| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
selina62 Yeni Dost


Kayıt: 12 Mayıs 2007 Mesajlar: 5
|
Tarih: Cmt May 26, 2007 2:46 pm Mesaj konusu: ankara dinlermi inlermi kendisi bilir |
|
|
Reklamlarımız Destekcilerimiz
Türk devletinin savaştaki ısrarı Türkiye’yi kan gölüne çevirecektir. Barış isteyenlerin kanla susturulduğu bir ülkede ölüm herkesi sevecektir.
Tek taraflı ateşkese sözde diyenler, tek taraflı ateşkesi fırsat bilerek son ferdine kadar yok edeceğiz deyip azgınca yönelenler, bir halkın seçilmiş iradelerine hiçbir kaygı taşımadan saldıranlar, bir ülkenin tüm tarihi ve kültürel değerlerini gözü karaca yok edenler ve milyonların siyasi irademdir dediği önderliklerine en aşağılıca saldıranlar… başka şey beklememelidirler.
Nelerin olacağını tahmin etmek değil, etmemek ahmakça bir durumdur. Bu ahmaklardan çok var anlaşılan şu Türkiye’de. Türkiye’nin nereye doğru gittiğini görmemek, bilmemek hele hele bir aydın için, bir devlet adamı için, bir asker için elbette ahmakça bir durumdur.
Bir daha söyleyelim!
Türkiye uçurumun kenarına doğru sürükleniyor. Ne yaparsa yapsın, ne oyun oynarsa oynasın, ne kadar baskı ve zulüm geliştirirse geliştirsin, ne kadar silah ve cephane alırsa alsın, kime veya hangi devlete neyi peşkeş çekerse çeksin, ne tür imha konseptleri geliştirirse geliştirsin, ne kadar yasak ve yasa geliştirirse geliştirsin Türkiye uçurumun kenarına doğru yol almaktan kurtulamayacaktır.
Kürt halkından özür dileyip demokratik çözümün önü açılmadıkça bu gidişat durmayacaktır. Öyle görünüyor ki bir süre sonra bunu yapmasının da faydası olmayacaktır. Çünkü her şeyin bir zamanı vardır. Ok yaydan çıktıktan sonra git de onu geri getir!
Kürt halkı artık kopuş sürecine girmiş bulunmaktadır. Girilmekte olan süreç artık geri dönülmez bir süreç olacaktır. Hiçbir güç bir aşamadan sonra bu süreci geri döndüremeyecektir. Savaşın kontrollü yürütülmesinde temel rol sahibi olan güç merkezlerine yönelim olursa, savaş kontrolden çıkar. Bu gerçek defalarca dillendirilse de Türk devletine göre sözde sözler olmuş, kulaklar kapatılmıştır.
Bir devlet için ciddiyet önemlidir. Türk devleti ciddiyetini yitirmiş bir devlettir. Nasıl olsa olacak her şeyden sorumlu tutulacak biri vardır. Kendine dönüp bir sorgulama yaparak gidişata dur diyeceğine, her şey dış güçlerle açıklanıp altından çıkılmaya çalışıldı hep.
Şimdi bir kez daha söyleyelim; Türk devleti uçurumun kenarına gelmiş bulunmaktadır. Ayrılık ve kopuş çanları giderek hızlı çalmaya başlıyor. Yarın köklü bir kopuş olduğunda, yarın Türkiye geldiği uçurumdan aşağıya düştüğünde bunu önceden görenler ve söyleyenler mi suçlu olacak.
Türkiye toplumsal bir savaşın eşiğindedir. Toplumsal savaş, kural kaide tanımaz. Toplumsal savaş kontrole gelmez. Tükettikçe tüketir. Öldürdükçe öldürür. Toplumsal savaş bir kaos ve facia durumudur. Toplumsal savaş dost düşman tanımaz. Sorumluları da bunu olacağını söyleyenler değil, buna sebep olanlardır. Buna sebep olanlar, toplumsal savaşın azgın alevleri ile yanıp kül olmaktan kurtulamayacaklardır.
Bombalar Ankara’nın göbeğinde patlamaya başladığı halde halen sağı solu suçlayan ahmaklara bir diyeceğim olmayacaktır.
Çürümüş ve bir kadavraya dönmüş bu köhne devletin bir avuç çıkar şebekesi etrafa pis koku yaymaktan başka ne yapabilir ki!
Sömürgeci ve faşist devletin inkar ve imha uygulamaları durmadıkça, gidilecek başka bir nokta olmayacaktır. Sen milyonlarca tonluk basınca sahip barajın önünde set olmaya çalışırken, barajın aşağılarında oturan sakinin sana en alçakça ve tüm gücüyle saldırması neticesinde bu setin gevşemesi ya da kalkması durumunda kime ne olur?
Bizden söylemesi, Ankara dinler mi, inler mi kendisi bilir. |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
|
|
|
|
<
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|