 |
|
 |
 |
| Yargızıs İnfaza uğradı , oda yetmedi TUTUKLANDI |
Hozat'ta askerlerce vurulan Rıza Çiçek, tutuklandı. Kimlik kontrolü yapan askerler tarafından vurulduklarını belirten Çiçek yaşadıklarını, “Tim komutanı silahını bana doğrultarak göğsüme ateş etti” diye anlattı.
Hozat'a bağlı Kurukaymak-Boydaş Köyü'nde 27 Eylül günü odun toplamaya giden iki kişi askerlerce taranmış, Bülent Karataş yaşamını yitirmiş, Rıza Çiçek ise ağır yaralı olarak Elazığ Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmıştı.
Yoğun bakımda olan Çiçek, askerlerin saldırısına uğramış olmasına rağmen “Devletin bütünlüğünü bozmak” ve “Yasadışı örgüte üye olmak” iddiasıyla Elazığ 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı. Çiçek, şu an Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi tutuklu koğuşunda. Avukatı Hüseyin Aygün aracılığıyla açıklama yapan Çiçek, askerlerin kendisini nasıl vurduğunu anlattı.
'Bal kütüğü kesmeye gitmiştik'
Çiçek, askerlerin kendilerini yanlarına çağırdıklarını, sonra da 'kaçın' diyerek ateş ettiklerini söyledi. Bülent Karataş'ı yanından uzaklaştırdığını belirten Çiçek, “Kurukaymak Köyü yakınlarına bal ağacı kütüğü almak için 26 Eylül'de sepetli motor, el hızarı, at ve başka bir kısım malzeme de yanımızda olduğu halde gittik. Gece geciktik ve derede ateş yakarak kaldık. 27 Eylül'de öğlen vakitlerinde bulunduğumuz yere bir grup asker geldi. Bizden kimlik sordular. Verdik. Bize 'Burada fazla kalmayın terk edin bölgeyi' dediler. Biz de, 'derede bulunan malzememizi alabilir miyiz? Sonra gideriz' dedik.”
'Kaçın dediler sonra ateş ettiler'
Askerlerin önce tekliflerini kabul ettiklerini ama malzemeleri aldıktan sonra tekrar kimlik kontrolü yaptıklarını aktaran Çiçek, olayı şu şekilde anlattı: “Dereye indik malzemeyi aldık. Tekrar askerlerin yanına geldik. Bizden yine kimlik istediler. Başlarındaki komutan telsizle konuştu ve bize birden 'soyunun' dedi. Biz ne olduğunu sormak istedik ama 'çabuk elbiselerinizi çıkarın' dedi. Ben kazağımı çıkardım, atletle kaldım. Bu sırada Bülent Karataş'ı ayırıp göremediğim bir yere götürdüler. 'Yere çömel' dediler. Çömeldim, bir yandan da, 'bizi niye öldürüyorsunuz komutanım bizim ne suçumuz var' diye yalvarıyordum. Bu sırada bana 'kaç' dediler. Kaçmadım. Bir dipçik vurdular, aşağı doğru yuvarlandım. Komutan iki kere ateş etti. Göğsümden ve sol omzumdan yara aldım. Yalvarmaya devam ettim. Silah atışı durdu. Sonrasını hatırlamıyorum”
'Bütün izler olayın infaz olduğuna götürüyor'
Av. Aygün, “Yapılan resmi duyurularda çelişkili olarak 'dur ihtarına uymadılar', 'arama tarama sırasında iki iki örgüt mensubu etkisiz hale getirildi' vb. açıklamalara yer verildi. Olay kamuoyunda geniş tepkiye neden oldu. Hozat İlçesi'nde toprağa verilen Bülent Karataş'ın cenazesine 5 bin insan katıldı ve 'yargısız infaz' protesto edildi” şeklinde konuştu.
Olaydan ötürü CHP'den bir heyetin Hozat'ta incelemelerde bulunduğunu hatırlatan Aygün, şöyle devam etti: “CHP adına Kemal Kılıçdaroğlu, tarafından yapılan açıklamada 'Rıza Çiçek'in kurşun yarasını önden almış olması karşısında dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle vurulduğu iddiası araştırılmalıdır' demişti. Yani yargısız infaz CHP tarafından açıklandı.”
Aygün, olayın yargısız infaz olduğuna dair birçok iz olduğuna dikkat çekerek, “Olayın gerçekleştiği günün ertesinde ateş açma olayının yaşandığı bölgeye giden Hozat *****huriyet Savcısı 'silah, mühimmat veya suç unsuruna rastlamamıştır. Askerlerden ölen, yaralanan veya zarar gören hiç kimse olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu durum 'silahlı çatışma' tezini zayıflatmıştır. Olay yerinde mağdurlardan kalan at, el hızarı, sepetli ve ruhsatlı motor gibi malzemelere rastlanmıştır. Bunlar, 'örgütsel malzeme' olamayacağına göre bu durum ancak 'sıradan köylülerin' vurulduğunu gösterir" dedi.
'Çiçek ön taraftan yaralandı'
Elazığ Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi gören Çiçek'in kurşun yarasını ön taraftan aldığının ortaya çıktığına dikkat çeken Aygün, “Bu durum, 'dur ihtarına uymadılar' açıklamasının inandırıcılığını büsbütün ortadan kaldırmıştır. Zira; ihtara uymayan ve kaçan bir kişinin arkadan vurulması gerektiği yaşamın olağan akışının bir sonucudur” diye konuştu.
'Gizlilik kararı infazı örtmeye dönüktür'
Hozat Sulh Ceza Mahkemesi tarafından gizlilik kararı alınmasının yargısız infazı örtme amaçlı olduğunu söyleyen Aygün, “Olaydan hemen sonra süratle Hozat Sulh Ceza Mahkemesi tarafından müdahil taraf olarak bizim dosyayı inceleme ve suret alma yetkimiz kısıtlanmıştır. CMK 153/2. maddedeki kısıtlama yetkisinin acele bir şekilde kullanılması soru işaretlerine neden olmuştur. Madde metnine göre 'soruşturmanın amacının tehlikeye düşmesi ihtimali' olması halinde kısıtlama kararı verilebilir. Böyle bir tehlike olmadığı halde verilen bu kararla yargısız infazın üstü örtülmek mi isteniyor? şeklinde haklı kuşkulara neden olmuştur."
Rıza Çiçek'in anlatımlarının bu olayın bir infaz olduğunu gözler önüne serdiğini belirten Aygün, adaletten beklenenin mağdurları korumak, suçluları cezalandırmak olduğunu, Dersim halkının ve gözü yaşlı ailelerin suçluların cezalandırılmasını ve adalet istediklerini sözlerine ekledi.
|
| Tarih: 13.10.2007 Saat: 06:32 Gönderen: DersiMVataN |
|
 |
 |
|
 |
 |
|
| |
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|
|