 |
|
 |
 |
| ‘Yine gazeteci olmasını isterdim’ |
‘Bu haberi mutlaka ben izlemeliyim’ diyerek gittiği haberde
polislerce gözaltına alınarak katledilen Evrensel Gazetesi muhabiri
Metin Göktepe’nin ölümünün üzerinden 12 yıl geçti.
Oğlu Metin’in fotoğraflarını yanı başından ayırmayan anne Fadime
Göktepe, “Metinim hayatta olsaydı yine gazeteci olmasını isterdim”
dedi. Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe katledilmesinin 12.
yılında anılıyor. Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, 8 Ocak 1996
tarihinde Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenazesini
izlemek üzere Alibeyköy’e gitti. “Sarı Basın Kartı” olmadığı
gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Haberi izlemekte ısrarcı davranınca da,
gözaltına alındı ve yüzlerce insanla birlikte Eyüp Kapalı Spor
Salonu’na götürüldü. Burada polislerin şiddetli cop darbeleriyle
dövülerek öldürüldü. Cinayetin üzeri polis ve İçişleri Bakanlığı
yetkililerinin “Sandalyeden düştü”, “Duvardan düştü” sözleri ile
kapatılmaya çalışıldı. Ancak meslektaşları Göktepe’nin katillerinin
yakasını bırakmadı. Metin Göktepe cinayeti, ilk günden itibaren basın
tarihinde, devletin basına yönelik tutumunu gösterdiği kadar,
gazetecilerin meslektaşlarına sahip çıkmasının ve halkın haber alma
hakkını savunmasının önemli bir örneği olarak kayda geçti. Bu
mücadelede, genç gazeteciler ile Metin’in muhabirlik yaptığı Evrensel
gazetesi, başta annesi Fadime Göktepe olmak üzere Göktepe ailesi ve
avukatları ile Metin’in haberini yaptığı emekçiler en önde yürüdüler.
İlden ile sürülen Metin Göktepe davasında, Göktepe’ye işkence yapan 5
polis, 7’şer yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay, 6
polisten 5’inin cezasını onaylarken Emniyet Amiri Seydi Battal Köse’nin
cezasını esastan bozdu. Göktepe ailesinin dönemin İstanbul Emniyet
Müdürü olan Orhan Taşanlar ve Yardımcısı Kemal Bayrak’ın da
yargılanması yönündeki talepleri ise reddedildi. Verilen cezalar tatmin
edici olmamasına rağmen Göktepe davası, “mahkumiyet kararı çıkan ilk
gazeteci cinayeti davası” olarak tarihteki yerini aldı.
‘Fotoğraflarını elinden düşürmüyor’
Katledilen gazeteci Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe, oğlu
Metin’i anlattı. “Benim için sizler de birer Metinsiniz” diyen Anne
Göktepe, “Metinim çok iyi bir insandı. Bize karşı, arkadaşlarına karşı,
komşuya karşı, herkese çok iyiydi. Hiç kimsenin kalbini kırmak
istemezdi, herkese eşit davranırdı. Bir böceği bile ezmezdi. Onunla
birlikte bu evde yaşadık. Her gün onu bu balkondan uğurluyordum. Bir
gün balkondan, arkasından seslendim ‘Neden bir tarafın eğik
yürüyorsun?’ dedim. Gülerek, ‘Çantam ağır bu nedenle’ dedi. Yatmadan
önce de her gece onun odasında saatlerce konuşurduk. Benimle sohbet
etmeden yatmazdı. Şu an fotoğraflarına bakarken benimle konuşuyor gibi
hissediyorum. 6 çocuğum daha var ama onun yeri bambaşkaydı” diyen
Göktepe, yaşadığı acının hiç bir zaman hafiflemediğini söyledi.
‘Ne aradı ne de geldi...’
Olay günü sabahı Metin’i işe uğurladığını belirten Göktepe,
yaşadıklarını şöyle anlattı: “Metinimin evden çıktığı o gün arkasından
bakakaldım. Sanki içime doğmuştu, huzursuzdum. Akşam olmasını bekledim.
Yemeğini hazırladım, yatağını düzelttim. Bekle bekle Metin yok. Metin
geç geleceği zamanlar her gece saat 10’dan önce arardı, ama o gün ne
aradı ne de geldi. Balkonda bekledim, O’na benzeyen birini gördüm ama
Metin değildi. Diğer bir oğlum ağlayarak eve geldi. Metin’imin
öldürüldüğü kara haberi getirdi. Ne yaptığımı hatırlamıyorum. Kendimden
geçmişim. Ah Metinim! Metin, sen benim her şeyimdin. Ölümün bana mezar
oldu.”
‘Metinim kötü bir şey yapmadı’
Gerçekleri halka ulaştırmaya çalışan gazetecilerin birilerini rahatsız
ettiğini ve yaşamlarının her zaman risk altında olduğuna dikkat çeken
Fadime Göktepe, şunları söyledi:”Metin ‘Gazeteci olacağım’ dediğinde
ilkin çok razı olmamıştım. Çünkü Uğur Mumcu, Abdi İpekçi gibi adamlar
da kötü adam değillerdi. Onları öldürdüler. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan
da bizim gibi fakir fukarayı bataklıktan çıkarmak için mücadele
ediyorlardı ama onları da astılar. Metin’im de haksızlığa karşıydı.
‘Metin’i öldürmesek başımıza çok iş açılır’ dediler. Bu nedenle
öldürdüler onu. Metin’im kötü bir şey yapmadı ki... Cezaevindeki
olayları haber yapmak istedi. Yapılacak haberlerden korkmasalardı
öldürmezlerdi. O kadar gazeteci vardı ama onlar Metin’i vurdular. Ama
Metin’in kalemi değil, onların boynu kırıldı. Çünkü sizin gibi emekçi
çocuklar, gazeteciler, Metinimin yanında oldu. O’nu unutturmadınız.
Metin ölmedi diyorsunuz... Metin haksızlığın açığa çıkmasını istiyordu.
Haklıydı, çünkü gazeteciler olmasa kimler yansıtacak olup bitenleri.
İnsanları öldür öldürt at dereye... Kim bunları araştıracak, bize bilgi
verecek, haklıyı da haksızı da yazma cesaretini bulacak. Ama Metinim
yazıyordu. Metinim hayatta olsaydı yine gazeteci olmasını isterdim. Hem
de çok isterdim.” Fadime Göktepe, oğlunun ölümüne ilişkin yargılamayı
ve verilen cezaları da yeterli bulmadığını, asıl sorumluların cezasız
bırakıldığını söyledi.

|
| Tarih: 08.01.2008 Saat: 11:09 Gönderen: DersiMVataN |
|
 |
 |
|
 |
 |
|
| |
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|
|