Munzurun Susmayan Sesi MUNZURCA
İletişi Üye Hesabı Müzik Dinle Haberler Forum Anasayfa
www.Munzurca.com :: Başlığı Görüntüle - yeni bir 12 eylül<
 SSSSSS   AramaArama   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 

yeni bir 12 eylül<

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    www.Munzurca.com Forum Ana Sayfası -> Sorunlarımız
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Diyar_Dersim
Dost
Dost


Kayıt:
23 Temmuz 2006
Mesajlar: 45
Nerden: ANKARA

MesajTarih: Sal Ekm 10, 2006 4:18 pm    Mesaj konusu: yeni bir 12 eylül< Alıntıyla Cevap Ver

Reklamlarımız Destekcilerimiz

Amed'te bir patlama oldu;olacaktı.Duyralı insanların çoktandır hissettikleri bir gelişmeydi bu.Aylardır Amed'te bu tür patlamaların olacağı kulaklara fısıldanıyordu.Ama nerede ne zaman ve nasıl olacağı konusunda kimse net bir şey söyleyemiyordu.
Nihayet dün, 12 Eylül'de bu patlama oldu.
Nedir 12 Eylül'ün anlamı?
12 Eylül 1980'de faşist ve emperyalist gangasterlerin Türkiye'de, ordu aracılığıyla,gerçekleştirdikleri darbenin 26. yıl dönümü oluyor.
Önce neydi 12 Eylül öncesindeki durum ve bu faşist darbe neye yönelikti? Bunun açılması lazım.Kendi çapımda kısaca açmaya çalışacağım bu süreci ve onu besleyen siyasal olayları...

1970 li yıllar,genel olarak devrimci hareketin, Türkiye'de ve Kürdistan'da giderek yükseldiği; emekçi sınıfının,kyksul köylülüğün,aydınların,öğrencilerin sol muhalefete katılarak örgütlenmeyi doruğa çıkarttıkları yıllardır.Özellikle Kürdistan devrimci hareketi konumunu daha da netleştirmiş ve bu arada ayrı örgütlenmiş olarak ulusal demokratik mücadelede,sisteme karşı politik bir tehdit olmaya başlamıştır.Gerçekten de o yıllarda Türkiye Kürdistanı'da tarihte görülmemiş bir ulusal uyanış sözkonusu.Daha önemli olarak işçiler,emekçiler,aydınlar ve toplumun diğer demokratik güçleri,örgütlüdürler.70'li yılların sonlarına doğru Kürdistan ulusal demokratik güçleri sisteme karşı mücadeleyi daha da yoğunlaştırmak için güçlerini birleştirmek amacıyla cepheleşmeye doğru ilk adımları atıyorlar.Bu sistem için tehdit edici bir gelişme,hatta sarsıcı sonuçlar doğuracaktır.O güne kadar bırakın kimliklerini okumak, "Kürd" sözcüğünü kullanmak bile ağıza alınmazken, sistemin statükocu paradigmasında gedikler açılıyor ve Kürdler bir halk olarak taleplerini dayatmakta etkili olmaya başlıyorlar.Son senato seçimlerinde Kürdler kendi kimlikleriyle adaylarını belirleyip seçimlere katılacak kadar etkili bir muhalefet gücü oluyorlar.Hemen her bölgeden Kürd adaylar senatoya girmek için varlık gösteriyorlar.
Bu arada Kürdistan'ın bir çok il ve ilçesinde belediyeleri Kürd adaylar kazanmışlardır. Statüko açıkçası zorlanıyor,işbirlikçi tekelci burjuvazinin elinde tutuğu iktidar bu gelişmeler karşısında sallanıyor.Burjuvazinin kendi arasında bir anlaşmazlığı da sözkonusu.Burjuva demokrat kesimle, işbirlikçi sermaye arasında da çekişmeler baş gösteriyor.Türkiye ve Kürdistan devrimci hareketi karşısında direnci zayıflayan ve psikolojisi bozulan sistemin yıkılması an meselesi....
Bunun yanısıra ekonomi çökmüş,dış mali krediler kesilmiş,kurumlar arası işleyiş ve uyum bozulmuş,güvenlik ve asayiş tam bir kargaşa halinde.Devlet denetimi elde tutmak için vargücüyle önlem almak için politik ve taktik arayışlar içinde.Alevi sunni çatışmasını tetikliyor;Maraş ve Çorum'da binlerce insan birbirini boğazlamaya başlıyor devletin yarattığı bu provakasyonla...Bu olayları bahane ederek bir çok ilde sıkıyönetim ilan ediliyor.
Baskılar artıyor böylece.Türk ve Kürd solu hazırlanan benzer tuzaklara düşüyor ve vuruşmaya başlıyorlar.Ortalık birden bir kargaşaya dönüşüyor.Kürd devrimcileri de kendi aralarında politik bir çekişme içine düşüyor,bu çekişmeler bir süre sonra silahlı çatışmalara dönüşüyor.Solun bölünme ve bölündükçe zayıflayan dönemi işte bu dönemdeki çatışmaların yarattığı sonuçlardır.Kendi içinde çözülmesi de aynı zamana tekabül eder...
Emperyalist destekli ordu ve gangaster burjuvazi için toplumu zapt u rapt altına almak için iktidarı ele geçirmenin uygun koşulları oluştu.12 Eylül 1980 günü ordu iktidara el koydu ve sivilleri yönetimden uzaklaştırdı.Parti liderlerinin hemen hepsini de tutuklayıp hapsetti.Faşist nitelikte bir cunta her şeye hakim olduğunu ilan ederek bütün muhalefeti kısa bir sürede dağıttı;tüm siyasi partileri ve demokratik kurumları kapattırdı.Yönetici ve üyelerini tutuklayıp hapsetmeye başladı.Devlet terörü bütün şiddetiyle toplumun her kesimine yayıldı.
Gerçekten de, o kadar muazzam sol muhalefete karşın darbeden sonra faşist iktidar ciddi bir direnişle karşılaşmadan her alana hakim oldu.Bu rahatlığın verdiği keyfiyetle toplumsal güçleri baskı altında tutup sindirmek için yüzbinlerce insan sorgularda işkencelerden geçirildi,cezaevlerine atıldı;hayat cehenneme çevirildi bu alanlarda.
Adaletsiz ve hukuk dışı uygulamalar ve yargılamalar sonucu binlerce insan faşist mahkemelerde haksız cezalara çarptırıldı.İdamlar gerçekleştirildi.
12 Eylül Anayasası'nın yarattığı hukuk sistemi uygulamada bütün ağırlığıyla bugünkü TC Anayasası'nda hala açık bir şekilde etkisini hissettiriyor.Devlet terörünün bir şekilde,bir isim ve sıfatla hala devam etmesi bundan kaynaklanıyor.Mevcut TC Anayasası Demokratik değil,faşizan özlüdür.Kurumlara yansıyan etkisi de öyle...
TC Anayasası'nın Demokratik olabilmesi için başta gelen koşul, faşist Cunta Anayasası'nın tüm maddelerini ve yasalarını feshetmek ve Cuntacıları yargılamaktır.Bu olmadıkça,özünde faşizmin şiddetini gizleyen mevcut TC Anayasası bile, hangi sözüm ona göstermelik ceza yasasını caydırıcılığa esas alırsa alsın, terör şu veya bu cephede,kullanacağı araç ve yöntemleriyle herhangi bir yerde ve yanıbaşımızda,bir şekilde patlamaya devam edecektir.
Bu pencereden bakıldığında, son sözde, Amed'te patlayan bomba sonucu ölen çoluk çocuğun ve beraberinde topluma taşınan korku ve paniğin sorumlusu bizzat devlettir.
Başa dön (c) Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
ezgican
Çalışkan Dost
Çalışkan Dost


Kayıt:
20 Temmuz 2006
Mesajlar: 161

MesajTarih: Çrş Ekm 11, 2006 6:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

650 bin kişi gözaltına alındı.1 milyon 638 bin kişi fişlendi.Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.7 bin kişi için idam cezası isdendi.517 kişiye idam çezası verildi.Hakklarında idam istenen 50’si asıldı.300 kişi kuşkulu bir şekilde öldürüldü.171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.144 kişi kuşkulu bir biçimde öldü.14 kişi açlık grevinde öldü.16 kişi kaçarken vururuldu.93 kişi çatışmada öldürüldü, vs, vs,vs….’

Bunlar sadece bilinenler yada resmi olarak kabul edilenler ya bilmediklerimiz !!!!!!!

‘üç yıl boyunca banyo yapmamıştık.Derimizin üzerinde birkaç milimetrelik kir tabakası oluşmuştu.Bu kir tabakası bit üreten bir tabakaya dönüşmüştü.Kanımızı emen bitler yüzünden vücut direncimiz sıfır noktasına yaklaşlmıştı.Kilenen ve çürüyen etlerimizden iğrenç bir koku yayılıyordu.Diyarbakırın meşhur sıcaklarında bile koğuşların pencereleri kapanıyordu.Üç yıl boyunca doyasıya ekmek yiyememiş ve su içememiştik.Kaslarımız erimeye başlamıştı….’
“ …. ‘Tiyatrocu karı’ diye bağırıyorlardı.Konuşumuyorum diye rol yaptığımı sandılar.İşkencenin ne olduğunu yaşayınca anlıyorsun.Sonra beni karanlık bir odaya koydular.orada benim gibi sorgudan geçmiş, işkenceden kafası gözü yarılmış , ayakları şiş insanlar vardı.Kafamı kaldırdığımda kolu kalorifere kelepçeli bataniyenin üzerine oturmuş genç bir adam gördüm.Bu genç adam yaklanırken kurşun yarası almış , bagırsakları bir poşetin duruyordu………içinize ister istemez bir korku kaplıyor.Kimse ‘korkmadım’ demesin’
’12 eylül rejimi insan hakları ihlalerini sistematikleştiren ve insani hakları/ insan onuru duyarlılığını tehdit eden uygulamaları hem yasal olarak kurumsallaştırmış, hem de yönetim zihniyeti içinde kalıcılaştırmıştır…ERGUN BABAHAN’
Bilmiyorum daha fazla bu konu hakkında yorum yapama gerek var mı?Bu yazılanlardan sonra, sanırım fazla lafa gerek yok…
Başa dön (c) Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    www.Munzurca.com Forum Ana Sayfası -> Sorunlarımız Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
<

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Yeni Proje : Kaybolan Dersim DersiMVataN Ğerip Dergisi 0 Cum Hzr 06, 2008 11:55 pm Son Mesajları Gör
Yeni mesaj yok G.Munzur Yeni Albüm Çıktı ( Röportaj ) DevrimGece_ Etkinlikler, Duyurular, Tanıtımlar 3 Cum May 09, 2008 5:20 pm Son Mesajları Gör
Yeni mesaj yok İlkokulda okutulacak yeni okuma fişleri zureker Dersim Genel 3 Cmt Mar 22, 2008 6:32 pm Son Mesajları Gör
Yeni mesaj yok Mikail Aslan'ın Yeni ALbümü ZERNKUT ... DersiMVataN Etkinlikler, Duyurular, Tanıtımlar 5 Prş Mar 20, 2008 2:17 pm Son Mesajları Gör
Yeni mesaj yok dostlar ahmet aslan ın yeni albümü çıktı juba Etkinlikler, Duyurular, Tanıtımlar 1 Çrş Oca 02, 2008 3:05 pm Son Mesajları Gör

Powered by Dersim © 2006 TeAm