| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
DersiMVataN CANDOST


Kayıt: 08 Temmuz 2006 Mesajlar: 794 Nerden: DersiM
|
Tarih: Prş Mar 20, 2008 2:17 pm Mesaj konusu: Mikail Aslan'ın Yeni ALbümü ZERNKUT | SiMYA |
|
|
Reklamlarımız Destekcilerimiz
“Ben geneleksel müziğin aşığıyım” diyen Mikaîl Aslan yeni albümü ‘Zernkut-/Simya’da da doğduğu toprakların derinliklerine inme yolculuğunu simyacı titizliğiyle sürdürüyor.
Sanatçı Mikaîl Aslan’ın Dersim’in sırlarının çözme arayışı sürüyor. ‘Agerayis’ ve ‘Kilite Kou’dan sonra müzik serüvenine ‘Miraz’ ile devam eden sanatçı, şimdi de hayranlarının karşısına benzer bir tatla çıkıyor: ‘Zernkut/ Simya.’ Dersimli sanatçı Mikaîl Aslan, 4. albümü ‘Zernkut/Simya’ ile uzun süredir büründüğü sessizliğini bozuyor. Tıpkı dağların derinliklerinden çıkan bir volkan görkemliliğinde. Önümüzdeki hafta piyasaya çıkması beklenen ‘Zernkut- Simya’, 13 şarkıdan oluşuyor. Aranjörlüğünü kendisi yapan sanatçı, Kamer Söylemez, Merdan, Yasin Poyraz, Cemil Koçgün ve Sinan Akgün gibi isimlerle çalışmış. Sanatçının diğer albümleri gibi ‘Zernkut/Simya’ da, Kalan Müzik’in imzasını taşıyor. Kendi tarzından ödün vermeyen sanatçı, Dersim, Bingöl, Amed ve Siverek’te yaptığı araştırmalarla gün yüzüne çıkmayan Dimilkî (Zazaca) klamlarını doğu ve batı enstrümanlarıyla harmanlayarak, gün yüzüne çıkarıyor.
Geleneksel müziğin aşığı bir sanatçı
Dersim’in özgün ve mistik kaynaklarından beslenen sanatçı, doğduğu toprakların dağlarının derinliklerine inme yolculuğunu büyük bir titizlikle sürdürüyor. Mikaîl Aslan, albümünün ismini de bu titiz çalışmanın sonucunda ‘Zernkut/Simya’ olarak koyuyor. Türkçe’de Zernkut, altın döven, altın işleyen, kuyumcu anlamına geliyor ve kelimenin daha çok mataryal boyutunu içeriyor. Bu yüzden albüme Türkçe ismi ‘Simya’dır’ diye de eklenmiş. Simya, bir dönüşüm sanatıdır, duru olmayanı veya hasta olanı birçok süreçten geçirerek arınmış ve mükemmel olana dönüştürmeyi amaçlar. Simya sanatı bir şeyleri yeniden icat etmek değildir, asıl amacı sırları çözmektir... Yıllardır adeta iğneyle kuyu kazarcasına, altın işlemeciliği gibi çalışmalar yapan genç sanatçı, ‘Zernkut/Simya’ ile yine eski albümlerin devamı niteliğinde bir yapıtla sevenleriyle buluşuyor. Her fırsatta “Ben geneleksel müziğin aşığıyım” demekten geri durmayan sanatçı, ‘Zernkut/Simya’ albümünde de, seslendirdiği bu sözlerle bunu tekrarlıyor:
“Bover ra veng dane Gûlizar’ra mi pirdo teniko
Qelindê Gûlîzar ê persena Hazar u Ponse seniko
Derdê sarî mal û milko,
Yê min û tûya geranê binê qirtiko...”
Sanatçı Mikaîl Aslan, ‘Kilite Kou’da yüzleşme, sorgulama ve bir halkın yitirdiği tarih, mitoloji ve kimliğine vurgu yapıyor. ‘Miraz’da da, mirasın devralınıp sonraki kuşaklara aktarılmasını işlerken, ‘Zernkut/Simya’da ise varolan mirası diğer bileşimlerden ayrıştırıp berraklaştırmaya çalışıyor.
Keşfedilmemiş klamlar var
Albümün 2 yıllık çalışmanın sonucu olduğunu belirten Aslan, çalışmasına ilişkin şunları söylüyor: “Üç klamı arka arkaya işledim: Yerivan, Çewlik ve Dersim. Bu klamlar birbirinden uzak olsalar da otantik duyguda, nasıl birbirine yakın olduğunu gösteriyor. Çok benzerlik var. Bu albümde Dersim dışındaki Zazakî’yle de, çok meşgul oldum. Diyarbakır, Bingöl, Palu, Siverek ve Gerger gibi yerler. Birçok bölgede otantik klamlar var. Bunlar halen keşfedilmiş değil.” ‘Zernkut/Simya’, Mikaîl Aslan hayranlarının yanı sıra herkesin büyük bir zevk ve keyifle dinleyebileceği bir albüm. Albüm adeta Munzur’un tarihi kokusunu, tadını üzerinde taşıyor...
EE KiliT soruya Gelelim Albüm Ne zmaan Çıkıyor ?
Mikail Aslan'ın demo kayıtları ile beraber yaklaşık iki yıldan beridir kayıtları devam eden yeni albümü Zernkut / Simya Mart ayının sonlarına doğru müzik marketlerde yerini alacak.

 [/center] |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
BoMoSuR Dost


Kayıt: 17 Aralık 2007 Mesajlar: 16
|
Tarih: Cum Mar 21, 2008 5:44 am Mesaj konusu: |
|
|
Albümde bulunan eserler:
1 -) Bimire Esqê Mi
Söz: Kamer Söylemez
Müzik: Mikail Aslan
2 -) Îqrardar
Söz: Mikaîl Aslan
Müzik: Mikaîl Aslan
3 -) Bêsebeb
Söz: Mikaîl Aslan
Müzik: Mikaîl Aslan
4 -) Dayîka Delal
Söz: Paşayê Efo (Yêrêvan)
Müzik: Paşayê Efo (Yêrêvan)
5 -) Gûlîzare
Söz: Doğê Kêwcî
Müzik: Doğê Kêwcî
6 -) Way Way Nînna
Söz: Rençber Azîz
Müzik: Rençber Azîz
7 -) Berteng
Söz: Kamer Söylemez
Müzik: Mikaîl Aslan
8 -) Mîjdanî
Söz: Kamer Söylemez
Müzik: Mikaîl Aslan
9 -) Dûrî Mendo
Söz: Hüseyin Ayrılmaz
Müzik: Hüseyin Ayrılmaz
10 -) Yara Mi
Söz: Hıdır Çelik
Müzik: Mikaîl Aslan
11 -) Meleme
Söz: Anonîm
Müzik: Anonîm
12 -) Dilo Dilo
Söz: Rençber Azîz- Çewlîg
Müzik: Rençber Azîz- Çewlîg
13 -) Sbidak Badankov Ağavnin
Söz: Mikaîl Aslan
Müzik: Mikaîl Aslan
12 yıl aradan sonra hasretini çektiğim memleketime 2006 yılında dönmeye nihayet olanak bulmuştum. Heyecanımdan olmalı, İstanbul’a iner inmez deliksiz bir uykuya çekildim. Öğlen vakti ezan sesine uyandım: İstanbul’da olduğuma inanabilirdim artık.
İçinden derya akan o öfkeli şehirde oyalanmadan, Dersim’e, ata topraklarıma doğru yoluma devam ettim. Mezra Ovası’nı geçerken sıla kokusunu duyumsamaya başladım. Mameki hattından ilk kez gidiyordum. Sorpiyan’a varınca Yusuf ağabeye beni indirmesini rica ettim. Karşıda Mazgirt dağları ve Mameki görünüyordu...
İşte tam burasıydı, Pirimiz Usêne Sêydi’nin idama götürülürken, omuz başından dönüp son kez Welat’a baktığı o yer. Usêne Sêydi’yi, Seyit Rıza’yı, onlarla birlikte darağaçlarında can verenleri ve kırım kıran günlerinde yitip giden on binleri anımsayarak, eğilip yeri öptüm.
Sanki 12 yıl değil, 70 yıl sonra karanlık mahzenlerden, ışık sızmaz çile mağaralarından dönüp gelmiştim! Atalarımızın Derviş Toprağı adını verdiği bu yerde arınmışlık duygusu veren bir şeyler vardı. Her dağının, koyağının ayrı bir söylencesiyle kutsandığı, mitlerle anıldığı bu yer, masalsı bir âleme aralık duran gümüş kapısıyla, dağlarca yükselen doğal duvarlarıyla, ülke içinde yitik bir ülke gibiydi. Yenik Şahların, başarısız isyancıların, kayıp kavimlerin, kadim yurtsuzların, sürgünlerin gelip baht tuttuğu kutlu ve lanetlenmiş bir diyar...
Mîjdanîa to bidime kamî ?
Gelenin müjdesini kime vermeli? Yolaklar üstünde yol gözleyenin kalmadığı bu yerde: ne çok oğul, ne çok kız uğurlanmıştı dönüşsüz yollara. Gidenin bir daha geri gelmediği, kalanın beklentisini yitirdiği bir zamana dönmüştüm. Burukluk karışmıştı sevincime. Doğup büyüdüğümüz köyler, mezralar ıssızlık içindeydi. Devrik taşlarıyla, virane köylerin evlerine bakan mezarlıklar gibi suskun ve ıssız...
Ovacık’taki ziyaretgâhında ahir günlerini yaşayan Fırık Dede’yi ziyaret etmem gerekiyordu öncelikle. Varıp O piri kâmilin eşiğini, elini öptüm, niyaz verip, karşısında özümü dara çektim. Bin imbikten damıtılmış efsunlu kelimelerle okşadı ruhumu Pirim; destur verip, kanatlı sözlerle uğurladı bizi yolağından.
“Bükülü giden Xozat’ın yolları”na düştük oradan. Yol boylarında, dillerine Elqajîye’yi dolamış çocukların avazlarında aradığımı buldum. Evet, Mîraz’ı devralmıştı çocuklar, endişeye mahal yoktu!
Nedir ki, her evden bir düzine çocuğun seğirttiği o kalabalık köylerde, tek tük kalmış çocuklar, oyun arkadaşları bulamıyor, ıssızlığa düşen kendi gölgeleri peşinde koşturuyorlardı. Yüz Yılın bitimsiz yıkımlarından yorgun Welat terki diyar edilmiş bir hal içindeydi.
Gecikmiş bir kavuşmaydı benimkisi de...
Son günlerinde görebilme bahtiyarlığına kavuştuğum Fırık Dede'nin de konuşacak takati kalmamişti artık, konuşmak da istemiyordu zaten. Kendisinin deyimi ile o ve arkadaşları anlatmamak için îqrar vermişlerdi birbirlerine! îqrar verenler yas içinde birer birer yitip gidiyorlardı evlerimizin arka odalarından; rızalık almadan, rızalık vermeden. Okunamadı; Yazıları okunamayan birer tarihi tablet gibi asılı kaldılar belleklerimizde…
Evet, tutunduğumuz piri kâmillerimiz, yüzlerini dünyadan öte dönmüştü. Lakin onların son sözleri, zamanede aşikâr etmekten çekindikleri kadim sırlarıdır ki; o sır dağların tenhalığına çekilmiş, küllere gizlenmişti. Saklı duran kitabeler ve taş tabletler misali günışığına döneceği zamanı bekliyorlardı. Ki taşın sabrıyla billurlaşıyordu zaman, âsil güzelliğine erişmek için. Yerin ulaşılmaz katlarında kendini saklayan değerli cevher, sırlar ve hazineler keşfedilmeyi bekler...
Bir simyacının esrarı ve ısrarı gerektir altın saflığına ulaşmaya. Zernkut inceliği ve hüneri taşımak; ehli bir sarraf olmak gerektir, paha biçilmeze o ışıltılı biçimini vermeye.
İşte böylesine bir özenle Agêrayîs’den Kîlitê Kou’ya, Mîraz’dan Zernkut’a... o meçhul izleri takip ederek yol alageldim. Yön aldığım kayıp işaretleri, kimileyin uçurum boşluklarına çağırsa da, o ezgin klamların, şarelerin tonlarına en hakikatli karşılığın uçurumlardan yankı bularak döneceğini bilenlerdenim.
Musahibin bile musahibe ikrar verirken ikilem yaşadığı zamanede, ilk tondan beridir muhabbetle yola koyulduğumuz Kamer Söylemez ile halen aynı istikamette yürüyebilmeyi bahtiyarlık payım sayıyorum. Albümün en güzel şarkıları yine onun imzasını taşıyor. Xızır’dan dileğim varlığı daimi olsun. Memleketime dönmem hususunda bazı bürokratik engellerin aşılması için bana destek sunan değerli insan Hasan Saltık ve yedi yıldan beridir beraber yürüdüğüm Ensemble yol arkadaşlarımdan Dieter Schmalzried , Michael Weil, Cemil Koçgün, Zafer Küçük ve Yasin Boyraz a da ne kadar teşekkür etsem azdır.
Değerli Ozan Rençber Aziz’in klamlarındaki tekstlerden dolayı bana yardımcı olan Seyîtxan Kuruj, stüdyodaki sabırlı ve titiz çalışmasından dolayı sevgili dostum Merdan ve moral desteğini hep yanımda hissettiğim Emirali Yağan
Berxûdar be, wes u war be.
Mart 2008
Kaynak:http://www.mikailaslan.net/?eklenti=albumler&ID=21#
 Kam ke aslê xo nas nêkeno,
Roştia dina ra dür maneno.
Hardê xo siao, hewrê xo puko.
Qirxlaro ser sero. |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
DersiMVataN CANDOST


Kayıt: 08 Temmuz 2006 Mesajlar: 794 Nerden: DersiM
|
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
zureker Asi


Kayıt: 05 Ağustos 2006 Mesajlar: 185
|
Tarih: Çrş Mar 26, 2008 11:47 am Mesaj konusu: Emek... |
|
|
[b]Ben Bide Süper Bi Korsancı Olarakdan Albümünü Aramaya Bile Başladım ama bulamadım en iyisin bu seferlik mikail amcanın albümünü almak galiba
EMEGE SAYGI arkadaşlar [/b] |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
DersiMVataN CANDOST


Kayıt: 08 Temmuz 2006 Mesajlar: 794 Nerden: DersiM
|
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
dersimli3462 İlerleyen Dost


Kayıt: 24 Ağustos 2007 Mesajlar: 94 Nerden: istanbul
|
Tarih: Çrş Mar 26, 2008 12:46 pm Mesaj konusu: |
|
|
[b]aslında pine ablam haklı su kasetleri satın alsaka ama seytan dürtüo her an bulamiozki netten bi tık ile bütün klamları önümüzde:D yeni sezonda çok güsel türküler çikior gercekten emeklerine saglık sanatcılarımızın .  |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
|
|
|
|
<
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|