| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
dersim Çalışkan Dost


Kayıt: 23 Temmuz 2006 Mesajlar: 115
|
Tarih: Pzr Oca 14, 2007 9:06 am Mesaj konusu: Kirmanc-Zazalarin etnik kimliği üzerine tartışma |
|
|
Reklamlarımız Destekcilerimiz
Dersim" dergisi'nin 11. sayısında Abdulmelik Fırat ile yapılan bir söyleşi yayınlandı. A. Firat'a bir çok konuya ilişkin sorular sorulmaktadır. Sorulan sorular arasında, Kirmanc-Zazalarin etnik kimliği ile ilgili sorularda var. Söz konusu bu söyleşi, hem biz yurt dışındaki Dersimlileri, hem de "Kirmac-Zazalar ayrı bir etnik kimliğe sahiptir" diyen herkesi zan altında bırakan bir içerik taşımaktadır. Sorulardan biri söyle:
"Yine bir tehlike olarak addedermisiniz bilmiyoruz ama, yakın dönemlerde ve özellikle Avrupa'da daha yaygın bir şekilde süren bir tartışma var; Zaza/Kirmançlarin Kürt olmadıkları, dilleri ve kültürleri itibariyle ayrı bir etnik topluma tekabül ettikleri yönünde. Bu konuda neler söylemek isterdiniz?"
Soru, "Bir tehlike olarak addedermisiniz " diye başlıyor. Sonrada "yakın dönemlerde ve Avrupa'da" diye devam ediyor. Kirmanc-Zazalarin ayri bir etnik kimliğe sahip olduklarını, dillerinin farklı olduğunu söylemek, neden tehlike olarak adlandırılsın ki ? Soruyu bu biçimde formüle etmenin arka planında yatan gerçeği anlamak zordur.Kirmanc- Zaza halkının Kürt olmadığını, dillerinin farklı olduğunu ilk söyleyenler biz Avrupa'da ki dersimliler değiliz. Avrupa'da ki Dersimliler tarafından yapılan; eskiden beri halkımız tarafından söylenilenin geniş bir teorik formülasiyonudur.
Birincisi: Bizim halkımız ister kendini Kirmanc, ister Zaza, ister Dimli, ya da Alevi olarak adlandırsın, her zaman kendisiyle Kürtler arasına bir ayrım koymuş, kendisini ve dilini başka, Kürtleri ve dilini de başka bir biçimde adlandırmış, kendisini kürtlerin bir parçası olarak görmemiştir. Kürt Milliyetçiliğinin etkisi altında kalmış bazı aydınların, "biz Kürdüz" demesi bu gerçeği değiştirmez. Halkımızın kafası açık ve net iken aydınlar,halkı dinlememiş, kimliğimize gölge düşürmüşlerdir.
Halkımız, yaygın olarak;"ma Kirmancime", "ma Elevime", "ma Dimlime", "ma Kirmancki, Dimilki qesey keme", "ma khuri nime" diyerek bu farklılığı açık bir biçimde ifade etmiştir. "Khuri hetê Mardin'de, hetê Diyarbekir'de nisenê ru" diyerek, Kürtlerin oturduğu coğrafyaya da kesin bir biçimde işaret etmiştir.
Ne yazık ki halkımız, kendi diliyle bu gerçeği yazıya dökmemiştir. Burada kendi tarihini kendisi yazmamış halkımızın, sözlü hafızasını esas almak, sözlü hafızasına baş vurmaktan başka çaremiz yoktur. Bizim halkımızın kendini tanımlamasıyla, başka birilerinin bizim halkımızı tanımlaması birbirine denk düşmüyorsa biz, halkımızın kendine ilişkin tanımlamasını esas almak zorundayız.
Peter Alford Andrews:
"Etnik gurupları tanımlamada bir gurubun andaki kendi öz tanımı bizim için geçerli olabilecek tek tanımdır".
Bizim yaptığımızda bundan ibarettir.
İkincisi: Kirmanc-Zazalarin ayrı bir halk, dillerinin de Kürtçe olmadığı, bir çok yabancı tarihçi ve dilbilimci tarafından da yazılı olarak ifade edilmiştir. Buna ilişkin bir çok kaynak vardır. Avrupa'da ki Dersimlilerin yaptığı bir başka önemli işte, bu kaynakların bulunup ortaya çıkarılmasıdır. Bütün bu görüşleri burada aktarmanın mümkün ati yoktur. Sadece kısa bazı örnekler vermekle yetiniyorum. Dersime giderek incelemelerde bulunan Ermeni yazar Andranik, 1901 yılında basılan "Dersim" adli kitabında Dersimliler için;
"(...) ve biz biliyoruz ki, onlar Osmanlı değildir,Pers (Barsig) değildir, Kürt değildir, Ermeni değildir, Bartev değildir, Mar değildir ve bilmem daha ne değildir" demektedir.
Zazaca'nin Kürtçe olmadığını çok eskiden beri savunan Alman dilbilimcilerin görüşleri çok açıktır. Karl Hadank:
"Zazaca Kürtçe değildir " ve " ...O. Mann, Zazacanin Kürtçe'den ayrı ele alınmasını savunan ilk Alman dilbilimcisiydi. 1906 ve 1907' de ki ikinci araştırma gezisi raporunda 'Zazaca şimdiye kadar sanıldığı gibi Kürtçenin dialekti değildir' demistir
O. Man ve K. Hadank'in bu görüşleri gittikçe yaygınlaşmış, bir çok dilbilimci ve araştırmacı tarafından kabul edilmiştir.
Terry Lynn Todd:
"Günümüzde yapılan modern çalışmalar ve analizler, Mann'la Hadank'a olan güvenin doğru olduğunu ve onların son derece dikkate değer ve güvenilir olduğunu göstermektedir. Onların çalışmaları şu anda var olan Dimlice sözcük yapılarını incelediği gibi, sözcüğün artık ortadan kalkmış eski yapısını da incelemektedir".
T.L. Todd 'un söyledikleri ayni zamanda, Dimlice'yi Kürtçe' nin lehçesi sayanlara bir eleştiridir. O, ses bilimi, yapıbilim, söz dizimi, fiil çekimleri üzerine yaptığı çalışmalar sonucu O. Mann ve K. Hadank' in vardığı sonuçlara varmıştır.Bu nedenledir ki kesin konuşmaktadır.
Ingvar Svanberg:
"Avrupa'da ki Kürt Milliyetçileri Zazaca'nin Kürtçe'nin bir lehçesi olduğunu ileri sürerler; ki, bu iddianın dilbilimsel hiç bir dayanağı yoktur".
Joyce Blau:
"Genellikle Zaza ve Gorani (...) Bu iki dili Kürtçeye bağlayamayız."
Garo Sasuni:
"Thomansek, Hertman, Nöldeke ve benzeri bilginlere göre Zaza lehçesini konuşan Dusikliler (Dersimliler) o yörelere çok eski dönemlerde yerleşmişlerdir. Irani bir kavimdirler ve kendilerine özgü bir çok yönleriyle asil Kürtlerden ayrılırlar. Ayrı bir kavimdirler". |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
|
|
|
|
<
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|