| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
DevrimGece_ Dost


Kayıt: 20 Ağustos 2006 Mesajlar: 26
|
Tarih: Cum May 09, 2008 5:20 pm Mesaj konusu: G.Munzur Yeni Albüm Çıktı ( Röportaj ) |
|
|
Reklamlarımız Destekcilerimiz
Grup Munzur uzun bir bekleyişin ardından dinleyicilerinin karşısına Kızıl Anka albümü ile çıkmaya hazırlanıyor. YÇKM bünyesinde faaliyet yürüten Grup Munzur albümün son hali üzerinde çalışırken bizde Devrimci Demokrasi gazetesi olarak Kızıl Anka albümü üzerine bir röportaj gerçekleştirmek istedik.
Grup Munzur üyeleriyle yaptığımız söyleşide albümün hazırlanış sürecinden, alternatif müziğin sorunları üzerine uzunca konuştuk. Konuşmalar sırasında Grup Munzur üyeleri bir yandan yeni türkülerini hazırlarken diğer yandan gazetemizin sorularına cevap verdiler. Kolektif emeğin üzerinden oluşan eserlerin yol hikâyesini Grup Munzur üyelerinden dinleyerek öne çıkanları siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.
Grup Munzur, uzun bir aradan sonra Kızıl Anka albümüyle dinleyicilerinin karşısına çıkıyor. Uzun bir zaman albüm çıkarmadınız neden acaba?
G. Munzur: En son Bahara Çağrı albümü ile dinleyicilerimizin karşısına çıkmıştık. 2003 yılından sonra hep bir albüm hazırlığı içerisine girildi fakat hem grubun çalışmalarını sağlıklı bir zemine oturtamamasından hem de kurumsal kimi sıkıntılardan kaynaklı bir türlü albüm çalışmasına girilemedi. Yaklaşık iki sene önce kurum içinde bir tartışma başlatıldı Grup Munzur'un yeni albümü nasıl olmalıdır üzerine. Çalışmalarımızı YÇKM bünyesinde yürütüyoruz. Dolayısıyla önce kültür merkezi bünyesinde başlayan daha sonra dışarıya da taşan nasıl bir albüm olmalı başlığı altında içerik, tarz, çalışma yöntemi üzerine geniş bir tartışma başlattık. Dünyada, ülkede yaşanan genel sorunlardan bahsettik, hangilerinin gündeme alınıp bunlar üzerinden nasıl bir üretimde bulunulması gerektiğine dair tartışmalar yürüttük. Bu tartışmalar bizim için oldukça verimliydi. Kolektif çalışmanın adımları bu albüm için böylece atılmış oldu. Hapishanede ki devrimci tutsaklarla iletişim kurmaya çalıştık, özellikle son süreçte, ulaşabildiğimiz şair, yazar dostlarımızla ilişki kurmaya çalıştık bu albüme ne kadar katkı sunabilirler diye. Dil üzerinde sözler üzerinde, repertuar üzerinde tartıştık. Geniş bir tartışma sürecinden sonra albüm içeriği belirlendi. Belirlenen içerik çerçevesinde de elimizdeki ürünlerle albüm repertuarımızı belirledik.
Albümün İsminin Kızıl Anka olarak belirlemişsinin. Neden Kızıl Anka?
G. Munzur: Kızıl Anka aslında en başından belirlediğimiz bir isim değildi. Albümde 2005 yılında Dersim'in Mercan vadisinde katledilen 17 komünist-savaşçı için hazırladığımız destansı bir eser var; Geleceğin Rengi Tarih Sayfalarında adında. Anlatımlar ve dört ayrı parçadan oluşuyor. Eserde yer alan final marşının ismi Kızıl Anka. Anka mitolojide bir kuş ismi. Kimi zamanlarda ve coğrafyalarda farklı isimler alsa da Anka yeniden doğuşun ismi olmuş tarihte. Anka kuşu yanıp küle döndükten sonra kendi küllerinden tekrar doğuyor. Ölüm ve ölümden yeniden doğmak... Bizim için bu simge 17'lerde hayat buldu. Sınıf mücadelesinin inişli çıkışlı ama hep ilerleyen yanını anlatıyor.
Başka seçeneklerimizde vardı fakat derdimizi en iyi ve en güzel anlatacak ismin Anka olduğuna karar verdik. Son yıllarda halk üzerinde yaratılmaya çalışılan karamsarlığa, umutsuzluğa da bir cevap Kızıl Anka, 17'ler nezdinde. 17'ler bir emsal bizim için. Aynı zamanda toplumsal yaşamdaki umutsuzluklara karşı halkın gücünü işaret eden bir cevap diye düşünüyoruz. Bizler hayata politik bakan-bakmaya çalışan insanlarız. Kızıl bizim için sınıfsız, sınırsız bir dünyanın, özgürlüğün, eşitliğin simgesi. Anka kuşunun mitolojik anlamını bugüne taşıyarak ezilenlerin-halkın iktidar mücadelesine gönderme yapmak istedik. Ayrıca destan dışında da albüm içeriğini düşünürsek bu isim uygun düştü. Biz devrimci bir müzik grubuyuz, alternatif bir müzik grubuyuz. Dolayısıyla, halka çözüm olarak kızılı öğretmeye, göstermeye çalışıyoruz.
Toplumsal sorunları albüme aktarmaya çalıştığınızı belirttiniz, gerçekten son üç yılda ülke gündeminde yer teşkil eden sorunları aktarmada zorluk çektiniz mi?
G. Munzur: Tabiî ki... Bu ülkede, dünyada yaşanan yığınla sorun var. Hepsini dillendirmek çok mümkün olamaz zaten. Bir albüme, beş albüme, on albüme sığamayacak dünya ve ülke gündemine dair müziğin diliyle bir şeyler söyleyecek ürünler çıkabilir ortaya. Bu anlamda biz asgari düzeyde en önemlileri, en öne çıkması gerekenleri belirleyerek bir repertuar çıkarttık. Kısa zamanlar içerisinde albüm yapabilseydik örneğin bir yıl içerisinde bir albüm yapmış olsa idik, o bir yılı değerlendirmek belki daha kolay olabilirdi. Fakat uzun bir süreçten bahsediyoruz; doğal olarak gündeme almak ya da parçalar içerisinde hepsini işlemek çok olanaklı değil.
Grup Munzur olarak eserlerinizi nasıl oluşturuyorsunuz?
G. Munzur: Aslında bir ezgi oluyor en başından. Herhangi bir arkadaşımızın yarattığı bir ezgi daha sonra farklı fikirlerle, eklemelerle, çıkarmalarla, söz yazımlarıyla kolektif bir hale dönüştürülüyor. Esasta yürütülen tartışma içeriğe, ezginin şekillenmesine, bestelenmesine yön veriyor. Bu sadece stüdyo aşamasında olmuyor kesinlikle. Grubun faaliyet yürüttüğü, sahneye çıktığı her dönemde, hem repertuarına dair hem de normal zamanlarda müzikal yöntemine müzikal içeriğine dair tartışmalar yürütülüyor sürekli. Kolektif çalışma yöntemi sadece albüm ya da stüdyo aşamasıyla ilgili bir çalışma değil. Yaşamımızı kolektif çalışma üzerinden örmeye çalışıyoruz.
Grup Munzur her ne kadar sahnede beş eleman olarak gözükse de Grup Munzur çevresinde bulunan, müzikle uğraşan, söz yazan ve sınıf mücadelesiyle, ülke gündemiyle meşgul olan tüm arkadaşlarımızın kolektif bir üretim aracıdır. Grup Munzur'un devrimci sanat anlayışındaki çizgisi de bu temel üzerinden yükseliyor.
Devrimci müzik grupları geçmişte dönem dönem oldukça kitlesel bir dinleyici kesime ulaşmış. Fakat kimi dönemlerde de dar bir kitleye sesleniyor. Neden acaba?
G. Munzur: Evet. Kimi dönemler dışında çok belirgin bir değişiklik olduğunu düşünmüyoruz. Biz repertuarımızı ne kadar geniş tutarsak tutalım, söyleyeceklerimizi ne kadar dolaylı anlatmaya çalışırsak çalışalım; devrimci sanatın susturulmaya çalışıldığı, yargılandığı bir ülkede kendimizi ifade edebileceğimiz alanların sınırlılığından kaynaklı ulaşabileceğimiz kesimler devrimci demokrat ilerici kesimler oluyor. Biz en önce bize en yakın olana; en ileri olana ulaşmaya çalışıyoruz. En yakınımızdan başlayarak genişlemeye çalışıyoruz. Sonra orta düzeydeki, geri düzeydeki kitlelere; bu ülkede yaşanan baskıya, sömürüye, eşitsizliklere karşı az veya belki de ilkel bir şekilde duyarlı olan kitlelere ulaşmaya çalışıyoruz. Bunlar dışındaki kesimlere ulaşma olanağımız yok zaten bugünkü koşullarda. Devrimci değerleri sahiplenen ve bu uğurda sanat yaşamına devam eden bir müzik grubuyuz. Ülkemizdeki devrimci hareketin son yıllarda yaşadığı sıkıntılar doğrudan devrimci sanatın devrimci müziğin kitlelere ulaşmasında ciddi bir sıkıntı yaratıyor. Aslında uzun bir sohbet konusu olabilecek bir konuya giriyoruz fakat en kısa bu şekilde ifade edilebilir. Yani alternatif alanlar genişledikçe bu alternatif alanlarda devrimci sanatın-müziğin üretiminin yaygınlaşması da mümkün olacak. Yani doğrudan Grup Munzur'la ilgili değil. Grubun geniş kitleleri hedef alarak çıkardığı bir eserle de mümkün olabilecek bir şey değil. Grup Munzur'un geniş kesimler tarafından bilinmesi dinlenmesi ülkemizdeki sınıf mücadelesinden bağımsız ele alınamaz.
Bu ülkede hala ciddi ezen ezilen çelişkisi mevcut. Hala işçiler eziliyor, köylüler eziliyor bu ülkedeki farklı dilden, dinden halklar eziliyor, katlediliyor. Belki görünürde ufak tefek değişiklikler var ama özünde bu gerici, sömürücü sistem varlığını devam ettiriyor; zulmüne, baskısına, işkencesine, sömürüsüne eskiden olduğu gibi devam ediyor. O yüzden bizce bu konuda devrimci harekette genel bir problem var, dolayısıyla devrimci sanatta bir problem var aslında. Devrimci sanat; söylemesi gerekenleri söylemeli. Tabiî ki sanatın hakkını vererek… Sınıf mücadelesindeki, devrimci muhalefetteki gerilik devrimci sanata kültüre de yansıyor aslında. ‘Halktan uzaklaştık o yüzden dilimizi yumuşatmalıyız, farklı şeyler yapmak lazım demek' bugünkü koşullarda belki bir sonuç ama yanlış. Her zaman yeniye açık olmak gerekir; özellikle müzikal tarz konusunda. Fakat kesinlikle bu toprakların tınılarından, duygularından, sorunlarından, dilinden uzaklaşmadan yeniyi yaratmak gerekir. Bu ülkedeki koşullar değişmediği sürece devrimci sanatta ve müzikte de söyleneceklerin halkın anlayacağı yalın fakat estetik bir dil ve biçimle, devrimci özünü koruyarak söylenmesi gerekiyor. Yani sadece muhalefet yapmamak gerekiyor. Grup Munzur'un misyonu muhalefet yapmak değil, Grup Munzur'un misyonu; yaptığı müzik ile alternatif olabilmek bu ülkedeki halklara alternatif bir dünyanın olabileceğini göstermek, anlatabilmek.
Albümde 17'ler nasıl öne çıkıyor?
G. Munzur: Bu ülkede düşünsel anlamda paralellik içerisinde olduğumuz yeni demokrasi fikrinde ortaklaştığımız ideolojinin temsilcileriydi 17'ler. Mercan Katliamı ülkemizin devrimci hareketinde toplumsal bir olay ve biz bu olaya değinmek zorundaydık. Bu bizim için tarihsel bir sorumluluk, görevdi. Bunu en iyi şekilde anlatmamız gerektiğinde elbette hepimiz hem fikirdik. 17leri anlatırken, neden katledildikleri, neden orada oldukları, ne için mücadele ettikleri üzerine yoğunlaşılması ilk hareket noktamız oldu. Bunu anlatırken de doğrudan onların katledilmesini anlatmak yerine onları oraya iten nedenlerini anlatmanın gerektiğini düşündük. Bu insanlar neden sınıf mücadelesine katıldılar, yaşamın hangi alanlarından çıkıp da dağlara doğru gittiler? Kimisi fabrikada işçiydi, kimisi köylüydü kimisi öğrenciydi, ama hepsinin ortak bir tarafı vardı bu ülkede yaşanan, ezen ezilen arasındaki mücadelenin ezilenlerin zaferiyle sonuçlanmasını istiyorlardı. Onlar için hazırlanan eser: Sınıfsız ve sınırsız bir dünya için gittiler, katledildiler, geride kalanlara bıraktıkları miras ve ardıllarının onlara cevabı şeklinde özetlenebilir.
Öyküsel ama gerçekçi bir anlatım yani…
G. Munzur: Evet. Aslında 17'lerle ilgili daha öncede parçalar yapıldı başkaları tarafından. Fakat onların anlattığı kadar basit değil aslında olay. Adlarına sadece bir tane türkü yakılıp arkalarından ağlanarak anlatılacak bir olay değil. Bu tür üretimler 17'ler nezdinde sınıf mücadelesinin gerçekliğini yok sayılmasının, mücadelede yitirdiklerimize ah vah edilmesinden başka bir anlam yüklenmemesinin de önünü açıyor. Elbette acılar yaşanacaktır, bu acılara ağlanacaktır da… Fakat ağlarken bu acıların neden yaşandığını, acılardan-kayıplardan öğrenebilmeyi halka anlatabilmek gerekir. Böyle yapılmazsa en başta onlara saygısızlık yapılmış olur. Bizim için önemli olan sadece 17'leri anlatmak değil. Bizde bir türküyle anlatabilirdik ama doğru değildi bizce. Denildiği gibi neden gittiler, nasıl oldu, ne istiyorlardı, sonucu ne oldu, ne olması gerekir sonrasında ve bize ne bıraktılar. Bizim onlara cevabımız ne olmalı. Bütün bunları bir arada vermeliydik, o da sadece bir marşla ya da bir türkü ile anlatılamazdı.
Dinleyicileriniz sizden 17'leri tek başına anlatan bir kaset beklentileri vardı. Fakat Kızıl Anka albümünde ülke gündemiyle birlikte, 17'leri ön plana çıkartmışsınız. Neden böyle bir yol izlediniz?
G. Munzur: Bu beklenti bizi çok yakından takip eden insanların bir beklentisi ve haklı bir beklenti aslında bir yönüyle de. Fakat Grup Munzur sadece çok yakın çevresi tarafından değil farklı çevrelerce de dinlenilen bir grup. Öncelikli olarak Grup Munzur'un yakın çevresine hitap etmeye çalıştık. Grup Munzur'da ne yazık ki 5 yıl aradan sonra bir albüm çıkarıyor. Bir sonraki albüm yine zaman alacaktı. Sadece yakın çevremiz için çıkarttığımız bir albümle uzunca bir süre başka çevrelerden uzak kalmamız doğru olmazdı. Zaten yeterince geciktik. Hrant Dink katliamı, Kürt sorunu, işçinin, köylünün; ezilen halkların sorunları, direnişi vs. Aslında diğer taraftan bunlarda 17'lerden ayrı düşünülemez. İşçiler, köylüler, Hrant, Kürt halkının savaşında ölümsüzleşen bir gerilla aynı zamanda sanatçı Delila için şarkı yapmak 17'lerden bağımsız ele alınamaz. Hepsi birbirine sıkı sıkıya bağlı diye düşünüyoruz.
Albümde eksik bıraktığınız bir yön var mı diye düşünüyor musunuz?
G. Munzur: Albüm hazırlanırken elimizden geleni yapmaya çalıştık, eksik bıraktığımız bir nokta olmadı mı?. Tabiî ki oldu. Bir albümde her şeyden bahsetmek az önce de bahsetmiştik; çok zor. Albüm dinleyicilerimizle buluştuktan sonra eleştiriler olacak ve onlardan sonra yeni bir tartışma süreci ile bundan sonraki çalışmalarımıza yön vereceğiz. Kızıl Anka'da ezilen halkların direnişini-kardeşliğini sahiplenen, çok dilli, zengin bir içerik var. Aslında anlatmak istediğimiz şeyleri bir parçamız bile anlatabilir özünde. Hem içerikte hem de müzikte nitelikli eserler ortaya çıkması için elimizden geleni yaptık. Mutluyuz; iyi bir albüm çıktı ortaya…
Alternatif olmanın zorlukları nelerdir?
G. Munzur: Bunun hem müzikal üretime yansıması var hem günlük yaşama. Grup Munzur içerisinde olan her bireye ayrı ayrı yaşattığı ayrı sıkıntılar var ama onun dışında gruba özel olarak yaşattığı şey, geniş kesimlere ulaşamaması, müzikal üretimlerini geniş kesimlerle paylaşamaması.
Bu ülkede devrimci değerleri sahiplenen herkes bir şekilde baskıya uğruyor, bir şekilde kendini ifade etmesi engelleniyor. Grup Munzur'da onlardan biri, Grup Munzur istediği zaman istediği yerde konser yapamıyor. İstediği zaman kendisini anlatacak alanlar bulamıyor, geniş kesimlere ulaşamıyor. Fiili özel bir baskı yok ama mesela sahnedeki arkadaşlarımıza dava açılıyor, sahnede ki konuşmalarımızdan kaynaklı. Bu da sıkıntıya yol açabiliyor. Esas derdimiz grubun varlık gerekçesi olan devrimci müziğin kitlelere ulaşamaması, yaygınlaşamaması…
Albümden sonra ne düşünüyorsunuz. Albümle birlikte yeni çalışmalarınız ne olacak?
G. Munzur: Albüm çıktıktan sonra albüm çalışmasından kaynaklı uzun zamandır gidemediğimiz birçok ilde albüm tanıtımına yönelik konserler gerçekleştirmek istiyoruz. Aynı zamanda Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi'nin faaliyetçileri olduğumuz için kurumumuzun çalışmalarıyla da ilgileneceğiz.
Henüz kesin bir tarih yok fakat albüm tanıtımının yoğunluğundan kurtulduğumuz anda bir marş albümü planımız var. Bu topraklarda Kaypakkaya geleneğinin yarattığı onlarca türkü, marş var. Tüm bu türküleri, marşları grubun kendi üretimlerinin yer aldığı her albümden sonra bir marş albümü olarak çıkarmak grup olarak hayata geçirmek istediğimiz bir plan.
Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Grup Munzur zor, sıkıntılı dönemlerden geçti. Tüm sıkıntılara rağmen kendi gücümüzle bir albüm çalışmasına girdik. Yoğun, yorucu fakat keyifli, öğretici bir süreci geride bıraktık. Grup Munzur bu topraklardaki yeni demokrasi mücadelesinin, köklü bir geleneğin tüm birikiminin aktığı, akması gereken bir kurum. Bu anlayışla gazeteniz aracılığıyla tüm dinleyicilerimizi, tüm devrimci demokrasi okurlarını Grup Munzur'u kişilerle sınırlı görmeden, kendilerini de grubun bir parçası kabul ederek sahiplenmelerini, eleştirmelerini, katkı sunmalarını bekliyoruz.
Kaynak : Devrimci Demokrasi Gazetesidir..
Dostça

 |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
DersiMVataN CANDOST


Kayıt: 08 Temmuz 2006 Mesajlar: 769 Nerden: DersiM
|
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
tijdadeniz Dost


Kayıt: 19 Kasım 2007 Mesajlar: 19 Nerden: izmir
|
Tarih: Pzr May 11, 2008 2:43 pm Mesaj konusu: Re: G.Munzur Yeni Albüm Çıktı ( Röportaj ) |
|
|
Reklamlarımız Destekcilerimiz
bence güzeldi konser cok calıştık biz
 kapitalizmin karanlığını yıkacak kızıl tomurcuklarız
geceyi kusatarak devlesiyor rüyalarımız |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
tijdadeniz Dost


Kayıt: 19 Kasım 2007 Mesajlar: 19 Nerden: izmir
|
Tarih: Pzr May 11, 2008 2:55 pm Mesaj konusu: Re: G.Munzur Yeni Albüm Çıktı ( Röportaj ) |
|
|
ayrıca xıdır konserimize munzur hazırlıksız geldi kaset calışmasi dolayisi ile ve y.dışı konserlerine gideceklerdi ama yine buna ragmen destek için geldi bize
 kapitalizmin karanlığını yıkacak kızıl tomurcuklarız
geceyi kusatarak devlesiyor rüyalarımız |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
|
|
|
|
<
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|