| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
DersiMVataN CANDOST


Kayıt: 08 Temmuz 2006 Mesajlar: 794 Nerden: DersiM
|
Tarih: Cmt Ağu 18, 2007 8:53 am Mesaj konusu: Günün Fıkrası.. |
|
|
Reklamlarımız Destekcilerimiz
Arkdaşlar bundan sonra bu başlık altında..Her Gün Bir Fıkra eklenecektir..
bu çocuklardan zarar gelmez...
Pala Yusuf akşama kadar kahvedeki gazeteleri tek tek okur, dünyada ne olup bittiğini öğrenmeye çalışırdı. Ama kimseye de kolay kolay inanmazdı. Nerede bir tartışma olsa “Biz ehlibeyt çocuğuyuz, gelin kırklara katılın, başka yolunuz, kurtuluşunuz yok” diye de yol gösterirdi...
Bir gün şehrin en işlek yeri olan Altermarkt’ta, arkadaşım Hıdır ile yabancı düşmanlığına karşı bildiri dağıtıp başta Alman vatandaşlar olmak üzere, yerli ve yabancıları bilgilendirmek için propaganda yapıyorduk...
Bizim Pala Yusuf’un, her zamanki gibi elinde tespihi, kafasında fötrüyle, bıyıklarını sıvazlaya sıvazlaya bize doğru geldiğini gördüm...
Yanımıza gelince “Ne haber bizim oğlanlar” dedi. Ben de “İyilik, ne olsun Yusuf Amca. Gördügün gibi bildiri dağıtıyoruz” deyince “Ne bildirisiymiş yine” dedi. Hıdır, Pala Yusuf’u tanımadığı için yarı sert bir ifadeyle “Alın okuyun, görürsünüz ne ile ilgili olduğunu” dedi. Pala Yusuf “Ver bakalım bir tane” dedikten sonra bildiriyi alıp okumaya başladı. Sonra da “Yav hep aynı politika, başka bir şey yok. Bunları boşuna dağıtıyorsunuz yavrum“ dedi...
Hıdır yine atıldı: “Amca hayatın her alanı politika aslında. Öyle değil mi?” Pala Yusuf bu defa kendinden son derece emin bir tavırla, kasılarak ve bıyıklarını sıvazlayarak “Delikanlilar, size bir şey diyeyim mi? Gençsiniz, hayatı tanımıyorsunuz daha. Pişmeniz lazım. Bunun yeri de ehlibeytin yolu, kırklara katılmaktan geçer... Siz bana bir doğru söz söyleyin, ikna olayım. Arkanızdan gelmezsem namerdim” dedi. Bizim Hıdır yine atıldı “Peki Yusuf Amca siz asırlardır niye kırklardan ellilere çıkmadınız“ deyince Yusuf Amca bozuldu, şaşkın bir halde bir sağına bir soluna baktı. Sonra yere bakıp önündeki gazoz kapağını tekmeledi. Ardından toparlanarak “Gel seni bir öpeyim yeğenim. Bu lafı ilk defa sen söyledin bana. Bundan sonra sizin yanınızdayım” dedi. Yanımızdan uzaklaşırken baktım ardından. Az önce bizden aldığı bildiriyi elinde bir buruştrup bir açtı, bir okudu bir kapadı. Sonra yine sağına soluna bakmadan gözden kayboldu...
Ve ondan sonra ne zaman benzer bir çalışma yapsak bu defa Yusuf Amca çarşıda tanıdık arkadaşlara “Bu çocuklar ne dağıtırsa alın. Bu çocuklardan zarar gelmez” diye bizi hem över hem de severdi...

 [/center] |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
DersiMVataN CANDOST


Kayıt: 08 Temmuz 2006 Mesajlar: 794 Nerden: DersiM
|
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
peyzaj Yeni Dost


Kayıt: 04 Nisan 2007 Mesajlar: 1 Nerden: artvin-izmir
|
Tarih: Pzr Ağu 19, 2007 5:42 pm Mesaj konusu: Re: Günün Fıkrası.. |
|
|
Reklamlarımız Destekcilerimiz
 |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
DersiMVataN CANDOST


Kayıt: 08 Temmuz 2006 Mesajlar: 794 Nerden: DersiM
|
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
DersiMVataN CANDOST


Kayıt: 08 Temmuz 2006 Mesajlar: 794 Nerden: DersiM
|
Tarih: Çrş Ağu 29, 2007 7:18 pm Mesaj konusu: Re: Günün Fıkrası.. |
|
|
Reklamlarımız Destekcilerimiz
Desene Senide Kaybettik
İzmirli Nihat son derece insana saygılı, yardımsever, sessiz sakin bir arkadaştı. Çalışırken işyerinde olup olmadığı dahi belli olmazdı...
Alman-Türk; kadın-erkek; yaşlı-genç, kim olursa olsun Nihat‘ı severdi. Nihat da herkesle iyi anlaşır, kimseye saygıda kusur etmez, yemekhanede bile yemeğini yerken sesini çıkarmaz, kıpırdadığını dahi kimse görmezdi...
Bu derece sessiz ve sakin bir arkadaştı Nihat...
Bir gün işyerinde sabah paydosu sırasında ben, Yılmaz Amca, bizim Rıza Abi ve Keramettin yemek masasında oturmuşuz, kahvaltı yapacağız. Çantalarımızı açtık, tam o sırada kapı açıldı ve Nihat girdi içeri. Nihat‘ı görünce hep bir ağızdan “Ooooo Nihat! Nerde kaldın yahu?” dedik... Nihat da her zamanki hal ve hareketleriyle, yarı gülümseyerek, kafasını önüne eğerek masaya oturdu. Sonra “Burdayım. Makinayı temizleyip öyle geldim” dedi. Masaya koyduğumuz kahvaltılıkları yavaş yavaş yiyeyek hem sohbet ediyor, hem de kahkahalarla gülüyorduk. Bu arada Yılmaz Amca’nın dikkati Nihat’ın elindeki fincana takılınca sordu:
- Nihat elindeki fincan ne?
Nihat “Kahve Yılmaz Amca...” diye yanıtladı onu. Yılmaz Amca Nihat’a bir suç islemiş gibi bakarak “Kahve nedir kardeşim? Kahvaltıda kahve mi içilirmiş! Siz burada doğanlar gelenek ve ananelerimizi de unutmuşsunuz! Kahvaltıda çay içilir benim bildiğim! Kahveyi Almanlar içer! Siz Almanlaşmışsınız artık! Desene Nihat, seni de kaybettik!” deyince, Nihat biraz bozularak “Ne alakası var Yılmaz Amca... Kahve Alman içeceği değil ki, herkes içebilir” dedi ve bir daha da konuşmadı.
Sonra ben hariç öteki arkadaşlar Nihat’ı dalgaya alarak “Yılmaz Amca haklı Nihat! Sen Türk değil misin? Ne çabuk unuttunuz kültürünüzü!” dediler. Ama Nihat kafasını önüne eğdi, cevap dahi vermeden kahvaltısını yaptı...
Ondan sonraki günlerde bizim Nihat bir daha kahvaltıya kahve getirmedi...


 [/center] |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
DersiMVataN CANDOST


Kayıt: 08 Temmuz 2006 Mesajlar: 794 Nerden: DersiM
|
Tarih: Cmt Ekm 13, 2007 12:38 pm Mesaj konusu: Re: Günün Fıkrası.. |
|
|
Asli amacı halkın güvenliğini sağlamak olan polisler, ülkemizde çeşitli yollarla insanlara sıkıntı yaşatmalarıyla tanınıyorlar. Misal hırsız giriyor eve ve polis çağırıyorsunuz... Sanki “Hırsız iyice uzaklaşsın mahallleden de, biz ondan sonra gidelim. Şimdi karşılaşırız marşılaşırız hırsızlan!” dercesine ağırkanlı davranıyor polis. Olaydan 2-3 saat sonra ulaşıyor olay mahalline! Hak aramak için yaptığımız eylemlerde suratımıza biber gazı sıkıyor ya da elindeki jopla oramıza buramıza vurmaya çalışıyor! Aşağıda, vatandaşların 155 Polis İmdat hattına bıraktıkları ilginç ve komik ihbarlarını okuyacaksınız. Ya da intikamlarını...
- Bir vatandaş polisten, ‘’berbere gitmesi için babasını korkutmalarını’’ istemiş.
- 155’i arayan küçük bir çocuk, annesinin kendisine çok kızdığını ve dövdüğünü belirterek, annesinin polisler tarafından alınıp alınamayacağını sormuş. Bu görüşmeden kısa bir süre sonra bu kez anne 155’i arayarak asıl yaramazlık yapanın çocuğu olduğunu ve kendisini çok üzdüğünü anlatarak, görevli polislerden çocuğu yaramazlık yapmaması için uyarmalarını istemiş.
- Bir vatandaş otobanda benzininin bittiğini bildirerek benzinci gönderilmesini talep etmiş.
- Annesinin bakkala gitmesi karşılığında kendisine 500 bin lira teklif ettiğini belirten bir başka çocuk ise ‘’Bu konu rüşvete girmiyor mu? Annem suçlu değil mi?’’ diye sormuş.
- Bir ilkokul öğrencisi 3 yaşlarındaki kardeşinin ders yapmasını engellediğini belirterek polislerden yardım istemiş.
- Bir kişi kendisinin hırsız olduğunu, soygun yaptığı işyerinde işyeri sahibi ile birlikte olduğunu belirterek, ekip gönderildiği takdirde teslim olacağını belirtmiş.
- Bir genç cep telefonunun numarasını vererek saat 07.00’de uyandırılmasını istemiş.
- Bir kadın Batman’daki bir derenin köprü sorununun, Mamak’ta bulunan araba hurdalarının dereye dökülmesi ve üzerlerinin betonla kaplanarak çözülmesini önermiş. Bu kadın, görevli polislerin bunun nedenini sorması üzerine de böylece hem hurdaların oluşturduğu kötü görüntünün ortadan kalkacağını hem de köprü sorununun çözüleceğini ifade etmiş.
- Öte yandan iftar topunun patlayıp patlamadığını sormak için 155’i arayan vatandaşların yanı sıra kış aylarında kar yağışı nedeniyle okulların tatil olup olmadığını soran vatandaşlar da 155’in müdavimleri arasında bulunuyormuş.
Polisin adres almak için nereden aradığını sorduğu bazı vatandaşlar, ‘’evin salonundan’’ yanıtını verirken, bazı vatandaşlar da ‘’Nerede oturuyorsunuz?’’ sorusuna ‘’kanepede’’ karşılığını veriyormuş.

 [/center] |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
xortedersim İlerleyen Dost


Kayıt: 21 Temmuz 2006 Mesajlar: 76
|
Tarih: Cmt Ekm 13, 2007 1:05 pm Mesaj konusu: |
|
|
wesbe bram  |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
lastdersimli62 Yeni Dost


Kayıt: 26 Aralık 2007 Mesajlar: 12 Nerden: muğla
|
Tarih: Çrş Arl 26, 2007 10:53 pm Mesaj konusu: Re: |
|
|
emeğe saygı  |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
|
|
|
|
<
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|