Munzurun Susmayan Sesi MUNZURCA
İletişi Üye Hesabı Müzik Dinle Haberler Forum Anasayfa
www.Munzurca.com :: Başlığı Görüntüle - Dinmeyen Acı Kerbela
 SSSSSS   AramaArama   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 

Dinmeyen Acı Kerbela

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    www.Munzurca.com Forum Ana Sayfası -> Alevilik Üzerine
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Safak_Turkusu26
Yeni Dost
Yeni Dost


Kayıt:
31 Mayıs 2007
Mesajlar: 2

MesajTarih: Sal Hzr 05, 2007 8:52 am    Mesaj konusu: Dinmeyen Acı Kerbela Alıntıyla Cevap Ver

Reklamlarımız Destekcilerimiz

İSLAM tarihinin kara bir sayfası ... Yüzyıllardan bu yana İslam dünyasını ağlatan acıklı olay ... Bir kaşık suya hasret giden Hazreti Hüseyin'in şehit edildiği uğursuz Kerbela çölü ...

Hazreti Ali'nin büyük oğlu Hasan, babasının yerine geçerek İmam oldu. Siyasal güç de İmamların elindeydi. Sam Valisi Muaviye iktidar tutkusuyla Hasan'a baskıları artırdı. Hasan, bu baskı ve korkutmalar karşısında çekildi. Yerini Muaviye'ye bıraktı. Muaviye yine rahat edemedi. Hasan’ı zehirleterek şehit etti. İmamlık küçük kardeşi Hüseyn'e kaldı. Muaviye'nin yerine gecen Yezit, karşısında rakip olarak Hüseyin'i gördü.

Kufeliler, Muaviye'nin yönetiminden memnun olmadıkları için İmamlığa yine Ali soyunun getirilmesini istiyorlardı. Bu istek daha çok İmamlık hakkinin, yani devlet başkanlığının Muaviye ve soyunun hakki olmayışından ileri geliyordu. Bunun için Hüseyin'i Kufe'ye çağırdılar. Ona uyacaklarını, İmam olarak kendisini tanıyacaklarını bildirdiler, birçok çağrı mektubu yazdılar.

Hazreti Hüseyin, bu çağrıya uymak zorunluluğunu duydu. Yüz kişiyle yola çıktı. Bunlar arasında çocukları ve torunları da vardı. Kufe, o cağda güney Irak'ta ünlü bir kentti. Babil harabelerinin güneyinde ve Fırat’ın bati kolu üzerindeydi.

Yezit, Hz. Hüseyin'in Kufe'ye doğru gelmekte olduğunu öğrenmekte gecikmedi. Babası Muaviye'nin zorla ele geçirdiği İmamlığın elden gideceğinden korkarak telaşa düştü. Hüseyin'i bu isten vazgeçirmek, gerekirse ortadan kaldırmak istedi. Komutanlarından Semre'yi üzerine gönderdi. Hz. Hüseyin Kerbela sahrasına geldiği sırada Semre önünü kesti ve çember içine aldı. Kerbela çölünün o sıcak lığında, Hz. Hüseyin ve yandaşlarına su verilmedi. Çoluk çocuğun su isteği ile inleyen Kerbela çölü, yezit in askerleri tarafından duyulmadı. Fırat ırmağının da yanından geçmesi, Yezit in ne lanet olduğunu daha iyi açıklıyordu.Bu İnsan dışı baskı ile, Hz Hüseyin ve yandaşlarını cögertip ve sonra üstlerine yürüyeceklerdi. Semre'nin birkaç kez fazla gücü olduğu halde, karşısındakinin kimin oğlu olduğunu da iyi biliyordu. Hüseyin ve yanındakiler Yezid'in ordusuyla yiğitçe çarpıştılar. Sonunda yanındakilerin hepsi şehit oldu. Hz. Hüseyin yaralandı, çarpışacak gücü kalmadı. Sinan ve Şimr adli kişiler başını keserek onu şehit ettiler. Bu arada << On Dört Masum-i Pak >> (çocuklar) da şehit edildi. Geri kalanlar tutsak oldular. Bunlar arasında Hz. Hüseyin'in kız kardeşi Zeynep, Ümmügülsüm, kızları Sakine, Fatma, oğulları Ali ve Zeynel' Abidin ile karisi vardı.

Acı haber duyulunca, İslam dünyası bir yasa boğuldu. Ozanlar coştu. Binlerce ağıt yazıldı, söylendi. Aleviler bu acıyı hiç unutamadıkları için, yeni yeni ağıtlarla kuşaktan kuşağa aktardılar. Böylece yüzyıllar boyu sürüp gelen bir edebiyat türü oluştu.

Hz. Hüseyin'in şehit olduğu gün, Arap aylarından Muharrem'in Onuncu günü, Hicret'in altmış birinci (M. 680) yılıydı. Bu gün, yas günü olarak bilinir. Oruç tutulur, su içilmez. Dergahlarda yas törenleri düzenlenir, ağıtlar, dualar okunur.

Ah İmam Hüseyin

Türbesi üstünü nake eylediler
Asık olan canı saz eylediler
Seni dört köseye bas eylediler
Gel dinim imanım İmam Hüseyin

Cağlar sular gibi akışım gelmez
Şehrine giresim çıkasım gelmez
Yezid'in yüzüne bakasım gelmez
Gel dinim, imanım İmam Hüseyin

Senin abdalların yanar yakılır
Katarımız On İki İmam’a katılır
Burada Yezit'lere lanet okunur
Gel dinim, imanım İmam Hüseyin

İmam Hüseyin'in kolları bağlı
Asık olanların ciğeri dağlı
Hazreti Ali'nin sevgili oğlu
Gel dinim, imanım İmam Hüseyin

Senin Asıkların semain tutar
Kadir geceleri sem'alar yanar
Mezhebim İmam-i Cafer'e uyar
Gel dinim, imanım İmam Hüseyin

Pir Sultan’ım eydür, erenler nerde
Calisiz, kayasız bir sahra yerde
Kerbela çölünde, kandilde nurda
Gel dinim imanım İmam Hüseyin




Gökte Melek, Yerde İnsan Ağladı

İmam Hüseyin'e olan zulumat
Gökte melek, yerde insan ağladı
Gidi kesti ellerini, doğradı
Gökte melek, yerde insan ağladı

Elin kesti bir Allah’ın zalimi
O bilmedi ne olacak halini
Ay tutuldu, gün düşürdü nurunu
Gökte melek, yerde insan ağladı

Bir su vermediler ol adil hana
İçtiler Yezitler hem kana kana
çok figan eyledi hem Fatma Ana
Gökte melek, yerde insan ağladı

Dedem oğlu, bak Yezid'in kasdına
Askerini çekti gelir üstüne
Böyle zulüm mü olur Ali dostuna
Gökte melek, yerde insan ağladı

ALINTIDIR
Başa dön (c) Bu yazının her türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir .
Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    www.Munzurca.com Forum Ana Sayfası -> Alevilik Üzerine Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
<

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Kerbela Kırımı ve İmam Hüseyin: Değer... dersim Alevilik Üzerine 0 Cmt Ekm 14, 2006 11:17 pm Son Mesajları Gör

Powered by Dersim © 2006 TeAm