Munzurun Susmayan Sesi MUNZURCA
İletişi Üye Hesabı Müzik Dinle Haberler Forum Anasayfa
Ana Menü

 Videolar
 Forumlar
 Köşe Yazıları
arrow.gif Şiir Bahçesi
arrow.gif Türkü Arşivi
 Ziyaretçi Defteri
 Video Klipler
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Dosyalar
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Röportajlar
 Albüm Tanıtımı
 Müzik (MP3) Dinle

 Üye Menüsü

 HABER

 Destek

 Bilgi Bankası
 Dersim Munzur
 Zazaca Dersler
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Dersim Resimleri
 Biyografiler
 Bilgi Bankası
 Zazaca Türkü Sözleri
 ZazakiYeni!

 Extra
Röportajlar

bezovut

Pirocan_Mİraz
Zazaki Dersler
· Genel ve Zorunlu Bir Ön Açıklama
· Alfabe Ve Temek Bilgiler
· Bağlaçlar
· Dişil ve Eril Sıfat Örnekleri
· Tek ve Çok Heceli Sözcükler
· Zıt Anlamlı Kelimeler
· Aylar - Renkler - İnsan Vücudu
· Zazaca'da Emir Kipi
· Zazaca'da Fiil
· Fiil Çekimlerinde ‘Şimdiki Zaman’
· İsmin Bükümlü Hali ve ‘Dili Geçmiş Zaman’
· Zazaca'da Tamlama
· Zazacada Sıfat
· Zazaca'da Edat
· Bazı Kelimeler
· Değerlendirme Sınavı
Köşe Yazarları

Dersim 38’le Yüzleşmek…


Alevileri Bazı Alevilerden Korumalı!


Kayıp İşaretler


Munzur Bir Hazinedir!

Site Dergisi

Dergimizi Okumak Veya İndirmek İçin TıkLayın.

Sürgün değil artık kendi topraklarında yatıyor
Mehmed Uzun uzak düştüğü topraklarına, Diyarbakır´a ´ölmek için değil yaşamak için´ gelmişti, geçen yıl.

Mehmed Uzun uzak düştüğü topraklarına, Diyarbakır'a 'ölmek için değil yaşamak için' gelmişti, geçen yıl. Çaresi tükenmiş bir hastalığın pençesinde kıvranırken gözleriyle topraklarına bakmayı, kalbiyle bu toprakların iflah olmaz talihsizliğini hissetmeyi istemişti.

Binlerce insanın onu karşılaması, bir an olsun yalnız bırakmaması, yüzlerce gencin kuyruklarda kan vermek için beklemesi, başka hiçbir yazarın tadamayacağı bir duyguydu. Okuma-yazma bilmeyen bir köylünün ona 'Sen bizim sesimizsin' demesi hangi lügatte kaç anlam taşırdı içinde? Uzun, bu duygudan sonra yaşama bütün gücüyle sarıldı, Diyarbakır'ı kendine yeniden yurt edindi.

O Mezopotamya'nın talihiydi, yurttaşları biliyordu bunu. İşte tam da bu yüzden 'Sen bizim sesimizsin' diyorlardı... Mehmed Uzun dün öldü, sürgün değil artık, kendi topraklarında yatıyor.

Sürgün hayatı
Mehmed Uzun 1953 yılında Urfa'nın Siverek ilçesinde doğdu. Genç yaşında cezaeviyle tanıştı. Cezaevinden çıktıktan sonra 1977 yılında İsveç'e yerleşti ve o da sürgün yazarların yazgısını taşıdı... Uzun romanlarını Kürtçe, birçok denemesini ise Türkçe, Kürtçe ve İsveççe yazdı. Kitapları 20'den fazla dilde yayımlandı. 1980'li yılların sonlarından itibaren tanınmaya başlayan Uzun, son birkaç yıldır Türkiye'de de önemli bir okur kitlesine ulaştı. Çokdilli, çokkültürlü olan Uzun, sürgün yıllarında İsveç'te Kürtçe yazmanın uğraşısını verdi. O zamanlar Türkiye'de Kürtçe yasaklı bir dildi. Bunun için sık sık Kürt sözlü kültürünün en önemli öğeleri olan dengbêjleri dinledi. Unutulmuş kelimeleri bu sayede yeniden gün yüzüne çıkardı.
Uzun'un yazınsal serüvenine bakıldığında her defasında yeni arayışların içinde olduğu söylenebilir. Konularda ise belli temaların etrafında gezinir.
Uzun'un Türkiye'de Kürtçeden çevrilen ilk romanı 'Siya Evînê' (Yitik Bir Aşkın Gölgesinde) oldu. Yaşar Kemal'in Muhsin Kızılkaya'ya önerisiyle çevrilen bu roman Kürt entelektüellerin *****huriyet sonrasındaki sürgün acısını ve yurt özlemini ele alır. Bu roman Uzun'un Türkiye okuyucusuna açılımı da oldu. Romanda bir Kürt aydını olan Memduh Selim Bey'in yaşam öyküsünü anlatılır. 'Yitik Bir Aşkın Gölgesinde'yle organik bağı olan 'Kader Kuyusu' ise Kürtlerin en önemli aydınlarından olan Celadet Bedirhan'ın İstanbul'daki elit yaşamını, sürgün yıllarını, Şam'a yerleşmesini ve yine Memduh Selim'in yazgısını paylaşarak yoksulluk içinde ölmesi hakkındadır.

Kitaplarından dolayı yargılandı
Mehmed Uzun, 'Kader Kuyusu'ndan sonra 1940'lı yıllardaki Kürt aydınının yazgısına ara verip bir düş ülkede geçtiği söylenen savaşın içindeki bireyleri ve onların yaşam karşısındaki çelişkilerini ele aldığı 'Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık'ı yazdı. Roman Türkiye'de çok önemli bir okuyucu kitlesine ulaştı. Ancak bu romanla birlikte yazar mahkemelerle uğraşmak zorunda da kaldı. 2001 yılında hem bu romanı hem de Türkçe denemelerini içeren 'Nar Çiçekleri' adlı kitabından dolayı yargılandı. Daha sonra beraat etti.
Uzun, daha sonra yeniden 1940'lı yıllar ve öncesine döndü. Uzun'un bütün romanları boyunca arayışı 'Dicle'nin Sesi'nde tam olarak karşılığını buldu. 'Dicle'nin Sesi' üstbaşlığıyla yayımlanan bu roman iki ciltten oluşmaktadır. Roman dengbêj Biro'nun ölüm döşeğinde hikâyesini anlatmasıyla başlar. Romanın içeriği aslında Uzun'un bugüne kadar yazdığı bütün romanların içeriğini de kapsamaktadır. Sürgünler, savaş, yıkılan hayatlar, Kürtlerin makûs yazgısı, aydınların çaresizliği, çokkültürlülük ve birlikte yaşam güzelliği, kültürlerin bir arada var olması düşü, kelimeler ve dengbêjler.

Uzun, yaşamını yitirmeden önce yeni ve diğer romanlarından bütünüyle farklı bir konu üzerinde çalışıyordu. Kendi yaşamıyla paralellik kurduğu, 1892 yılında Berlin'de doğan dilbilimci ve edebiyat tarihçisi Auerbach'ın Nazi Almanya'sından kaçışını ve Türkiye'de yaşadığı yılları anlattığı 'Auerbach'ın Umudu' adlı romanı yazıyordu...

Uzun'un aldığı ödüllerse şöyle: Türkiye Yayıncılar Birliği'nin Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü, Berlin Kürt Enstitüsü'nün Edebiyat Ödülü, Torgny Segerstedt Özgürlük Kalemi Ödülünü (İskandinavya'nın en önemli ödüllerinden), İsveç Akademisi'nin Stina-Erik Lundeberg Ödülü, Irak Kürdistan Bölgesi Onur Ödülü, ve Diyarbakır Belediyeleri Onur Ödülü.


Abidin PARILTI

Tarih: 12.10.2007 Saat: 07:20 Gönderen: DersiMVataN
 
İlgili Bağlantılar
· God
· Daha fazla Haberler
· Haber gönderen DersiMVataN


En çok okunan haber: Haberler:
Gerilla elbiseli kontra grup bu kez Hozat'ta

Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

İlgili Haberler

Gerilla elbiseli kontra grup bu kez Hozat'ta
İki TİKKO Gerillasının İnfaz Edilmesi
Dersim´de TİKKO gerillaları katledildi
Dersim´de silahlı bir grup yol kesti
Grup Yorum Üyelerine Gözaltı
Başkana Ambulans Davası
Dersim'deki Vahşete Kılıf Bulunamadı
2. Munzur Barış Ve Kültür Günleri Son Buldu.
Askerden 27.Kez Firar Etti
Deprem'in merkez üssü Elazığ

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun