| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
simaoropen Dost


Kayıt: 29 Mart 2007 Mesajlar: 18 Nerden: istanbul
|
Tarih: Prş Nis 24, 2008 4:51 am Mesaj konusu: OSMANLIDA ALEVİ KATLİAMLARI... |
|
|
Reklamlarımız Destekcilerimiz
Yavuz Selim (1512-1520)’in tahta geçmesiyle Türkmen sürgün ve katliamları daha da vahim bir hal alır. 1514’deki Şah İsmail ile Yavuz Selim arasıda geçen Çaldıran Savaşı öncesi ve sonrası Anadolu’da; tarihi kaynaklar 40 ilâ 100 bin civarında Türklerin katledildiğini yazmaktadırlar. Şafi mezhebinden Nakşibendi tarikatından Kürt mollası şeyh İdris-i Bitlisi’nin önerisi ve planlamasıyla doğu ve güney Anadolu’dan Türkmenler sürülerek ya da katledilmişlerdir. Türkmenlerin hakim oldukları idari beylikler ve toprakları; “yurtluk ve ocaklık” adı altında Yavuz’un imzaladığı boş fermanları, İdris Bitlisi oldurarak 400 kürt aşiret reisine, ağasına vermiştir.
Yavuz selim tarafından Erzincan valiliğine atanan (dönme) Bıyıklı Mehmet Paşa ve danışmanı İdris Bitlisi bölgede terör estirirler. Kurban bayramında Osmanlı muhafızları Kızılbaş Türk ve Zazalara saldırarak binlercesinin kafasını keserek Erzincan’a getirerek şehirde, Kızılbaş kafataslarından minare yaparlar.
Bıyıklı Mehmet Paşa Osmanlı ordusu ile İdris Bitlisi de topladığı 10 bin Kürt gönüllüsüyle; Munzur dağlarına çekilen Şah İsmail’in Erzincan valisi Nur Ali halife ve Kızılbaşları, haziran 1515’de Ovacık yöresinde ki tekir yaylağı’nda bularak bir bölümünü kılıçtan geçirirler, diğerleri kaçarlar. Dersim yöresinde Osmanlı ordusu ile Palu beyi Çemşid ve İdris Bitlisi komutasındaki şafi Kürt gönüllüler; on binlerce Zaza ve Türk Kızılbaş’ı katlederler. Artık Yavuz’un adı Alevi’ler arasında yezit ile birlikte anılmaya başlanır ve lanet okunur olur. Yavuz Selim’in Mısır’ı alması ve 74.ncü İslâm Halifesi olması ile sünnilik resmi ideoloji haline gelir ve İslâm devlet kimliği oluşur . Osmanlı sınırlarının genişlemesiyle de “roma imparatorluğu” varisi olur.
Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) dönemi İslami kabuk içinde ama çeşitli uluslardan oluşan Osmanlı devlet tam bir “roma imparatorluğu” halini alır. bu dönemde yine Türk’lere zülüm, şiddet ve katliamlar devam eder. Kürt kökenli Ebussu’ûd efendi (1545-1574)’in Şeyhülislâm olmasıyla ve verdiği fetvalarla Kızılbaş katliamı, “İslâm Şeriatı”na göre meşruluk kazanır. Yedi Kızılbaş öldürene “cennetin anahtarı” verilir. bugün Sünni ilim adamları tarafından “huşu ile anılarak evliya mertebesi”ne çıkarılan Ebussud Efendi, Türk katliamcısın dan başka bir şey değildir. Aslında lanet okunacak bir zalim, İslamiyeti çıkarlarına göre yorumlayan cellat bir din ûlamasıdır.
Hırvat kökenli ve Nakşibendi tarikatından kuyucu murat paşa 6.12 l606’da sadrazam olduktan hemen sonra Anadolu’da geniş çaplı alevi katliamı harekatı başlatır. 70 bin Alevi Türkmeni diri diri kazdırdığı kuyulara gömdürür.
Küçük çaplı yöresel de olsa, Alevi kırımları ve topraklarına el koyma işlemleri; ittihat ve terakki dönemine kadar devam eder. |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
simaoropen Dost


Kayıt: 29 Mart 2007 Mesajlar: 18 Nerden: istanbul
|
Tarih: Prş Nis 24, 2008 4:58 am Mesaj konusu: |
|
|
Hızır Paşa bizi berdar etmeden
Açılın kapılar şah'a gidelim
Siyaset günleri gelip çatmadan
Açılın kapılar şah'a gidelim
Bunda bilmeyeni bildirirler mi
Eli bağlı namaz kıldırırlar mı
Yoksa şah diyeni öldürürler mi
Açılın kapılar şah'a gidelim
Aslımız Muhammet kıyman cellatlar
Üstümüzde bite davacı otlar
Ölüm Allah emri ya eziyetler
Açılın kapılar şah'a gidelim
Her nereye baksam yolum dumandır
Pirim bana küfür etse imandır
Zincir boynum sıktı halim yamandır
Açılın kapılar şah'a gidelim
Sağlıklı mı ola dostun illeri
Karşıda görünen tozlu yolları
şah'tan elçi gelmiş dem bülbülleri
Açılın kapılar şah'a gidelim
Güzel şah'ım çıktı m'ola köşküne
Can dayanmaz gayretine müşkine
Seni beni Yaradan'ın aşkına
Açılın kapılar şah'a gidelim
Kapısı yok bacasından bakarım
Gözlerimden hasret yaşı dökerim
şah'a giden bir bezirgan tutarım
Açılın kapılar şah'a gidelim
Pir Sultan Abdal'ım güzel şah canım
Ağlamaktır benim demim devranım
Arşta melek yerde çeşm-i efganım
Açılın kapılar şah'a gidelim
PİR SULTAN ABDAL |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
|
|
|
|
<
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|