| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
sendiren Dost


Kayıt: 07 Mart 2007 Mesajlar: 35
|
Tarih: Cmt Ağu 18, 2007 12:20 pm Mesaj konusu: ANARŞİZM VE SOSYALİZM ÜZERİNE KISA NOTLAR |
|
|
Reklamlarımız Destekcilerimiz
ANARŞİZM VE SOSYALİZM ÜZERİNE KISA NOTLAR
Son yıllarda gerek dünya da ve gerekse de çok üst düzeyde olamasa da ülkemizde anarşist hareketin kendine kanallar yarattığını ve de nispi olarak ta olsa kendini ve yığınları örgütlemeye giriştiğine tanık olmaktayız.Bu gelişme elbette ki tesadüfî değildir.Bunun birçok nedeni vardır.Ama genel olarak dünyadaki ve ülkemizde ki konjonktürel gelişmelerin bunda özel bir rol oynadığını söylemek lazımdır.
Anarşizm,yeni bir akım değildir.Kapitalizmin dünya sahnesine çıkması ile birlikte ortaya çıkmış bulunan bu akım zaman zaman sınıf içinde ve de zamanla da uluslar arası arenada ciddi bir tabana erişmeyi başarmış bir akım olmuştur.Sınıfsal anlamda ideolojik mücadelenin yönelmesi gereken bir akım olmayı halende sürdürmektedir.Ama ciddi bunalımların ,çıkışsızlıkların ve sınıfsal alternatiflerin zayıf olduğu tarihsel kesitler; bu akımın en revaçta biçimde ortaya çıktığı dönemler olmuştur. Emekçi sınıfların ciddi bir arayış içinde olduğu ve komünist alternatifin olmadığı ya da zayıf olduğu anlar en güçlü dönemlerini yaşamıştır.Bu çağımız koşullarında hiçte anormal bir durum değildir.Son 30 yıla damgasını vuran devrim ve sosyalizmin dünya çapında gerilemesi ile at başı giden kendini ifade etme yetersizlikleri,korku ile giden arayışlar,bireyselleşme ve yerelleşme eğiliminin yoğunlaşması,giderek orta sınıfların yok olmasıyla birlikte bu yukarda saydıklarımıza ilaveten gelecek kaygısı vs anarşizmin kendini diriltmesini koşullamıştır.
Anarşizm ile sosyalizm arasında sanki geleceğe ilişkin idealler noktasında teorik anlamda bir ortaklaşma varmış gibi görünse de,gerçekte bilimsel sosyalizm ile anarşizm arasında farklılık ,bilim ve bilim dışılık farkıdır esasta.
Anarşizm nedir?
Anarşizm , ara sınıfların kapitalizmin yıkıcı etkilerine maruz kalması ile proletaryaya yakınlaşmasının sonucu ,sisteme tepkisinin bir biçimi olarak ara sınıflar ideolojisi biçiminde genel olarak tanımlanabilir.İnsanlığın genel ideallerine yakınlaşması sonucu bu akım kendini komünizm çerçevesi içinde tanımlamasını koşullamıştır.Komünizmin insanlığa ilişkin temel sloganlarının bu hareketin her açıdan proğramatik-teorik-pratik olarak yakınlaşmanın temelini oluşturduğunu söyleyebiliriz.Bu anlamda söylemde kalmak kaydıyla komünizm savunusunun varlığını bulabiliriz anarşist harekette.
Anarşizm,kaosun kutsanması,örgütlülüğün,düzenin reddidir.Anarşizm,düzensizlik,örgütsüzlük ,hedefsizlik ve belirsizliktir.Anarşizm bireysel ve kitlesel terörün amaçsızca ve vandalca kullanımıdır.Anarşizm, her yerde ve her alanda kaosun gerçek özgürlük-eşitlik ve adaleti kendiliğinden getirdiğini savunur.Anarşizm için devrim amaçtır,araç değildir.Düzenin yıkılması ana amaçtır ,teorik olarak aksi ne kadar ifade edilmiş olursa olsun…Emperyalist kapitalizmin kaosla yıkılıp komünizmin onun yerine kendiliğinden geleceğini savunur.Anarşizm genel olarak herhangi belirgin bir sınıfın ideolojisi değildir,o açıdan dır ki bir ara sınıf ideolojisi dedik.(Söylem ne olursa olsun)Anarşizm,mevcut düzene karşı olmasının ötesinde her türlü düzene karşıdır.doğal olarak komünizme giden yolu döşeyen ve döşeyecek olan sosyalizm-proletarya diktatörlüğüne de karşıdır.Bu da burjuva liberal özgürlük anlayışıyla ne kadar ortaklaştığının bir göstergesi olarak kabul edilmelidir.Diyalektik tarihsel materyalizm gibi bilimsel bir altyapıya sahip olmadığı buradan kalkmak kaydıyla kendiliğinden anlaşılabilir.Düzen olarak bilimsel bir alternatifleri bulunmamaktadır.bu anlamda ütopik sosyalistlerle ortaklaşmaktadırlar.Her ne kadar düzenin ortadan kaldırılması noktasında devrimci bir karaktere sahip olsalar da,komünizm cenahında değildirler.Zira İspanya iç savaşındaki devrimci tavırları iktidarın yıkıldığı yerel düzeyde bölgelerde devrimcilikleri tükenmiş olup komünistlere karşı bir savaşıma geçmeleri de bunun örneklerinden biridir.
Sosyalizm nedir?
Sosyalizm daha doğrusu bilimsel ifadesi Marksizm ise,düzen ve devlete karşı değildir.Tam tersine Marksizm, proletarya diktatörlüğünün kabul ya da reddini komünizmin mihenk taşı saymaktadır.Proletarya diktatörlüğünü reddedenleri Marksizm çerçevesi içinde görmemektedir.Zira , komünizme ya da gerçek insanlık düzenine ulaşmanın yolu proletarya diktatörlüğü ya da komünizmin ilk aşaması olan sosyalizmin kabulüdür.1. aşama olan sosyalizm,komünizmin ekonomik-sosyal-siyasal-kültürel-eğitsel tüm alt yapısının hazırlandığı aşamadır.Bu mutlak geçiş aşamasının yani proletarya diktatörlüğünün reddi ya da üzerinden atlanılarak üst aşamaya geçilebilirliğinin kabulü imkânsız,akıl-mantık ve bilim dışıdır.
Komünistler esasen,her türden iktidara,ezen-ezilen,yöneten-yönetilen vs ilişkisine karşı olmalarına rağmen,proletarya diktatörlüğünü kabul etmeleri ve de hatta komünizmin mihenk taşı yapmaları ve bunu kırmızı çizgi olarak görmeleri bir çelişki değil midir?Evet bu bir çelişkidir.Bunu komünizmin ilkeleri çerçevesinde ele almadan konuyu anlamak olanaklı değildir.
Birincisi,herkese ihtiyacına göre dağıtım ilkesinin yaşama geçirilebilmesi için herkesten emeğine göre aşamasından geçilmesi gerekmektedir.Yani ekonomik ve siyasal anlamda çalışmanın bir zorunluluktan zevke dönüştürülecek alt yapının oluşturulması gerekmektedir.Bu da kendiliğinden ve sosyalist aşama atlanarak gerçekleşemez.Ekonomik-sosyal-kültürel anlamda olgunlaşmış alt yapı komünizmin zorunlu önkoşuludur.
İkincisi,insanlığın iktidarsızlığın-devletsizliğin öngördüğü bilinçsel ve eğitimsel düzeye ulaşması zorunluluktur.Bu da ciddi bir eğitim ve sosyal-kültürel ilerlemeyi önkoşul sayar.
Üçüncüsü,komünizm bir dünya sistemidir bilimsel olarak.Sınırların,sınıfların,her türden ayrımların ortadan kalktığı bir insanlık düzenidir.Ve de doğal olarak yine bir düzen ve sistem vardır ve de ilkeleri vardır.Dünyanın 2/3 ünün bilimsel anlamda sosyalist aşamayı tamamlaması ve emperyalist kapitalizmin bir daha dirilmemecesine tarihin çöplüğüne kaldırılmasını zorunlu önkoşul sayar.Gerekli her türlü alt yapının hazırlanması için bu süreç zorunludur.
Dördüncüsü,tüm bunların başarılabilmesi için zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayan ve en son devrimci sınıf olan proletaryanın diktatörlüğü yada egemen devleti bu koşulları sağlayacağından başka bir yol yoktur.Sömürülen-ezilen milyon ya da milyarların çıkarlarını korumak,bir avuç azınlığın geriye dönüş imkanları ortadan kaldırmak,komünizme kadar emperyalist kapitalist dış ve iç saldırılara karşı ayakta kalmak,merkezi planlama,kamulaştırma ve komünizmin altyapısının hazırlanması için bu iktidar şarttır.
Sonuç olarak iktidar ya da devlet sorununun kendisi stratejik olarak nihai hedefe ulaşmanın kilit noktası olduğu için komünistler,zorunlu olarak proletarya diktatörlüğünden yanadırlar.Ve de ısrarlı savunucuları olmayı bir kenara bırakalım,ideolojik olarak temel ayrım noktası olarak görürler bu iktidar sorununu.Komünist olup olmamanın denek taşıdır proletarya diktatörlüğünün reddi ya da kabulü.
Doğal olarak bu temel nokta,anarşistler ile komünistlerin stratejik-ilkesel ayrım noktasıdır.Bu sadece tavanda kalmayıp tabanda proletarya ve ezilenlerin örgütlenmesi,mücadelesi ve mücadelesinin içeriği,toplumsal sınıflara yaklaşım gibi diğer ilkesel ayrımları da belirleyen temel bir öğe olmaktadır.Günlük politika ve taktiklerinde aynı süreçten birebir etkilendiğini söylemeye bile gerek yoktur.
Anarşistler devrimci bir örgüte,disiplinli-programı ve tüzüğü olan bir partiye karşıdırlar.Her türden örgütün reddi ile devrim başarılabilir mi?Örgütlü emperyalist faşist saldırganlığa karşı örgütsüz milyarlar ne kadar kararlı,inançlı,ısrarlı olurlarsa olsunlar devrimi ve sosyalizmi gerçek kılabilirler mi?Bu olanaksızdır.Anarşistler kaos ve karmaşanın kendiliğinden devrimi getireceğini söylerken ,komünistler devrimin ancak örgütlü,plan ve programlı,stratejik-taktik donanımlı yığınların eseri olacağını savunur.Ki nitekim geçmiş devrim deneyimleri de bunun kanıtıdır.Anarşistlerin komünizm savunuları teorik ve sözel düzeyin önüne geçemez,zira alternatiflerin bilimsel bir yapısı yoktur.Ama komünistlerin sosyalizmin birinci ve ikinci aşamalar için net programları vardır.
Anarşizm sonuç olarak,bir ara sınıflar yani küçük burjuva ideolojisidir.Sömürü-yağma düzenlerine karşı bir tepki ideolojisidir.Emperyalist kapitalizmin dünya çapındaki yıkıcı etkilerinin artmasıyla birlikte bir küçük burjuva ideolojisi olarak anarşizmin siyasal arenada kendin göstermesi ve kendine kanallar bulması doğaldır.Hele ki,sosyalizmin pratik-politik-teorik-ideolojik olarak gerileme içinde olduğu dönemlerde bu anlamda anarşistlerin arenada yer bulması çok normaldir.Ama sınıf hareketi ve öncülerinin,anarşizme karşı ciddi bir teorik-ideolojik mücadeleyi önemli görevlerinden sayması gerektiği ve bu sınıf dışı hareketin teşhirine gerektiği kadar önem vermesi ile birlikte,sınıfın her türden gerici ideolojiden arındırılması mücadelesinin bir parçası olarak kabul etmesi zorunludur.Her türden ve her renkten burjuva ideolojisinin teşhiri ve sınıf nezdinde açığa çıkarılması komünistlerin tali değil,birincil görevlerinden biridir.
MahmutHalilCan(Sendiren)
www.ateshirsizi.org
http://www.ateshirsizi.org/forum/showthread.php?t=116
 MahmutHalilCan(Sendiren)
http://ateshirsizi.net
http://www.ateshirsizi.tr.cx
En son sendiren tarafından Pzr Ağu 19, 2007 6:46 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
tutunamayan Yeni Dost


Kayıt: 18 Ağustos 2007 Mesajlar: 1 Nerden: istanbul
|
Tarih: Cmt Ağu 18, 2007 11:46 pm Mesaj konusu: ya insaf |
|
|
| ya arkadaşım bir derdin var ise bunları dogru dürüst anlat.insanları aptal yerine koyma.binlerce yıldır şu lanet önyargı sorununu çözemedik.bunda senin yada benim gibi adamların payı çok.bir şeyleri eleştirecek isek bunu hakkettiği biçimle yapalımda bir anlamı olsun.anarşitler için örgütlenmeye karşı demek tek kelime ile aptallıktır.sence bu insanların yaptıkları eylemler kendi kendine gelişen tesadüfü olaylarmıdır.bunlar için bir takım örgütlenme ihtiyaçları yokmudur.bu senin yada senin gibi düşünen insanların anladığı anlamda bir örgütlenme biçimine karşı oldukları için senin veya senin gibi insanların anlamakta olduğu bir şey. dogal olarak örgütlenme biçiminiz farklı bunu anlamak bu kadar mı zor.örgütlenme karşıtı diyemezsiniz.örgütlenmeye karşı olan anarsiştler yokmu var.ama bunların zaten toplumsal dertleri başka. buradan bakarak tüm anarşistler örgütlenme karşıtı demek bilğisizlikten değil başka niyetlerle ifade edilmesi gereken bir durum gibi geliyor bana. |
|
| Başa dön |
(c) Bu yazının her
türlü telif hakkı ve sorumlulugu yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir . Munzurca.com BU konuda Sorumlu Tutulamaz. |
 |
|
|
|
|
<
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|