1 Mayıs İşçi-Emekçi Bayramı'nda aşırı güç kullanarak muaazzam sayıda yaralanmalara sebep yaratan ve hatta yaşlı bir insanın da yaşamını yitirmesininin 'sağlayıcısı' olan Emniyet Güçleri, 1000'e yakın emekçi eylemciyi de gözaltına alarak en ufak tepkiye, redde tahammülsüz zihniyetlerini birkez daha tüm kamuoyuna belgeletmişti. Oysa 1 Mayıs'taki eylemciler ne Adapazarı'ndaki linç girişimi benzerinde canlı yaşamını engelleyici/sonlandırıcı zemin yaratmış, ne de doğrudan tarafları üzerinden maddi kayba neden olmuşlardı. Fakat tüm kamuoyunun ekranlardan esefle izlediği o görüntüler, Emniyet'in 'eşit koşul' tasarısına bir hayli uzak oluşunu içermişti.
Sıcak bir gelişme olan Adapazarı'ndaki linç girişimi ile kıyasladığımız bu geçmiş, güvenlik güçlerinin 'tarafsız olmaları gereği'nden ödün verişlerini açıkça sabitlemektedir.
'Ahmet Kaya tişörtleri giydikleri ve Gündem gazetesi okudukları' gerekçesi gibi çağdışı bir öne sürümle Adapazarı'nda iki işçi (Mehmet Alaca, Senayi İzci) lince maruz kalmış, ölüme 5 kala'yı tatmışlardır. İnsan yaşamının en yüce kılınmasının evrensel bir kabul olmasıyla birlikte insan hak ve özgürlüğünün ezici unsurlara karşı korunmasını da, birinci dereceden üstlenmesi gereken, ülkenin güvenliğini sağlamakla görevli kurum ve kişilerdir.
Fakat Adapazarı'ndaki işçilere vahşice saldıran, kalabalığı kin ve öfke kapsamlı sloganlar eşliğinde tahrik eden kimseler; görevlilerin gözleri önünde şiddete teşvik edici her türlü gösteriyi düzenlemiş ve doğrudan suç unsuru kabul edilen sözleri sarfetmiş olmalarına rağmen de; kişilere yönelik en ufak işlem yapılmazken, lince maruz kalanlardan Mehmet Alaca isimli işçi 'halkı tahrik etmek'ten göz altına alınmıştır. Bu, 1 Mayıs olayları ile karşılaştırdığımızda, Emniyet'in birkez daha 'ayrımcı' yanının gözler önüne serilmesi ve sürekli vurgulanan 'yasalar önünde eşitlik' dayanağının da dibe vurumudur.
Bu bağlamda, sözkonusu gerici, yobaz topluluğa ve galeyana getirenlerine yönelik gözaltı ve herhangi duruma ilişkin resmi kayıtı işleme almayan olay yerindeki Emniyet görevlilerini kınayarak protesto ediyor, yine olay yerinde bulunan bölge Valisinin bu yönde öneri sunmamasını uç ihmal olarak tanımlıyoruz.
Sokak ortasındaki cinayetlerin, belli mekanlardaki katliamların önleyiciliğini üstlenmekten aciz olan, ilgili meslek ahlakı ve insanlık ödevi ile bağdaşmayıcı yanlı tutumlarda bulunan Emniyet/Güvenlik Güçleri ve devletin alt kurumları, bu kayıp ve çirkinliklerin asıl sorumlularıdır!
Tüm ilerici ve demokrat yurtdaşlarımızı, Değerli sanatçımız Ahmet Kaya'yla eserlerini ve takipçisi olduğumuz, her daim susturma politikalarına maruz kalan Özgür GÜNDEM gazetesini sahiplenmeye çağırıyoruz!
Öneri: Sahiplenme kapsamında tüm tavırlı okuyucularımız 1 hafta boyunca bayilerden gereğinden fazla (2-3) Gündem gazetesi temin ederek tepkilerini aktif şekilde yansıtabilirler.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız