatirimlar oldugunu söyleyerek halki kendi kimlik mücadelesinden uzaklastirmaya calismaktadirlar. Özellikle halkin bu hassas noktasini iyi bilen egemen gücler, bu yöndeki cabalarini hizlandirarak, ülke ici ve disinda bu cabalari gelistirenlere maddi ve manevi destek sunarak hayata gecirmeye calismaktadir. Bunlari bugün pratik yasam da rahatlikla görmekteyiz. Özellikle Orta dogu da halklar, bu tür yapay celiskilerle birbirine kirdirilmakta. Özellikle Írak, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerde bu catismalar belirgin sekilde görülmektedir. ´Özellikle Zaza insani kendine sormalidir, bize dine ve Allahin ipine sarilmazin öneren egemen gücler, kendileri niye Allahin ipine sarilmiyorlar? niye ömürlerinde bir gün olsun camii`ye ya da Cemevi`ne ugrayip ibadet etmiyorlar? Cünkü onlari ne din ne de halklarin özgürlügü ilgilendirir. Onlari ilgilendiren tek konu; mazlumlari birbirine kirdirtarak, sömürü ve cikarlarini pekistirmektir. Alevi inancina mensup halkimizin Camii`ye gimediklerini bile, bile köylerine camii yaptirarak halki tahrik etmeye calisan devlet, niye askeri kislalara camii yaptirmiyor? Amac bellidir, Devlet Alevilere camii götürerek onlari ibadet etmelerini saglamadan ziyade, karsi bir tepki dogurmak ve sunni cevrelere bunlar din düsmani, islama karsi deyip, birbirine kirdirip, halk güclerini zayiflatma planlarini gerceklestirmektir. Artik halkimiz ister sunii, ister Alevi bu miadini doldurmis bes para etmez oyunlara gelmemeli, Zaza halkinin ve tüm halklarin özgürlük ve kardesligine ehemmiyet vermelidir. Bunun tersi durum zülümleri getirecek ve kaos ortamini sürekli kilacaktir. Din bir inanc meselesidir ve onun özgür bir ortamda yapilmasi da Demokrasi cercevesinde olacak ve halklar arasinda düsmanliklarin tersine, kardesligin tesisine hizmet edecektir. Yani ne dilimiz ne de inancimiz özgür bir ortamda degil, egemenler onu kendine göre yorumlayarak halka zorla uygulatmak istiyorlar. Yani dili de, dini de egemenlerin elinden kurtarmanin yolu, birlikte ve kardeslik icinde hareket etmekten gecer. Demokrasi gücleri bu konu da üzerine düsen görevleri üzerine getirmeleri ve cok yönlü gelistirilmeye calisilan bu tehlikeli oyunlari bosuna cikarmalidirlar.

LEHCE OLAYI MIADINI DOLDURMUS; TARIHIN CÖPLÜGÜNE ATILMISTIR

Zaza aydinlarinin diger bir konudaki basarilarida, inkarcilarin halkimiza dayattiklari ve uzun bir dönemde halkimizi ve aydinlarimizi mesgul ettigi lehcecilik safsattasini bosa cikararak, deyim yerindeyse bu utanc belgesini tarihin cöplügüne havele etmislerdir. Aslin da Zaza diliyle ilgili calismalar Ayre ve Piya`yla baslamadi, daha önce de bu isin mereklilari yüzlerce sayfalik kitaplar yazarak, israrla Zazacanin bir lehce olmadigini, kendi basina Írani bir dil oldugunu kanitlamislardi. Bu konuda sayisiz calisma mevcuttur. Ama bu calismalar, inkarcilar tarfindan adeta üstü küllenerek, kamuoyundan gizlenmistir. Íste bu celisik durumu cözme icin kollari sivayan Zaza aydinlari, bu calismalari tek ve tek ortaya cikarip, kamuoyunda tartisilmaya tuttular. Zaza aydinlari Avrupa da Türkiye de, Ermenista da, Íranda, yani dilimizle iliskili olabilecek tüm alanlar, taranip, dilimiz ve halkimizla ilgili ne varsa orta yere getirdiler ve bu calismalar halla devam ediyor. Artik Zaza sorunu bir kac kisinin sorunu olmaktan cikmis, kitlelere mal olmustur. Yillarca dilimiz herhangi bir dile peskes ceken cevreler, eskisi gibi saldirilarini sürdüremiyorlar. Cünkü ortayasürülen dökümanlara artik cevap verip, insanlarimizi avutmalari sürse de, eskisi gibi rahat degildir. Aslin da Kürt hareketinin Zazalarla meskun olan bölgelere girdigi dönemlerde bile, bir cok Zaza genci bu inkarci teoriye karsi cikmis ve kabullenmemistir. Bu konu da sayisiz örnekler vardir. 1977 dönemlerinde Zaza genclerinin biz ayri bir halkiz demesi karsisin da, Kürt politik teorisiyenleri, Hewal siz halkimizi bilmiyorsunuz, Kürdistan dört sömürgeci devlet tarafindan bölünmüs, dolayisiyla da dilimizde Zazaki, Kirmancki, Sorani, Gorani... gibi farkliliklar olusmus, Kürdistani kurdugumuz da bu dillerde ortak bir dil cikaracagiz`` hikayesini anlatiyorlardi. Ve devamla sizin gibi, Zazalari ayri gören`` Diyarbakir da Dicle`li(Diyarbakir`in kazasi) bir Maocu gurupta bu ayrilikci fikirleri savunuyor ve Kürt hareketine yanasmiyorlar.`` diyerek sorunu cözmeye calisiyorlardi. Kürt politik cevreleri bu tehlike arz eden durumu bertaraf edebilmek icin, Zaza bölgelerine Zaza Kürt politik düsüncesini savunan teorisiyenlerii göndererk bu insanlari susturmaya calistilar. Daha önceleri duvarlara propaganda icerikli yazilari Kürtce(Kirdasca) yazan cevreler, bu sefer Zazaca yazmaya agirlik verdiler. Zaza gencligi politik bir mirasdan yoksun oldugu icin, ne acidirki, bunlara esir olmaktan kendilerini kurtaramamislar. Özellikle Dr. Siwan(Said Kiziltoprak)`in Kürtlerle ilgili kitabinda konun tartisildigi yönünde mesajlar oldugu gözden kacmamaktadir. Yani sorunun yeni oldugunu demek, pek gercege yakin görünmüyor. Ama detayli, planli ve programli bir sekilde elle alinmasi 1980 sonrasidir ve bu baslangic Lehcecilik anlayisini yerle bir etme tarihi, dolayisila da zazalarin kendi bagimsiz kimliklerine kavusma dönemidir. Artik Zazalar, inkarcilar tarafindan kendilerine dayatilan dis kimliklere itibar etmiyor, kendi öz kimliklerine ekmege sarilir gibi sariliyorlar. Zaza aydinlari olarak, yanlis yolda karar kilan cevrelere bir kez daha dost elini uzatip, onlari bu yanlis fikirlerde daha fazla israrci olmamalari cagrisinda bulunuyoruz. Inkarla,ve asimlasiyon politikalariyla katedilen yolun sonu cikmazdir, daha fazla bu cikmazda israr etmek, halklarimizin ve dünya halklarinin baris ve kardeslik mücadelelerine zarar vermektedir. Gelin hep birlikte esit hak ve özgürlükler temelini esas alarak baris ortamini tesis edelim. Inkarcilik ayriliklari, gayriliklari getirir. Barisi,n demokrasinin insa edilmesinden yana olanlar, bu tür yanlis tutumlarini terk etmek zorundadirlar. Lehcecilik olayi utanilacak bir durumdur. Bize göre lehcecilik=Ínkarcilik. Bilimsel daynaktan yoksun, kapi- komsu yasiyan halklarin dil farkliliklarini, görmezlikten gelerek, lehce teorileriyle aciklamanin ve teorieler üretmenin hic bir bilimsel dayanagi olamaz ve suretle terk edilmelidir.


Yazimi burada noktalarken, yine ayri bir yazida bulusmak üzere baristan, esitlikten,özgürlükten ve demokrasiden yana olan tüm kesimleri, halklarimizin kardesligine, birlikteligine hizmet edecek calismalara, gücü oraninda caba sarf etmelerini temeni etmekteyiz. Her arkadasin hangi milliyetten olursa olsun, Cime`ye yazmalari halklarimizin birligini pekistirecek ve bizi kendi cikarlari dogrultusunda sömüren egemenlerin oyunlarini bosuna cikaracaktir. Yani biz Cime dergisi olarak, dergimizi sorunlarimizin ve dilimizin gelismesine katki saglayan bir platform olarak görmekteyiz/görmeliyiz. Cünkü cime`nin amaclari arasinda olan 4. madde:`` Barisci, yapici, cagdas ilerici yönde yayin yapar, 6. madde: Demokratik ve aciklik prensiplerine bagli yayin yapar. Hos görülü ve toleransli bir kültür cizgisi izler`` yönündedir.
Başa dön (c) Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
DersiMVataN
CANDOST
CANDOST


Kayıt:
08 Temmuz 2006
Mesajlar: 808
Nerden: DersiM

MesajTarih: Pzr Tem 23, 2006 11:35 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

gerçekten çok haklısın.Lehçe olayı çöpe atılmıstır. görüldüğü üzereki kürtçenin lehçesi denilmektedir.ancak aralarında neredeyse bi kac kelime dısında benzer bi kelime bulunmamaktadır.yani lehceden cok kndi bir dil halini almıstır. Tamda ben zazaca Smile arşiv hazırlıyordum ve dersler bölümü bi kac gün için siteye eklenecek . DİLİMİZ KİMLİĞİMİZDİR. Küültürümüze en iyi dille koruyabiirz diye düşünüyorum . bu güzel yazı için öoook teşekürler dostum
Başa dön (c) Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
berdancan
Yeni Dost
Yeni Dost


Kayıt:
28 Mart 2008
Mesajlar: 2
Nerden: batman

MesajTarih: Cum Mar 28, 2008 3:16 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Ver

Reklamlarımız Destekcilerimiz

arkadaşlar ben şunu merak ediyorum: zaza terimi kaç yıldır..Lütfen allah aşkına bunu cevaplarmsınz?..son zamanlarada atılan bu yapıştırma kavaram malesef zaza vatandaşlarımız tarafından epey ttutlmuştur. bu yapıştırma kavramın altında türlü oyunlar var. Lütfen bu oyunlara gelmeyelim ..gözümüzü dört açalım..kırmanç(sizin deyişinzle zaza) kurmanç,soran, goran, loran vs..hepsi = kürt.. bu yetmez mi...bunu savunanların kötü niyetli olduklarına kannat getiriyorum..
Başa dön (c) Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
pirocan_miraz
Site Pirocanı
Site Pirocanı


Kayıt:
31 Temmuz 2006
Mesajlar: 249
Nerden: kimsesizler ülkesi

MesajTarih: Cum Mar 28, 2008 7:27 pm    Mesaj konusu: BU YAZI BAZI AÇIKLAMALARINIZA UMARIM YETERLİDİR Alıntıyla Cevap Ver

Zazalar ve Zazaca
Zazalar’ın yaşadığı coğrafya
Zazalar, nüfusu tahminen 4-6 milyon olan bir halk olarak Doğu-Anadolu’nun Fırat ve Dicle su havzasında yaşarlar. Sükun ettikleri yer enlem 37,8°- 42° ve boylam 37,8°- 40° arası arasında yer alan bölgede, il olarak Doğu-Sivas’tan Varto’ya, Gümüşhane’den Siverek’e kadar uzanır. Ağırlıklı olarak Tunceli, Bingöl, Erzincan, Elazığ, Kuzey-Diyarbakır illerinde yaşarken, Kangal, Zara, Ulaş ve İmranlı (Sivas), Kelkit, Şiran ve Gümüşhane, Hınıs, Çat, Aşkale (Erzurum), Gerger (Adıyaman), Pötürge ve Arapkir (Malatya), Mutki (Bitlis), Sason (Batman), Sarız (Kayseri), Aksaray ilçelerinde de meskendirler. Bunun dışında İstanbul, Ankara, Bursa, Eskişehir ve birçok ilçeye göçetmiş Zaza mevcuttur. Almanya, Avusturya, İsviçre, Hollanda, Belçika, Fransa, İsveç, Danimarka gibi Avrupa ülkelerinde bulunan Zaza sayısı tahminen 300.000’dir. Çoğu Almanya’ya iş veya son yıllarda iltica etmek için yerleşmiştir. Cambul (Kazakistan) ve Batum (Gürcistan) bölgelerinde de 1944’te sürgün edilen Zazalar’ın yaşandığı söylenmektedir. Zazalar’ın nüfusu hakkında kesin bir bilgi mevcut değil, fakat tahminlere göre 3 milyon, bazı tahminlere göre ise 4 ile 6 milyon arasıdır.

Dil ve etniklik
Zazaca, Hint-Avrupa dil ailesinin İrani diller gurubun Kuzey-Batı koluna dahildir. Beluçi, Gorani ve Sengseri dilleriyle Kuzey-Batı kolunun Hyrkani (Gurgan) alt gurubunu teşkil etmektedir. Zazaca’nın diğer akraba olduğu diller arasında Talişi, Mazenderani, Semnani, Gileki, Tati, Herzendi, Kürtçe, Farsça sayılabilir. Gramer ve kimi önemli sözcükler açısından Zazaca’ya yakın olan diller Kuzey-İran’da, Hazar Denizi kıyısında konuşulan dillerdir. Onun dışında Anadolu’da konuşulan Kurmanci-Kürtçesiyle yüzyıllarca ortak coğrafya paylaştığından dolayı bir dil yaklaşımı olmuştur.

Zazaca üzerine Türkiye’de, özellikle siyasette bir Kürt lehçesi olarak bilinen bir statüko mevcut. İrani dillerin dilbilim dalı olan İranoloji’ye göre ise Zazaca bir Kürt lehçesi veya dili değil, başlıbaşına bir dildir. Kürtler’in siyasi ve sayısal olarak Zazalar’a göre daha üstün olması, Zazalar’ın ve Zazaca’nın varlığı konusunda epey bir dezavantaj oluşturmuştur. Zazaca hakkında siyasette ve halk arasında, özellikle Batı-Anadolu’da yaygın olan “Kürt lehçesi” diye bir tanımlama vardır. Fakat özellikle son yıllarda yavaş yavaş açığa çıkan araştırmaların ve dergilerin sayesinde bu görüş değişmektedir.

Türkiye’de Türkçe’nin dışındaki yerli dillere uygulanan baskıdan ve inkardan dolayı Zazaca hakkında herhangi bir bilimsel kaynak bulmak pek güç. Ondan ötürü Zazaca Türkiye dışında, özellikle Almanya’da araştırılabilip, bilimsel olarak İrani diller arasındaki yeri saptanmıştır.

Zazaca’yı ilk olarak başlıbaşına bir dil olduğunu, yaptığı derleme, araştırma ve incelemeleriyle kanıtlayan ilk dilbilimci Oskar Mann’dır. Oskar Mann’ın 1903’ten 1907’ye kadar yaptığı araştırmalarını ilerletip kitap haline getiren Karl Hadank, “Die Mundarten der Zâzâ” adlı bilimsel eseri 1932 yılında kitaplaştırmıştır. Böylece İranoloji dilbilimde Zaza dili bugüne kadar dilbilimcilerin hemfikirliliğiyle başlıbaşına olarak tanınma durumunu korumakta. Oskar Mann’dan önce Peter Lerch (1856), Friedrich Müller (1864), Albert van Le Coq (1901) gibi araştırmacı ve dilbilimcilerin eserlerinde de Zazaca hakkında folklorik yazın derleyip kısmen analiz de etmişlerdir.

W.B. Henning (1954) , D.N. MacKenzie (1961-95), T. L. Todd (1985; A Grammar of Dimili [also known as Zaza], Michigan 1985, 277 s.), G.S. Asatrian / F. Vahman (1987-95), Joyce Blau (1989), P. Lecoq (1989), C. M. Jacobson (1993-97; Rastnustena Zonê Ma / Handbuch für die Rechtschreibung der Zaza-Sprache, Verlag für Kultur und Wissenschaft, Bonn 1993 / İstanbul 2001, Tij Yayınları; Zazaca Okuma Yazma El Kitabı, Bonn 1997 / İstanbul, Tij Yayınları), J. Gippert (1993-96), M. Sandonato (1994), Ludwig Paul (1994-98; Zazaki: Grammatik und Versuch einer Dialektologie, Dr. Ludwig Reichert Verlag, Wiesbaden 1998, 366 s.), Zılfi Selcan (1987-98; Grammatik der Zaza-Sprache, Nord-Dialekt (Dersim), Wissenschaft und Technik Verlag, Berlin 1998) gibi dilbilimcilerin analiz ve araştırmaları günümüze dek sürmekte.

Devleti oluşturan temel taşlarından birinin 1914-15 Ermeni-Süryani-Yezidi-Rum soykırımı ve 1937-38 Dersim soykırımı olan Türkiye Cumhuriyeti'inde cebren de uygulanan tevhidi tedrisat kanunundan dolayı egitim dili sadece Türkçe’den ibaret sayılmış, bu yüzden Zazaca ve diger anadolu dilleri kendilerini bir eğitim ortamında geliştirebilmek ve eğitim dili olabilme imkanı bulamamıştır. Eğitim dilinin sadece Türkçe’den ibaret olması medeniyetler beşiği olan Anadolu’nun çok dilli ve kültürlü yapısına büyük zarar vermiştir. Bundan dolayı Zazaca ve diğer etnik diller varlıklarını sürdürme noktasında unutulma ve ölü bir dil olma sınırına gelmiştir. Son yıllarda özellikle Avrupa’da Zazaca edebiyatı ve yazı dili çalışmaları ve çabaları Zazalar arasında olumlu bir yankı oluşturmuştur.

Zazaca, Kuzey-Batı İrani dilleri arasında Prof. Dr. J. Gippert ve P. Lecoq’un şemasına göre (bkz. İrani Diller) şöyle sınıflandırılmakta:

KUZEY-BATI IRANÎ:


Hyrkani (Gurgan/Cürcan) Gurubu: Beluçi, Sengiseri, Gurani, Zazaca
Karmani Grurbu: Kürtce, Sivendi
Medo-Hazar (Caspic) Gurubu: Gileki, Mazederani, Sorxeyi, Taleshi, Âseri

GÜNEY-BATI IRANÎ:
Farsca, Tacikçe, Tati

Tarihsel olarak son yapılan araştırmalara göre Zazaca, bir Ortaçağ-İrani dili olan Partça’ya yakınlık arzetmekte. Günümüz Kuzey-İran’da, Hazar Denizi kıyısında konuşulan diller de Zazaca’ya ilginç yakınlık göstermekte.

Din
Zazalar’ın hemen yarısı Alevi, yarısı da Sünni Müslüman kesimden oluşmaktadır. Sünni kesimde ayrıca Şafii ve Hanefi Zazalar mevcut. Dersim aşiretlerinden oluşan Alevi Zazalar, Koçgiri (Zara, Kangal, Ulaş, Divriği)’den Varto-Hınıs, kısmen Bingöl yöresinde, ayrıca Kayseri’nin Sarız ilçesinde mesken iken, Sünni Zazalar da Elazığ, Bingöl, Diyarbakır, Siverek, Adıyaman, Aksaray, Mudki, Sason bölgelerinde yaşamaktalar. Özellikle Alevi-Sünni ve de Şafii-Hanefi farklılığı Zazalar’da dildeki şive ve kültürde, yaşam tarzında belirmiştir.



BU ARADA EMEGİNİZE SAĞLIK HERKES KENDİNİ NE HİSSEDİYORSA ODUR
Üye
merhaba can yoldaşlarım selam olsun benden sizlere
Başa dön (c) Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    www.Munzurca.com Forum Ana Sayfası -> Zonema-Kırmancki Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
<

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Türban sorunu, tartışmalar ve tavrımız serhildane Zonema-Kırmancki 0 Prş Oca 24, 2008 4:25 pm Son Mesajları Gör
Yeni mesaj yok KİMLİK SORUNU,ANADOLU VE DERSİM ezgican Siyaset/Politika 2 Cmt Ksm 04, 2006 2:52 am Son Mesajları Gör
Yeni mesaj yok zaza halklari nerde nasıl bu halkl... dersim Açık Meydan | Yeşil Işık 5 Cum Ekm 20, 2006 10:24 am Son Mesajları Gör
Yeni mesaj yok lütfen bu yaziyi okuyun ZAZA ULUSA... dersim Zonema-Kırmancki 4 Çrş Eyl 06, 2006 12:52 am Son Mesajları Gör
Yeni mesaj yok ZAZA DILI VE KULTURU BUYUK TEHDIT ALT... dersim Dersim Genel 12 Cmt Ağu 26, 2006 9:04 am Son Mesajları Gör

Powered by Dersim © 2006 TeAm