Kayıt: 03 Ekim 2006 Mesajlar: 127 Nerden: istanbul
Tarih: Sal Nis 24, 2007 10:04 am Mesaj konusu: Hürriyet-Milliyet-Sabah almayın,okumayın
Reklamlarımız Destekcilerimiz
sadece Hüriyet değil sabah ve milliyet te dahil ...
hadi birlikten güç dogar.
Ne dersiniz?
Yıllardır Hürriyet okuruz. Emin Çölaşan için okuruz , Bekir Coşkun için
okuruz. Her gün almasak da hafta sonları özellikle hürriyet alınır, vakit
geçirilir.
Son yıllarda Hürriyet 'in manşetlerinde cımbızla arasanız "haber" bulmanız
zor. Hele verilmesi gereken haber hükümet aleyhine ise çok zor. Manşetler
adeta halkla alay eder gibi.
Örneğin dünkü Hürriyet'i ele alalım. Dev manşet Avrupayı dolandıran bir
Türkle ilgili. Vay vay vay , Türkiye 'yi dolandıran Türkler ne zaman bitti
de Avrupayı dolandıranlara geçtik. Yoksa Avrupayı dolandırıp yurt dışına
açılan bu arkadaşın "global Türk" olması nedeniyle bir övünç duyacağımız
mı sanılıyor. Nerede Türkiye yi soyanlar? , nerede halkın parası ile mısır
kralı , yumurta kralı , fındık kralı olanlar? Nerede hibe ile okuyup 25
yaşında armatör olanlar? Nerede devlete iş yapan holdinge genel müdür
yapılan damatlar?
Ya şehit olanlar?
Yok , Hürriyet manşetlerinde bulamazsınız . İç sayfalarda yasak savmak
için belki!
Magazin dünyasında "kim kimi aldattı" , "kim neden boşanıyor" manşetleri
okuyucu ile alay etmek değil mi?
"gazete demek haber demek" ilkesini çoktan bir yana bırakıp bu hale gelen
Hürriyet ' i sadece hafta sonları ve inanın Bekir Çoşkun 'la Emin Çölaşan
'ın hatırına alır hale geldik.
Ama biz tepkisiz kaldığımız sürece , Hürriyet eleştirilere ; " en çok ben
satıyorum , demek ki halk benden memnun" diyebiliyor. Örneğin dün " tiraj
1.170.000. " diye ön sayfasına koymuş. Peki gerçekten memnun muyuz?
Hiç tepki göstermezsek cevap "evet" olacak.
İşte kendisi sürekli yalaka anketler yapıp , iktidarı ve piyasaları memnun
etmeye çalışan Hürriyet için şimdi biz de halk olarak bir anket yapalım.
Gelin Hürriyet 'i manşetleri düzelene kadar almayalım. En güzel anket
Hürriyet ' e en azından geçici süreyle tiraj düşürtmek olacaktır.
Özellikle Cumhurbaşkanı seçimi ve genel seçimler öncesi bu çok önemli .
Eğer bunu yapmazsak , her şeyden memnun olduğumuz anlamı çıkacak ve hiç
bir şeyi eleştirmeye hakkımız olmayacak.
Emin abiyi ve Bekir Çoşkun ' u da bir süre internetten
okuruz.
Eleştiri hakkımız olsun istiyorsak , bilinçli bir halk olduğumuzu Ertuğrul
ÖZKÖK 'e gösterelim.
Arkadaşlar aşağıdaki yazı Mlliyet gazetesinin 24 nisan tarihli baskısından alıntıdır. Okuduğumdan anladığım kadarıyla Milliyet kıvırmaya başladı tepkileri görünce tabi, yada göz boyuyorlar)
Cumhuriyet Mitingi
Doğan Akın
Gazetelerin birinci sayfaları hiyerarşik bir mimariye sahiptir. Önemli veya gazetelerin önem atfettiği olayların sürmanşet ve manşete yerleştiği bu sayfalar yukarıdan aşağı bir önem sıralamasıyla şekillenir.
Ankara'da 14 Nisan Cumartesi günü gerçekleştirilen Cumhuriyet Mitingi pazar günü Milliyet'in sürmanşetindeydi.
"Tarihi" nitelemesini sonuna kadar hak eden bu mitinge ilişkin değerlendirme ve tartışmalar da pazartesi, salı ve çarşamba günleri manşetimizde yer aldı.
Tartışmalara bakıldığında bir "eşik atlama noktası" olarak yorumlanabilecek olan mitingin, taşıdığı anlam ve sonuçları itibarıyla Türkiye gündemini uzun süre meşgul edeceği anlaşılıyor.
Gazete ve internetten yayın
Cumhuriyet Mitingi, günler öncesinden siyaset gündeminin en önemli tartışma konusu haline gelmişti. TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın miting öncesinde yaptığı açıklamaları sayfalarımızda izlediniz.
Milliyet'in 9 muhabirinin mitingden geçtiği haber ve fotoğraflara 15 Nisan Pazar günü iki tam sayfa ayrıldı. Bizzat sahada bulunan Ankara Temsilci Fikret Bila, Ankara Haber Müdürü Serpil Çevikcan, yazarlarımız Melih Aşık ve Abbas Güçlü de Tandoğan Meydanı'ndan izlenim ve analiz yazdılar.
Türkiye'nin en çok izlenen haber portalı olan ve dünyada da ilk sıralarda yer alan Ercüment İşleyen yönetimindeki Milliyet web sitesi de bir ilki gerçekleştirdi. Miting, sahada bulunan muhabirlerimizin geçtiği haber ve görüntülerle web sayfamızdan canlı olarak yansıtıldı.
Gazetenin çizgisi başyazıda
Peki Milliyet'in Cumhuriyet Mitingi'ne bakışı neydi?
Yanıt, birinci sayfa mimarisinde ayrı bir yeri olan "başyazı"nın anlamını vurgulamaktan geçiyor.
Gazetelerin çizgisini özel olaylarda yayımlanan başyazılar anlatır. Gazetelerin önemli gelişmeler karşısındaki duruşunu ortaya koyan başyazılar, güncel olayda yayın politikasının rotasını çizer ve kamuoyuna ilan eder.
Milliyet'in mitinge yaklaşımını ortaya koyan başyazısı "Demokrasi ile Cumhuriyet el ele" başlığıyla 16 Nisan Pazartesi günü yayımlandı.
Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin'in kaleme aldığı başyazıda olayın tarihsel boyutu ile demokrasi ve Cumhuriyet bütünlüğü eksenindeki anlamı vurgulandı. Başyazıda, halk hareketinin miting kürsüsünde zaman zaman sergilenen dünyaya kapalı, dışlayıcı söylem ve üslubu aştığının da altı çizildi.
'Laiklik sahipsiz değil'
Milliyet'in bu tarihsel mitingin merceğinden ülkemizin geleceğine bakışını sergileyen başyazısından bazı bölümlerin altını burada bir kez daha çizmek istiyoruz:
"14 Nisan 2007, Türkiye için önemli bir dönemeç olarak hatırlanacak.
Ülkenin dört bir tarafından gelen vatandaşlar, başkent halkının da coşkulu destek ve katılımıyla Cumhuriyet değerlerine, laikliğe sahip çıkmak üzere Anıtkabir'e yürüdüler.
Böylelikle, Türkiye'de Cumhuriyetçiliğin ve laikliğin sahipsiz olmadığı, en önemli güvencelerinin bizzat Türk toplumu olduğu bir kez daha görüldü.
Bu çerçevede her vatandaşın, her kurumun, önceki gün Ankara meydanlarını kaplayan tabloyu iyi değerlendirmesi gerekiyor.
Cumhuriyet ilkelerinin AKP iktidarı döneminde zemin kaybettiği hususunda kaygı duyan vatandaşların kendilerini güven içinde hissetmeleri, yalnız olmadıklarını bilmeleri bile bu yürüyüşün en önemli kazanımlarından biri olarak görülebilir."
Cumhuriyet ve demokrasi
"(...) Buraya kadar yazdıklarımız, miting sırasında kürsüden telaffuz edilen her şeyi onaylayacağımız anlamına gelmiyor.
Kanımızca, caddeleri dolduran insanların büyük bir bölümünü oraya taşıyan amaç ve duyguların anlamı, bazı konuşmacıların verdikleri mesajların sığlığını fazlasıyla aşıyor.
Ankara meydanlarında Cumhuriyet ve demokrasi el ele yürümüştür. Demokrasi olmaksızın Cumhuriyet'in hiçbir değer taşımayacağı ortadadır. Keza laiklik olmadan demokrasinin de Türkiye'de yalnızca bir 'şakadan' ibaret kalacağı unutulmamalıdır.
Her ikisi de ancak birbirlerini tamamladıkları ölçüde varlık bulabilir.
Ayrıca Batı'ya dönük doğrultusu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kimliğinin ayrılmaz parçasıdır.
Bu yörüngeden uzaklaşmak Cumhuriyet'in kurucularının bıraktığı mirasa da ters düşer."
Başyazımıza okurlarımızdan gelen yoğun destek, Cumhuriyet ile ülkemize armağan ettiği demokrasinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği gerçeğinin toplumda kuvvetli bir karşılık bulduğunu gösteriyor.
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz.
DersimliCemo Dost
Kayıt: 05 Nisan 2007 Mesajlar: 27 Nerden: Lorton (USA)
Tarih: Çrş Nis 25, 2007 7:19 am Mesaj konusu:
Sadece gazeteler degil Turkiyede hic birsey dogru duzgun degil. Gazeteler ve TV kanallari cogu zaman propoganda yapiyor. Propoganda bitince haberlerde dedigin gibi kim kimle bosanmis kim kimle dost olmus bunlari gosteriyorlar. Turkiyedeki insanlari cahil eden en buyuk sey gazeteler ve TV kanallari oysa insanlari gelistiren en onemli seyler bunlar. Dersim Zazalarin onurudur
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız