Munzurun Susmayan Sesi MUNZURCA
İletişi Üye Hesabı Müzik Dinle Haberler Forum Anasayfa
Ana Menü

 Videolar
 Forumlar
 Köşe Yazıları
arrow.gif Şiir Bahçesi
arrow.gif Türkü Arşivi
 Ziyaretçi Defteri
 Video Klipler
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Dosyalar
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Röportajlar
 Albüm Tanıtımı
 Müzik (MP3) Dinle

 Üye Menüsü

 HABER

 Destek

 Bilgi Bankası
 Dersim Munzur
 Zazaca Dersler
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Dersim Resimleri
 Biyografiler
 Bilgi Bankası
 Zazaca Türkü Sözleri
 ZazakiYeni!

 Extra
Röportajlar

bezovut

Pirocan_Mİraz
Zazaki Dersler
· Genel ve Zorunlu Bir Ön Açıklama
· Alfabe Ve Temek Bilgiler
· Bağlaçlar
· Dişil ve Eril Sıfat Örnekleri
· Tek ve Çok Heceli Sözcükler
· Zıt Anlamlı Kelimeler
· Aylar - Renkler - İnsan Vücudu
· Zazaca'da Emir Kipi
· Zazaca'da Fiil
· Fiil Çekimlerinde ‘Şimdiki Zaman’
· İsmin Bükümlü Hali ve ‘Dili Geçmiş Zaman’
· Zazaca'da Tamlama
· Zazacada Sıfat
· Zazaca'da Edat
· Bazı Kelimeler
· Değerlendirme Sınavı
Köşe Yazarları

Dersim 38’le Yüzleşmek…


Alevileri Bazı Alevilerden Korumalı!


Kayıp İşaretler


Munzur Bir Hazinedir!

Site Dergisi

Dergimizi Okumak Veya İndirmek İçin TıkLayın.

‘Karda-kışta’ Dersim’de olmak
Yaz aylarında, birçok insanımızdan “yazın geliyorsunuz ama neden kış olunca hiç kimseyi buralarda göremiyoruz” şeklinde şikayetler çok duymuşumdur. Onları bilmem, ama bu şikayetler içime dert olmuştu desem yeridir. Dersim, sadece yaz aylarında değil kışın da, karın, fırtınanın esiri olduğu günlerde de bizim Dersim’di.
Geçen yıl çok istediğimiz halde gerçekleştiremediğimiz bir düşü gerçek kıldık; ve “karda-kışta” Dersim’de olmanın mutluluğunu, heyecan ve sıcaklığını yaşadık.

Bu düşünce geçen yıl da gündemimizdeydi; ama gerek bizden kaynaklanan eksiklikler, gerekse de projenin bizce çok önemli olan yerel ayağını oluşturamamak, bu kış etkinliğinin hayata geçmesini ancak bu yıl mümkün kılabildi. MASAP (Munzur Aydın ve Sanatçılar Platformu) olarak bu düşünceyi, sorun ve engeller, eksiklikler olsa da bu yıl hayata geçirmekte kararlıydık ve dediğimizi yapmanın haklı gururunu yaşadık, yaşıyoruz...

Etkinliği, özü ve niteliği nedeniyle Dersim’deki bütün örgütlü demokrasi güçlerinin desteklemesi gerektiğine inanıyorduk. Bunun için azami bir gayret ve çaba içerisinde olduk ve bu desteği çok büyük ölçüde sağladık da. Hemen hemen bütün sivil toplum örgütlerimiz, merkez ve dört ilçe belediyemiz, duyarlı kişiler ve iki siyasi parti, destekleyen kurumlar içerisinde yer aldı, tertip komitesinin oluşumuna katıldı. Ancak açık belirtmek gerekirse, birkaç özverili arkadaşımız dışında bu geniş destekleyen yelpazesinin katkısı, umduğumuzdan veya beklediğimizden sınırlı kaldı. Sanıyorum bu da, etkinliğimizin bir “ilk” oluşuyla yakından bağlantılıydı. “Acaba gelecekler mi-gelmeyecekler mi” tereddütleri yaşandığını biliyorum. MASAP Sözcüsü arkadaşımız Cafer Solgun, hazırlıklar için bizden önce Dersim’e gitmişti. Mazgirt’te kendisini gören ilçenin ileri gelen bir yaşlısı, “bu etkinliği yapacağınıza ben şimdi inandım” demiş... Bu “ilk”in ardından atılacak adımların daha güzel ve güçlü olacağının şimdiden kesin olduğuna inanıyorum. “İlk”ler her zaman sancılı olur; ama bir yola adım atmak, bir uzun yürüyüşe çıkmak, öncelikle bir ilk adımı atmayı gerektirir. “Munzur Barış ve Kültür Günleri”, bu “ilk adım” olmuştur.

Yaz aylarında, birçok insanımızdan “yazın geliyorsunuz ama neden kış olunca hiç kimseyi buralarda göremiyoruz” şeklinde şikayetler çok duymuşumdur. Herhalde birçok sanatçı, müzisyen vb. arkadaşım da duymuştur. Onları bilmem, ama bu şikayetler içime dert olmuştu desem yeridir. Çünkü bunlar özünde sitem de bulunan haklı şikayetlerdi ve Dersim, sadece yaz aylarında değil kışın da, karın, fırtınanın esiri olduğu günlerde de bizim Dersim’di. Bu nedenle, ilk gündemimize aldığımızdan beri bu projeyi heyecanla karşıladım, sahiplendim ve hayata geçirilmesi için, MASAP koordinesinde yer alan diğer arkadaşlarımla beraber, elimden geleni yapma çabasında oldum.

Dersim’de uzun kış günlerinin bize bıraktığı çok şey var. Ruhumuzda, kişiliğimizde izleri var. Kışın kar bir yağardı ve bize hiç bitmeyecekmiş duygusu veren uzun bir kış süreci başlardı... Beyaz bir dünya ile kuşatılmış olurduk. O uzun, soğuk, beyaz kış gecelerini bizim için unutulmaz kılan ise, büyüklerimizin anlattıkları masallar ve acılı tarihimizin ağıtlarıydı... Yoğun kar yağışı nedeniyle kapalı kaldığımız köylerimizde su bulamadığımız günleri anımsıyorum ve kar sularından demlediğimiz çayların tadını şimdi çok özlüyorum...

Kış; eskisi kadar zor ve çetin değil belki, ama hala bir kış olgusu var Dersim’de. Zor ve çetin kış şartlarıyla barışık olan Dersimliler, her yıl olduğu gibi bu yıl da, kış mevsimi boyunca devam edecek olan, kara endeksli bir süreci yaşıyorlar. Küresel ısınmayla beraber kendisini gösteren iklim dengesini bozan gelişmeler, herkesi olduğu gibi Dersimlileri de tedirgin etmiş durumda. Konuyla ilgili haber ve gelişmeler yakından takip ediliyor.

Hava ve iklim şartları bir yana, asıl sorun, ülkemizin temel sorunu olan Kürt meselesinin yarattığı çatışma ortamının, barış çabalarına rağmen devam etmesi. Operasyonlar halen devam ediyor... Nitekim bizim Dersim’den dönüşümüzün hemen ardından, Ovacık’ta uçak ve helikopterler bombardıman yaptılar. Bitmek tükenmek bilmez arama ve kimlik kontrollerinin ise, artık bir “güvenlik önlemi” olmaktan çok, insanı taciz ve rencide eden bir uygulamaya dönüştüğünü belirtmek durumundayım. Sıkıyönetimler, OHAL dönemleri geldi geçti, ama demokrasiyle bağdaşmayan uygulamalar maalesef devam ediyor. Bütün bunlar ancak demokratik bir zihniyet dönüşümüyle aşılabilir. Dersim’de bulunduğumuz süre içerisinde, arkadaşlarımla beraber karşılaştığımız uygulamalar bunları bana bir kez daha düşündürdü. Biz Dersim’de barış özlemimizi paylaşmak ve sevgili Hrant’ın katledilmesini lanetlemek için bulunuyorduk; ama varlığımızdan ve barışa dair özlemlerimizi dile getirmemizden rahatsızlık duyanlar da vardı...

Bütün bunlar Munzur Aydın ve Sanatçılar Platformu olarak bu etkinliğe atfettiğimiz anlamın ne kadar yerinde olduğunu gösteren gerçeklerdi. Toplumsal bir istem haline gelen barış çağrılarının, bu coğrafyada, karın ve soğuğun ortasında yankı bulmasının ne kadar anlamlı olduğunu, bizzat görmemiz ve yaşamamız açısından önemliydi.

Yeni Özgür Politika


Mazgirt’te kar yağıyordu

Uçakla önce Malatya’ya oradan da bizi almaya gelen bir araçla etkinliklerimizin ilk programını gerçekleştireceğimiz Mazgirt’e hareket ettik. Yollarda süren uzun ve can sıkıcı kimlik kontrollerinden sonra Mazgirt sınırına girdiğimizde, kar şiddetini oldukça artırmıştı. Yoğun kar yağışı altında bizi ilçe girişinde polisler karşıladı. Kar altında bekletildiğimiz süreyi kar topu oynayarak geçirmemiz de sanırım bir ilkti. Mazgirt ilçesine bu arama noktasından sonra yürüyerek gitmek durumunda kaldık. Zira yolları kapatan kar, araçların ilçeye girişini imkansız kılıyordu. Mazgirt ilçesinde uzun yıllardan sonra ilk kez bulunuyordum. Düğün salonunu dolduran Mazgirtlilerin yoğun ilgi ve sevgisiyle karşılandık. Salonu dolduran ve çoğunluğunu kadınlarımızın oluşturduğu topluluğun bizden daha heyecanlı olduğunu görmek, son derece anlamlıydı. Konuşmalar, şiirler ve Anafatma Kadın Derneği Arbane Grubu’nun gösterisinin ardından sahnedeki yerimi aldığımda mutluydum. Orkestrasız ve en doğal halimle söylediğimiz şarkılarla inledi Mazgirt. Birlikte söylediğimiz şarkıların yanı sıra, Mazgirtlilerle söyleştik, hasret giderdik.

Dersim’de planladığımız panel ve belgesel film gösterisi ne yazık ki gerçekleşemedi. Bunun ilk nedeni Mazgirt’ten çıktıktan sonra yollarda saatlerce keyfi bir şekilde bekletilmemiz oldu. Dersim merkeze vardığımızda kar yağıyordu ve kar yağışı altında Belediye konferans salonunu dolduran insanlar gecikmemiz nedeniyle dağılmaya başlamıştı bile. “38” belgeselini izlemek üzere gittiğimiz Gündoğanlar Düğün Salonu’nda değişik bir sürprizle karşılaştık. Belgeselin gösterimine izin verilmeyerek, bir kez daha tarihimize dair bir gerçeğin anlatılması, paylaşılması, demokratik olmayan bir yöntemle engellenmiş oldu. Dolayısıyla etkinlikleri Hrant Dink arkadaşımızın anısına adamış olmamız, burada bir kez daha anlamını, karşılığını buldu bence. Zira Hrant; toplumsal barışın mümkün olduğunu ve bunun gerçekleşmesinin yolunun diyalogdan, tarihimizle yüzleşmekten geçtiğini bilen ve bu düşüncelerinin mücadelesini veren bir aydındı.

Ovacık’ta hüzün ve coşku

Hemen bir gün sonra, kış mevsiminin belki en zor geçtiği, ancak bir o kadar da güzelleştirdiği Ovacık’a hareket ettik. Havanın bir gün öncesine oranla daha açık olması bizim için önemliydi. Zira açık havada karın beyaza bürüdüğü Munzur Dağları’nı seyretmek bir ömürdü adeta. Öyle de oldu. Sabahın köründen itibaren Dersim il çıkışını bizden ötürü tutan polis hepimizin kimliklerini alıp GBT’lerimizi sorduktan sonra gitmemize izin verdi. Ancak hemen 10 km. sonrasında, “Halbori”de de askerlerce uzun süre bekletildik. Öfkelenmemek için kendimle büyük mücadele yürüttüğümü itiraf etmem gerekir. Bu beklemeler sırasında geçen zamanı katılımcı arkadaşlarımızla birlikte kar topu oynayarak ve bolca fotoğraf çekilerek değerlendiriyorduk. Halbori’den ayrıldıktan sonra Tornova’ya vardık. Ve burada da bizi bekleyen askerlerce kimlik kontrolünden geçtikten sonra, Ovacık ilçemizin merkezine hareket ettik. Her birimizin büyük bir heyecan duyduğu Ovacık’a girişimiz muhteşemdi. Munzur dağları eşsiz bir tablo güzelliğinde karşımızda duruyordu... Beyaza bürünmüş dağların etrafını saran sis bulutu dağılmaya yüz tutmuştu. Sis bulutunun dağılmasıyla birlikte ortaya çıkan berrak manzara, tek kelimeyle büyüleyiciydi.

Ovacık bu çetin kışın ortasında bile hareketliydi; bu, beni, hepimizi çok sevindirdi tabi ki. Etkinlik saati geldiğinde salonu dolduran Ovacıklılar’ın mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Programın Ovacık bölümünün sunumunu, Ovacıklı arkadaşlarımız Cafer Solgun ve Mehmet Çetin birlikte yaptılar. Tiyatrocu Alişan Önlü arkadaşımızın küçük oyunlarıyla gülen Ovacıklılar, ardından Anafatma Kadın Derneği’nin Arbane Grubu’nun gösterisini izlediler keyifle. Yerel bir folklor grubumuzun oyunları da beğeniyle izlendi. Ovacık’a daha önce çeşitli çalışmalar ve özellikle de klip çekimleri için gitmiş, bu eşsiz güzellikteki ilçemizde nitelikli çalışmalar yapmıştım. Ve ilk kez bir konserde Ovacıklılarla şarkılarımı paylaşıyor olmaktan ötürü heyecanlıydım. Bu heyecanı bu sefer yalnız yaşamıyordum. 20 yıllık hayat arkadaşım, sevgili eşim Sevgi ve 17 yaşına girmiş olan kızım Deren ile birlikteydim. Ayrıca Dersim’de iki yıldır Almanya’dan emekli olduktan sonra gelip yaşamaya başlayan annem ile babam da bu etkinliklerde bizi yalnız bırakmadılar. Ovacık sanırım etkinliklerin en anlamlı ve etkili ayağını oluşturdu. Konserden önce birçok platform üyesi arkadaşımızla birlikte evinde ziyaret ettiğimiz Firik dedenin bize ilerlemiş yaşına rağmen bir deyişini sunması da son derece anlamlıydı. Bu yaşlı ozanın ayrıca bizden bir isteği vardı. Yaşadığı evin yenilenmesi için bizden yardım beklentisini dile getirdi. Ümit ediyorum ki, özellikle işverenlerimizin de desteğiyle Firik dedenin bu talebini gerçekleştirerek, ömrünün son yıllarını daha rahat geçirmesine vesile oluruz.

Ovacık öteden beri benim için, acılarımın depreştiği, anılarımın canlandığı ve vurulan arkadaşlarımın ebedi yatağı olduğu kadar, yüreğimin derinliklerinde taşıdığım gizemli sevdamın mekanı olmuştur. İşte benim için bu derin anlam ve içerik taşıyan bu ilçede şarkılarımı söylemenin anlamı büyüktü. Salonu dolduran Ovacıklılara bu dolu ve yoğun duygularla seslendim. Yakın bir zamanda elim bir hastalık sonucu ebediyete uğurladığımız sevgili Hüseyin Gündüzkanat için söylediğim ağıtın anlamı da bunun için büyüktü.

Pertek ve Hozat

Ovacık’tan bir gün sonra, aynı gün içinde hem Pertek’te, hem de Hozat’ta benzer heyecanlar yaşadık. Pertek’te gün ortası olmasına rağmen, spor salonunu dolduran halka belediye başkanı sevgili Kenan Çetin ile DTP ve EMEP il başkanlarının yaptığı konuşmalarla başladı programımız. Burada da platformumuzun Perteklisi şair Nesimi Aday arkadaşımız programın sunumunu yaptı. Aslında, ilişkilerdeki kolektivizm, paylaşım yönüyle de etkinliğimizin son derece güzel geçtiğini belirtmek gerekir. Sözü birbirimizden alıp, birbirimizi tamamlayarak yürüttük programlarımızı. Eksiklikler, hatta acemilikler mutlaka olacaktı ve oldu da; ama onlar da yaptığımız işin doğallığının, içtenliğinin bir parçasıydı.

Sonrasında Hozat’ta gerçekleşen etkinlik de çok anlamlı ve coşkulu geçti. Programın gerçekleştiği salonda adeta izdiham oluştu. Hozatlılar da, bütün Dersimliler gibi, bizi coşkuyla karşıladılar, bağırlarına bastılar.

Merkezde söyleşi

Bir gün sonrasında Dersim’de idik ve artık son etkinlik için kolları sıvamıştık bile. Gündüz belediye konferans salonunda ilk gün yapılamayan söyleşiyi gerçekleştirdik. Söyleşi daha çok çalışmaların bir değerlendirmesi niteliğindeydi. Benim özellikle Dersim’de bulunduğumuz süre boyunca arama noktalarında yaşadığımız sıkıntılara dair tepkimin doğru algılanacağını düşünüyorum. Zira bu uygulamaların insanımızı aşağılayacak kadar abartıldığını söyledim ve gerçek de budur. Bunu aşmak durumundayız. Görev ve sorumluluk sahibi kişi ve kurumların bu noktada daha duyarlı olmaları gerektiği açık. Bu açıklamaların ardından, biz oradan ayrıldıktan sonra, Dersim’den bu anlamda iyi bir haber aldığımızı da ekleyeyim. 12 Eylül’den beri il girişinde mevcut olan bir arama noktası kaldırılmış. Buna çok sevindik ve umarım bu adım, başka olumlu, yapıcı adımlarla beraber devam eder.

Dersim’de akşam Gündoğanlar Düğün Salonu’nu dolduran Dersimliler, il belediye Başkanı, parti il başkanları, sivil toplum örgütü yöneticileri ve Munzur Aydın ve Sanatçılar Platformu üyeleriyle birlikte, barış, demokrasi, halkların kardeşliği mesajları verdiler. Yaklaşan seçim sürecinin bu küçük kentte herşeyden daha çok siyaseti konuşulur kıldığına tanık olmamak mümkün değil. Dolayısıyla bu seçim sürecinin etkisiyle demokrasi güçlerinin şimdi daha bir kenetlenircesine birarada olmalarının, gelecek açısından elzem olduğunu vurgulamalıyım. Irkçı, inkarcı ve statükocu zihniyetlerin veya partilerin artık Dersim’de eskisi kadar rahat olamayacaklarına ve eskisi kadar başarı sağlayamayacaklarına inanıyorum. Dersimliler’in kendi tarihlerinden gelen sorumlulukla, kendi değerlerini temsil edecek bir dayanışma ve sahiplenme duygusuyla hareket edeceklerine olan inancım tamdır.

Dersim merkezdeki programımız da başarıyla gerçekleşti. Tiyatro, söz, şiir, oyun ve bir bütün olarak başarılı bir program sergiledik; bunu Dersim halkının coşkulu ve olumlu tepkilerinden anlıyoruz. Ben de, bir nevi kendi “rekorumu” kırdım diyebilirim; 5 gün boyunca üst üste şarkılarımı söyledim Dersimlilerle. Yoruldum mu? Evet, ama halkın ilgisi, sevgisi ve doğru bir iş yapıyor olmamız, bu yorgunluğumu aldı götürdü. Platformdan bütün arkadaşlarım için de aynı şeyi söyleyebilirim. Herkes, hepimiz kollektif bir çaba ve enerjiyle çalıştık, birbirimizi tamamlayarak bir “ilk”i birlikte başarmanın heyecanını yaşadık.

Munzur Barış ve Kültür Günleri etkinliklerinin son programı ise, “barış zinciri” idi. Dersimlilerle elele vererek oluşturduğumuz barış zincirinin sonunda, barışa, demokrasiye, özgürlüğe dair mücadelemizin her daim süreceğine olan inancımızı, kararlılığımızı daha da pekiştirdik, sağlamlaştırdık.

Bir ‘ilk’i başarmanın heyecanı

Evet, bir ilkti ve başarıyla sonuçlandı Munzur Barış ve Kültür Günleri. Ancak elbette ki, bu başarı öyküsünün asıl kahramanı, salonları dolduran Dersimlilerdi, halkımızdı. Bu başarı ve heyecanı; son anda bir arkadaşımızın (Cemal Taş) evine gidip “bu karda-kışta ne işimiz var” diyerek, defalarca teyitleri alındığı ve bu yüzden basılan broşür ve afişlere de isimleri yazıldığı, uçak biletleri de alındığı halde, bizimle beraber paylaşmaktan vazgeçen arkadaşlarımız oldu. İnsanların haklı tepki ve protestoları vardı. Bence Aynur Doğan ve Nilüfer Akbal’ın, Munzur Aydın ve Sanatçılar Platformu’na, ama özellikle ve öncelikle de Dersim halkına bir özür borçları var.

Eksikleri olsa da başarılı bir “ilk adım” attığımızı düşünüyorum. Bundan sonra daha iyi örgütlenmiş, daha güzel ve başarılı adımlar atabileceğimizin kanıtı, bizzat bu “ilk adım” olmuştur. Yeter ki isteyelim ve gücümüzü, enerjimizi, kapris ve komplekslere kapılmadan, halkımız için biraraya getirmesini bilelim...

Tarih: 25.02.2007 Saat: 23:03 Gönderen: DersiMVataN
 
İlgili Bağlantılar
· God
· Daha fazla Haberler
· Haber gönderen DersiMVataN


En çok okunan haber: Haberler:
Gerilla elbiseli kontra grup bu kez Hozat'ta

Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

İlgili Haberler

Gerilla elbiseli kontra grup bu kez Hozat'ta
İki TİKKO Gerillasının İnfaz Edilmesi
Dersim´de TİKKO gerillaları katledildi
Dersim´de silahlı bir grup yol kesti
Grup Yorum Üyelerine Gözaltı
Başkana Ambulans Davası
Dersim'deki Vahşete Kılıf Bulunamadı
2. Munzur Barış Ve Kültür Günleri Son Buldu.
Askerden 27.Kez Firar Etti
Deprem'in merkez üssü Elazığ

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun