Tarih: Cum Şub 23, 2007 10:49 am Mesaj konusu: DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ KARŞI BİLDİRGESİ
Reklamlarımız Destekcilerimiz
DÜNYA TİYATRO GÜNÜ KARŞI BİLDİRİSİ
Ferhan Şensoy
27 Mart Tiyatrocular için bir bayram günü değildir. Pazartesiye denk
gelirse tiyatrocuların tatil günüdür, tiyatro kapalıdır. Tiyatroyu
unutmuş kalabalığa onu hatırlatmak, bildirilerle tiyatronun altını
çizmek için düşünülmüş bir gündür. Her yıl evrensel bir bildiri ve
ulusal bildiriler yayınlanır. Evrensel bildiri tiyatronun erdemini,
değerini ve olmazsa olamazlığını dile getirir. Ulusal bildiriler de
evrenselden geri kalmamak derdiyle ülke tiyatrosunun sorunlarına pek
değinmez.
27 Mart 2007'de Türkiye Tiyatrosu'nun bildirisi farklı olmak
zorundadır.
Tiyatromuzun başına örülen çorabın farkında mısınız?
Geçtiğimiz tiyatro mevsimi sonunda, Devlet Tiyatrosu Genel Müdürü Lemi
Bilgin'in görevden alınmasının ardından özel tiyatrolara yapılan
yardımın ortadan kaldırılması, İstanbul Şehir Tiyatroları'nın bilet
fiyatlarının 1 lira, 50 kuruş gibi fiyatlara indirilmesi, özel
tiyatroların turnelerde sembolik bir kira ödeyerek oynadığı devlete
ait salonların kiralarının fahiş fiyatlara çıkarılması, yasaklanan
oyunlar birbirini izleyen halkalar. Devlet Tiyatrosu ve Şehir
Tiyatrolarında yaşananlarsa, akıl alır bir aymazlıktır. Sistem bu
kurumları gözden çıkarmıştır. Yeni yasalar hazırlatarak sözcüklerimizi
ezip, yok etmeyi hesaplıyorlar.
Bunlara başka halkalar da eklendiğinde, özel tiyatrolar bir bir
kapanacak, kurum tiyatroları çökertilecek ve son halka ilk halkayla
birleşince, birileri tespih çekecek.
Amaç açıktır; ya siyasi iktidarın yani emperyalizmin dümen suyunda
tiyatro yapılacak yada gereği yapılacak.Yağma yok! Tiyatro başı dik ve
onurlu yoluna devam edecektir. Tiyatroda neyin nasıl yapılacağına
tiyatrocular karar verir.
Bu gün 27 Mart 2007 Dünya Tiyatro günü. Dünya ve ülkemiz üzerinde
oynanan kirli oyunların farkındayız. Bizler, perdelerimizi her
zamankinden daha çok bağımsızlık için, eşitlik için, özgürlük için
açacağız. Seslerimiz uçuşup gitse de, sözcüklerimiz bilenip kalacak
yeryüzünde. Sahnelerimiz barışın ve kardeşliğin çiçek bahçesi olacak.
Ülkemizde, tiyatroya savaş açmış bir anlayış iktidardadır.
Savaş karşılıklıdır.
Türkiye tiyatrocuları direnecektir.
Yalnız olmadığımızı biliyoruz.
İzleyiciler, halkaları birleştirip tespih etme telaşını fark ettiğinde
direnişe katılacaktır.
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz.
Robar Kurucu
Kayıt: 18 Temmuz 2006 Mesajlar: 142
Tarih: Cmt Şub 24, 2007 11:47 pm Mesaj konusu:
Büyük sermayelerin çatası altında olan ulusal basın ile, sadece geliri gelecek seyircilerden olan tiyatroların ayakta durabilmesi elbete ki mümkün değildir.
Bir de buna ekrana ne koyarsan seyredilen , en rencide edici programların da reytin gördüğü bir ülke düşünürsek herşey çıplaklığı ile ortaya çıkacaktır.
"televole" ve "magazin" kültürünün de var olmasında ki en büyük etkenin tiyatroların kendi gücünü yitirmesinden kaynaklandığı bir gerçek
Yayınlanacak bu bildirgenin sadece kuru gürültü ile kalacağını, tiyatroların yeniden toparlanması , yeni güç elde edeceğini de sanmıyorum.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız