Munzurun Susmayan Sesi MUNZURCA
İletişi Üye Hesabı Müzik Dinle Haberler Forum Anasayfa
Ana Menü

 Videolar
 Forumlar
 Köşe Yazıları
arrow.gif Şiir Bahçesi
arrow.gif Türkü Arşivi
 Ziyaretçi Defteri
 Video Klipler
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Dosyalar
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Röportajlar
 Albüm Tanıtımı
 Müzik (MP3) Dinle

 Üye Menüsü

 HABER

 Destek

 Bilgi Bankası
 Dersim Munzur
 Zazaca Dersler
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Dersim Resimleri
 Biyografiler
 Bilgi Bankası
 Zazaca Türkü Sözleri
 ZazakiYeni!

 Extra
Röportajlar

bezovut

Pirocan_Mİraz
Zazaki Dersler
· Genel ve Zorunlu Bir Ön Açıklama
· Alfabe Ve Temek Bilgiler
· Bağlaçlar
· Dişil ve Eril Sıfat Örnekleri
· Tek ve Çok Heceli Sözcükler
· Zıt Anlamlı Kelimeler
· Aylar - Renkler - İnsan Vücudu
· Zazaca'da Emir Kipi
· Zazaca'da Fiil
· Fiil Çekimlerinde ‘Şimdiki Zaman’
· İsmin Bükümlü Hali ve ‘Dili Geçmiş Zaman’
· Zazaca'da Tamlama
· Zazacada Sıfat
· Zazaca'da Edat
· Bazı Kelimeler
· Değerlendirme Sınavı
Köşe Yazarları

Dersim 38’le Yüzleşmek…


Alevileri Bazı Alevilerden Korumalı!


Kayıp İşaretler


Munzur Bir Hazinedir!

Site Dergisi

Dergimizi Okumak Veya İndirmek İçin TıkLayın.

Bir delinin hatıra defterinden Kesitler
Divaneliğiyle Dersim'de bir efsane haline gelen ve halkın dilinden düşürmediği ünlü delisi Seyuşen'in heykeli dikildi, şimdi de belgesel filmi yapılıyor. DersiM halkı diğer toplumların aksine delilerini dışlayarak değil, neredeyse yücelterek ve sahiplenerek rehabilite ediyor..

Dünyada sadece bir kentin 'deli'lerini heykelini dikecek kadar sevdiğini biliyor musunuz? O kent bizim ülkemizde ve adı Dersim. Heykeli dikilen delinin adı da halkın bildiği isimle Seyuşen, namı diğer Hüseyin Tatar. Kentin delilerine verdiği bu önem üzerine Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden üç öğretim üyesi Seyuşen'in belgesel filmini çekmeye karar verdi. Proje, ulusal ve uluslararası yarışmalarda da gösterilecek. İnsanın Deli Dediği adlı proje Egemen Adak ve Kumru Berfin Emre tarafından yürütülüyor, projenin danışmanı ise Prof. Dr. Bahar Gökler. Bir delinin heykelinin dikilmesinin ilgilerini çektiğini söyleyen Egemen Adak, 1930 doğumlu Seyuşen'in Mazgirt'e bağlı Beydamı köyünden olduğunu ve askere gidip geldikten sonra ruh sağlığının bozulduğunu anlatıyor. Rivayet odur ki, çocukluğunda tanık olduğu Dersim İsyanı ve birçok yakınını kaybetmesi, hastalığının en önemli nedenidir. 20'li yaşlarda adı artık Seyit Hüseyin'in kısaltılmış hali, Seyuşen'dir ve bir divanedir. Pek konuşmaz, ancak sevdikleriyle konuşur. Dilenmez, kimseyi rahatsız etmez, kimseye zarar vermez. Divanedir ama gururludur. Ancak kalbi temiz olanların masasına gider ve onların yemeğini teklifsiz yer, içkilerini doğallıkla içer, yanık sigaralarını ellerinden alır. Ne kimseden para kabul eder, ne sigara paketi, ne de yardım. Belki de bu tavrından dolayı, herkes tarafından sevilir, sayılır, lokantasına gittiği esnaf onu doyurmak için canla başla çalışır, mağazasına gittiği esnaf onu giydirmeyi görevi sayar. Dinsel bir saygıdan olsa gerek, uzun yol şoförleri bile onu yanına alıp neşelenmek ister. Birini sevmezse, ona takma adlar takar. Seyuşen tarafından sevilmek bir övünç vesilesidir. Egemen Adak dünyanın her yerinde delilerin toplumdan tecrit edildiğini, ama Seyuşen ve başka delilerin Dersim'de rahatça gezdiğini anlatıyor. Seyuşen'in şizofren hastası olduğunu hatırlatan Adak bir yandan da kumaşı temiz bir insan olduğunu söylüyor: "Öyle ki, birçok insanın evine zorla götürmek, misafir etmek istemesine karşın o bunu reddedip Tunceli'in çetin kış koşullarına rağmen sokakta yatmayı seçmiş. Kendisine para verenleri terslemiş, verilen yeni elbiseleri çıkarıp eski, yırtık giysilerine dönmüş." Öte yandan Seyuşen'in son derece sosyal bir insan olduğunu da öğrenmiş Adak: "Bir süre sonra insanlar mekânıma, soframa bereket getirsin düşüncesiyle işyerlerini, sofralarını hatta evlerini Seyuşen'e açar ama o yine bildiğini yapar." Zaman geçtikçe çarşı esnafının ve Dersim halkının sevgilisi haline gelen bu garibanın ünü dilden dile yayılır. Aslında bunun bir nedeni de, Dersim yöresinde kutsallığına inanılan, Kureyşan aşiretine mensup olmasıdır. Kureyşan aşireti, Alevilere göre pirlik, dedelik atfedilen bir aşirettir.

SOSYAL BİR DELİ
Seyuşen'in hisleri de çok kuvvetlidir. Bir sıkıntısı, derdi veya beklentisi olan gelip ona muradının olup olmayacağını sormaya başlar. Verdiği cevapların büyük kısmı gerçekleşir. Bundan sonra onun deli olmadığı 'Allah'ın budalası' ermiş bir şahsiyet olduğu düşüncesi yayılır. Kar altında uyuyup donmayan, hiç hastalanmayan para veya herhangi bir dünyevi isteği olmayan, herkesin verdiğini kabul etmeyen bu kişinin ünü gurbetçi Dersimliler vasıtasıyla Almanya'ya ve çeşitli Avrupa kentlerine kadar uzanır. Seyuşen de Dersim halkının bu yoğun sevgisi ve ilgisine gülümsemesiyle, sessiz tavırlarıyla ve ıslığıyla karşılık verir. Hastası, derdi sıkıntısı olan kişilerin yanına yanaşıp 'korkma iyileşir' ya da 'bir şey olmaz' gibi sözlerle teskin eder. Seyuşen darbe sonrası sıkıyönetim günlerinde bir gün çarşıya iner, etrafa bakar, kimseyi göremez. Telaşa kapılarak hızla polis karakoluna koşar. Eline aldığı irili ufaklı taşları karakola fırlatarak, "Ne yaptınız halkıma, 38 mi geldi, halkımı nerede öldürdünüz," diye bağırır. Orada bulunan polisler bir şey olmadığını sadece sıkıyönetim olduğu için dışarı çıkma yasağı olduğunu, herkesin sağ salim evinde olduğunu söyler. Polislerin sıkıyönetim gerekçelerine inanmayınca, Seyuşen'i polis arabasına atıp kapı kapı dolaştırmak ve halkın yaşadığını böyle göstermek zorunda kalırlar.

ÖLÜMÜNÜ BİLDİ
'Ben kolay kolay ölmem beni bir deli öldürecek' diyen Seyuşen'in bu hissi de doğru çıkar ve 1994 yılı sonbaharında sokakta uyurken Tunceli'e öğretmenlik için gelen yine şizofren hastası bir öğretmen tarafından başına taşla vurularak öldürülür. Böyle iyi yürekli bir akıl hastasının öldürülmesi Dersim halkı tarafından büyük tepkiyle karşılanır. Cenazesine on binlerce insan katılır. Dönemin belediye başkanı Mazlum Arslan ve milletvekili Kamer Genç'in katkılarıyla Seyuşen'in heykeli yapılarak yine Dersim valisi ve resmi devlet erkânının katıldığı resmi bir törenle açılışı yapılır. Seyuşen, Tunceli'in en ünlü delisi, ama onun dışında şimdilerde Baba Bertal, Deli İbo gibi deliler de Dersim'de günlük hayatın birer parçası. Üstelik her birinin de Seyuşen gibi filmlik öyküleri var.

Tarih: 15.10.2007 Saat: 08:09 Gönderen: DersiMVataN
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Kültür Sanat
· Haber gönderen DersiMVataN


En çok okunan haber: Kültür Sanat:
Mikail Aslan'dan yeni ALbüm ZERNKUT / SiMYA

Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

İlgili Haberler

Doğunun Notacısı: Mikail Aslan
Mikail Aslan'dan yeni ALbüm ZERNKUT / SiMYA
Mikail Aslan 12 Yıl Sonra Türkiyede
Nizamettin Ariç Yeni Grubu ile Sahnede
Yeni Anayasaya Karşı Miting
Kahraman kardeşler albümlerini tanıttı
Soykırım Sonrası Dersim / Haydar Işık
Hoşçakal Dersim / ErdaL Er

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Bir delinin hatıra defterinden Kesitler (Puan: 1)
Gönderen: emo1 Tarih: 15.10.2007 Saat: 08:29
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Tesekurler Dersim Gene GÖstermisin buyuklugunu Deli dediklerimizi basmıssın yuregine Xızır yardımcısı olsun Tum Dersideki Engelli vatandaslarımızın...


Sehusenin heykelını ve Belgesel Filmini Cekenlere sonsuz tesekurler...

Sevgilerle



Re: Bir delinin hatıra defterinden Kesitler (Puan: 1)
Gönderen: DersiMVataN (dersimvatan@munzurca.com) Tarih: 15.10.2007 Saat: 08:30
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder | Günlük)
saolsun :) kamber gençde yardım etmişti heykel için :))



Re: Bir delinin hatıra defterinden Kesitler (Puan: 1)
Gönderen: baba_ali Tarih: 15.10.2007 Saat: 08:31
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
tşk ederim süperrrsin vallah cok guzel acıklama yapmısın yazan ellerıne saglık yüregien dert keder dusmesın devamını beklerım dost HIZIR senle olsun hep dersimvatan