
Güncel, politik, siyasal ve sosyal konulu resimler çizen Semra Bulut Bidav,
yerleştiği Dersim’de tuvaline bu kez savaşı ve acıyı resmediyor.
Bulut Bidav, bölgede sanatsal aktivitelerin gelişmesinin yaşamı her alanda
geliştireceğini ifade etti. Edirne’nin Keşan İlçesi’nde iki çocuklu memur bir
ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya gelen Semra Bulut Bidav’ın, küçük yaşlarda
başlayan resim merakı, bir gün kendisini Türkiye’deki sayılı ressamlar arasına
taşımayı başardı. 1- 9 Aralık 2007 tarihinde İtalya Fortezza da Basso’da 76
ülkeden 840 sanatçının katıldığı 6. Floransa Çağdaş Sanat Bienali’ne Türkiye’yi
temsil eden Bidav, Dersim’e ilişkin ilk izlenimlerinden oluşan resim sergisi
açma hazırlığında. Geçtiğimiz yıl Dersim’e yerleşen Bidav’ın ilk izlenimleri
ise, ‘savaş ve savaşın etkileri’nden oluşuyor. Daha önce İstanbul, Bursa ve
İtalya gibi değişik yerlerde toplam 7 ayrı resim sergisi açan Bidav’ın istemi
ise bölgede sanat aktivitelerin gelişmesi için resmi kurum ve sivil toplum
kuruluşlarının daha duyarlı olması. İstanbul TÜYAP’ta ‘Genç aktiviteler’ adı ile
açılan ve birçok sanatçının da resimlerinin sergilendiği bu sergide Bidav’ın bir
çalışması nedeniyle bütün sergi hakkında ‘Askeri yetkililere hakaret etmek”
suçundan soruşturma açıldı. Çizdiği bir resimde kaplumbağa terbiyecisini
‘General’, kaplumbağanın kendisini de ‘miğfer’ olarak çizen Bidav, adliye
koridorlarını arşınladı.
‘Dersim’de resim sergisi açacağım’
Dersim’de yakın zamanda ilk izlenimlerinden oluşan resim sergisi açmayı
hedeflediğini belirten Bidav, “Sanki burası Türkiye’nin dışında bir şehir.
İnsanların yaşamı davranışları her şey çok farklı. İnsanların kendilerini
toplumsal baskıdan uzak çok rahat ifade edebiliyor. Ama bölgede var olan
çatışmalar olumsuz bir etki bırakıyor. Bana çok anlamsız geliyor savaş. Çünkü bu
bazıları zengin ediyor. Ve kadın bunun dışında. Erkekler yıkıyor kadınlar ise
yeni hayat kuruyor. Ve sanat da bu aslında, yeniden yaratmak. Ben de bütün bu
izlenimlerinden oluşacak bir sergi açmayı planlıyorum” dedi.
Ekonomik açıdan kendini finanse etmek ve sergi bütçesini çıkarmak için ek olarak
öğretmenlik yaptığını ve çocuk kitaplarına resim çizdiğini ifade eden Bidav,
“Burada doğa ve yaşamın kendisi benim için büyük ilham kaynağı. Tek bir sıkıntı
var, yaptığınız resimleri gösterememek. Pazar imkânı pek yok” diye konuştu.
‘Azınlık psikolojisi ile hareket ediyorlar’
Çizdiği resimlerde daha çok güncel politik, siyasal ve sosyal olay ve durumları
ele alan Bidav, kadın olarak resimle, sanatla uğraşmanın Türkiye şartlarında çok
büyük mücadele gerektiğini belirterek, kadınların bu zorluklar karşısında ancak
güçlerini birleştirerek başarılı olabileceğini söyledi. Erkek egemenlikli bir
toplumda kadınların her alanda tek başına olduğunu kaydeden Bidav, “Bazen
İstanbul’da galerilerle görüşmeye gittiğimizde birçok kez geri çevrildik. Çünkü
süreklilik için erkekler tercih ediliyor. Kadınlar için diyorlar ki evlenip bu
işi bırakabilirler. Bu durum kadının sanatsal anlamda ilerlemesinin önünde
engel. Bun karşı kadınlar da birlikte hareket etmeliler. İstanbul’da yaklaşık 60
kadından oluşan bir grup ressam birlikte hareket edip sergiler açıyor. Ama orda
da şu sorun var; azınlık psikolojisi ile hareket ediliyor” diye konuştu.
Birçok kadın ressamın başarılı olmak için ‘erkek gibi düşünmenin’ gerekliliğine
inandığını ifade eden Bidav, şunları söyledi: “Kadın gibi düşünmek gerekiyor.
Birçok arkadaşımız ‘Bu işte ilerlemek istiyorsam erkek gibi olmalıyım’ diye
düşünüyor. Yani onlara göre eğer ben sanatçı olmak istiyorsam kadın kimliğini
bir yana bırakıp erkekler gibi olmalı onlar gibi aynı yerlere; meyhanelere
takılıp, onlar gibi olmalıyım. Ama bu olursa zaten benim kadın kimliğim yok
oluyor ve başkalaşırım. Bu doğru bir sanat anlayışı değil. Görsel bakımdan
gelişen insanlar olaylara daha çabuk müdahale edebiliyor ve kavrayabiliyor. Daha
başarılı ve mutlu olabiliyorlar.”
