<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Wayire Munzur&#039;i * Bir Başka Enerji mümkün ! - İnadına  MUNZUR MUNZUR MUNZUR &#187; Kadın</title>
	<atom:link href="http://www.munzurca.com/kategori/kadin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.munzurca.com</link>
	<description>Munzuru Munzurca Yaşama...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jul 2010 07:31:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=1.1 Basic Wp</generator>
		<item>
		<title>Dersimli Kadınlar : &#8220;Munzur Özgür Aksın &#8220;</title>
		<link>http://www.munzurca.com/dersimli-kadinlar-munzur-ozgur/</link>
		<comments>http://www.munzurca.com/dersimli-kadinlar-munzur-ozgur/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 21:16:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>XIDIR</dc:creator>
				<category><![CDATA[*Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[2 kasım eylemi dersim]]></category>
		<category><![CDATA[dersimli kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[dersimli kadınlar eylemi]]></category>
		<category><![CDATA[munzurda baraja hayır eylemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.munzurca.com/?p=986</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar, kendilerini zincirleyerek yolu trafiğe kapattı Sık sık ‘Munzur darda kadınlar isyanda’, ‘Munzur özgür akacak’, ‘Dersim onurdur onuruna sahip çık’, ‘Munzur’da baraj istemiyoruz’ sloganları atarak yeraltı çarşısı önüne gelen kadınlar burada kendilerini zincirleyerek yolu trafiğe kapattı. Yeraltı çarşısı önünde basın açıklaması düzenleyen kadınlar adına basın metnini DHF çalışanı Evrim Konak okudu. Konak, Dersim’de yıllarca devlet tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/2009/11/barajahayir.jpg" rel="shadowbox[post-986];player=img;"><img class="size-full wp-image-987  aligncenter" title="barajahayir" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/2009/11/barajahayir.jpg" alt="barajahayir" width="318" height="238" /></a><br />
Kadınlar, kendilerini zincirleyerek yolu trafiğe kapattı</strong></p>
<p align="justify">Sık sık ‘Munzur darda kadınlar isyanda’, ‘Munzur özgür akacak’, ‘Dersim onurdur onuruna sahip çık’, ‘Munzur’da baraj istemiyoruz’ sloganları atarak yeraltı çarşısı önüne gelen kadınlar burada kendilerini zincirleyerek yolu trafiğe kapattı.<span id="more-986"></span></p>
<p align="justify">Yeraltı çarşısı önünde basın açıklaması düzenleyen kadınlar adına basın metnini DHF çalışanı Evrim Konak okudu.</p>
<p align="justify">Konak, Dersim’de yıllarca devlet tarafından köylerin yakılıp boşaltılmasının, ormanların yakılmasının, sürgünlerin gerçekleştirilmesinin ve ambargoların uygulanmasının, Dersim halkının insanca onurlu yaşam hakkına sahip çıkmasından kaynaklı olduğunu dile getirdi.</p>
<p align="justify"><strong>‘Dersimli kadınlar olarak barajlara hayır diyoruz’</strong></p>
<p align="justify">1971 yılında Munzur vadisinin milli park alanı ilan edilmiş olmasına rağmen toplam 18 baraj projesiyle bugün yeniden Dersim’in insansızlaştırmayla, sular altında kalarak boğulmayla karşı karşıya olduğunu belirten Konak, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Biz Dersimli kadınlar olarak barajlara hayır diyoruz. Çünkü doğa yok olacak, hastalık yayılacak, açlık, yoksulluk  ve göç yine Dersimlinin kaderi olacak. Bir yanda bunlar olurken öte yanda insan  ve doğa tacirleri  canlı varlıkların düşmanları, kasalarını para ile doldururken  karanlık  Dersim’i teslim alacak.”</p>
<p align="justify"><strong>‘Tek bir kazma dahi vurdurtmayacağız’</strong></p>
<p align="justify">Son olarak bedenlerini Munzur için siper edeceklerini söyleyen Konak, son olarak “Çocuklarımızla, analarımız ve babalarımızla soğuğa-sıcağa, geceye-gündüze  aldırış etmeden nöbetler tutup Dersim’e tek bir kazma dahi vurdurtmayacağız” dedi.</p>
<p align="justify">Açıklamanın ardından yapılan Dersimli kadınların hazırladığı skeç büyük ilgi gördü. Eylem, söylenen marşlarla son buldu.<br />
<em></em></p>
<p>Kaynak:  Halkıngunlugu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.munzurca.com/dersimli-kadinlar-munzur-ozgur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanlık Ayıbı</title>
		<link>http://www.munzurca.com/insanlik-ayibi/</link>
		<comments>http://www.munzurca.com/insanlik-ayibi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 07:53:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>XIDIR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Aksu Bora]]></category>
		<category><![CDATA[Ayten Alkan]]></category>
		<category><![CDATA[dersim belediye başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Nevin Vargün]]></category>
		<category><![CDATA[İlknur Üstün]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Serpil Sancar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.munzurca.com/?p=734</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemizde kadınların içinde bulundukları durum içaçıcı değil ve bu durumu değiştirmenin bir parçası da yerel yönetimlerde kadınların ve kadın sorunlarının temsil edilmiyor oluşu. “&#8217;… Hayatımın hiç bir evresinde şiddeti öven, savunan bir cümle dahi bulunamaz&#8217; diyordu Yüksel Mutlu cezaevinden yazdığı mektupta.&#8221; Ayten Alkan, Fatma Nevin Vargün, Aksu Bora, Serpil Sancar, İlknur Üstün birlikte yazdılar. &#8220;&#8230; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong>Ülkemizde kadınların içinde bulundukları durum içaçıcı değil ve bu durumu değiştirmenin bir parçası da yerel yönetimlerde kadınların ve kadın sorunlarının temsil edilmiyor oluşu. </strong></p>
<p align="center"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/2009/09/mutlu.jpg" rel="shadowbox[post-734];player=img;"><img class="aligncenter size-full wp-image-735" title="mutlu" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/2009/09/mutlu.jpg" alt="mutlu" width="260" height="180" /></a><br />
<strong><em>“&#8217;… Hayatımın hiç bir evresinde şiddeti öven, savunan bir cümle dahi bulunamaz&#8217; diyordu Yüksel Mutlu cezaevinden yazdığı mektupta.&#8221; <a href="http://www.munzurca.com/K/ayten-alkan/" class="st_tag internal_tag" rel="tag nofollow" title="Posts tagged with Ayten Alkan">Ayten Alkan</a>, <a href="http://www.munzurca.com/K/fatma-nevin-vargun/" class="st_tag internal_tag" rel="tag nofollow" title="Posts tagged with Fatma Nevin Vargün">Fatma Nevin Vargün</a>, <a href="http://www.munzurca.com/K/aksu-bora/" class="st_tag internal_tag" rel="tag nofollow" title="Posts tagged with Aksu Bora">Aksu Bora</a>, <a href="http://www.munzurca.com/K/serpil-sancar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag nofollow" title="Posts tagged with Serpil Sancar">Serpil Sancar</a>, İlknur Üstün birlikte yazdılar.</em></strong></p>
<p><strong></strong><br />
&#8220;&#8230; Kadınların her alanda uğradıkları ayrımcılık, bir insan hakları sorunudur. Bu ayrımcılığı ortadan kaldırmaya yönelik önlemler almayarak devlet de hak ihlâlinin bir parçası olmaktadır. Ülkemizde kadınların içinde bulundukları durum iç açıcı değil ve bu durumu değiştirmenin bir parçası da yerel yönetimlerde kadınların ve kadın sorunlarının temsil edilmiyor oluşu. Yerel yönetimler, yaşadığımız çevreyle ilgili olarak birçok ortak sorunu çözmeyi, kadınları güçlendirmeyi amaçlıyorsa onların;</p>
<p>Sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşamaları,</p>
<p>Temiz ve yeterli suya ulaşmaları,</p>
<p>Kültürel etkinliklerde bulunabilmeleri,</p>
<p>Ucuz ve güvenli yolculuk yapabilmeleri,</p>
<p>Aydınlatılmış sokaklardan geçebilmeleri,</p>
<p>Çocukları ve kendileri için parklara, bahçelere sahip olabilmeleri için daha fazla çaba harcamaları gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>Demokrasi, ancak cinsler arası eşitlikle sağlanır. Eşitlik yoksa demokrasi de yok demektir. İnsanlık ailesinin yarısını oluşturan kadınları görmezden gelmek bir insanlık ayıbıdır.&#8221;</p>
<p>Bu satırları; yıllarını insan hakları mücadelesine vermiş, emekli öğretmen, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) eski üyesi, Barış için Sürekli Kadın Platformu, Ankara Kadın Platformu, Kadın Kurultayı, Kırkörük Kadın Kooepratifi ve Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği (KA-DER) üyesi, Barış Meclisi sözcüsü, sevgili dostumuz, yol arkadaşımız <strong>Yüksel Mutlu</strong>&#8216;nun, KA-DER Ankara&#8217;nın &#8220;Yarın için Bugünden&#8221; kampanyasının çıkardığı <em>kadınbaşımıza</em> bültenlerinden birine, 2005 yılı sonlarında yazdığı yazıdan alıntıladık.</p>
<p>Yüksel, Mayıs sonundan bu yana, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Eğitim-Sen yöneticileri Songül Morsümbül, <strong>Gülçin İsbert</strong>, <strong>Meryem Çağ</strong>, <strong>Mine Çetinkaya</strong>, <strong>Yüksel Özmen</strong>, <strong>Süheda Demir</strong>, <strong>Elif Akgül Ateş</strong>, <strong>Şermin Güneş</strong> ve <strong>Sakine Esen Yılmaz</strong> ile birlikte Bergama M Tipi Kapalı Cezaevinde.</p>
<p>Ancak yakın zamanlarda hazırlanan ve içinde handiyse satır başı &#8220;sözde&#8221; lafı geçen iddianame, hayatlarımızın hoyratlıkla tahkimatı kadar anlamlarımızın gaspının da an meselesi olduğunu bir tokat gibi yüzümüze çarparak anımsatıyor.</p>
<p>Hem de &#8220;ah şu &#8216;demokratik açılım&#8217; veyahut &#8216;Kürt açılımı&#8217; kimleri ve nereleri hiç değilse bir süreliğine sessizleştirmeye, hareketsiz kılmaya, kenara itmeye yaslanıyor bir yanıyla acaba&#8221; sorusunu da sordurarak, havada asılı kalan kötü bir şaka gibi.</p>
<p>Hem de bir yandan muhafazakâr öte yandan neo-liberal yönelimlerin en-üst düzeyde etkileşime girdiği bir tarihsel evrenin kadın düşmanı refleksleri en sertinden açığa çıkarma kapasitesini önümüze sererek, defalarca yinelenen bir şeytan çıkarma ayini gibi&#8230;</p>
<p>Yüksel; kadınların yerel yönetimlerde eksik temsilini, yerel politika, hizmet ve uygulamaların cinsiyet eşitsizlikleri karşısındaki körlüğünü dert edinerek 2004 yerel seçimlerinden bir yıl önce &#8220;patika yoktur, patika yürüyerek açılır&#8221;ı şiar edinip yollara düşen, Türkiye&#8217;de ilk kez olarak cinsiyet eşitsizliği eksenli bir yerel siyaset tartışmasını kadın hareketi içinde politikleştiren &#8220;Yarın için Bugünden&#8221; kampanya grubundan emeğini esirgememekle kalmadı, yakın zamanda başka bir düzeyde de irade ve cesaret gösterip 29 Mart 2009 yerel seçimlerinden önce Demokratik Toplum Partisi&#8217;nden (DTP) Tunceli Belediye Başkan aday adayı da oldu.</p>
<p>Resim yapacağı ve roman okuyacağı günleri bir kez daha ötelemeyi göze alarak&#8230;</p>
<p>Toplumsal barışın tesisi için kocaman sözler ve vaatler kadar sağlıklı ve temiz bir çevrenin, ucuz ve güvenli yolculuk yapabilmenin, aydınlatılmış sokaklarda yürüyebilmenin de lüzumu bilgisine sahip olarak&#8230;</p>
<p>Bizzat katkıda bulunmadığı insanlık ayıplarından biri biraz hafiflesin diye bizzat öne çıkarak&#8230;</p>
<p>Oysa, şimdi, bu kez postmoderninden &#8220;büyük kapatılma&#8221;ya maruz kalanlar, seçim sürecinde yürüttükleri çalışmalar da gerekçe gösterilerek sorgulanmaya muhatap oluyorlar.</p>
<p>Tavşan deliğinden içeri düştük sanki&#8230; Harikalar Diyarı değil elbette. Epeydir biliyoruz bunu. Biliyoruz bilmesine de bilmek daha az ağrıtmadığı gibi, kabul edilebilir de kılmıyor.</p>
<p>&#8220;&#8230; Hayatımın hiç bir evresinde şiddeti öven, savunan bir cümle dahi bulunamaz,&#8221; diyordu Yüksel, Haziran başında cezaevinden yazdığı açık mektupta.</p>
<p>&#8220;&#8230;Nasıl bir pervasızlık vardı ki gülüşlerimizde özgürlüğümüzden yoksun bırakıldık?&#8221; diye soruyorlardı Elif, Yüksel, Şermin ve Sakine Haziran ortasında yolladıkları açık mektupta.</p>
<p>19 Kasım&#8217;da buna bir yanıt verilecek mi, verilecek olan yanıt barış, adalet, eşitlik ve &#8220;harikalar diyarı olsun&#8221; yolunda ilmek ilmek kendinden vazgeçercesine örülmüş hayatların hikâyesini baş aşağı dikmekten imtina edebilecek mi, bekleyip görmekten başka bir seçeneğimiz yok.</p>
<p>&#8220;Ayıplar&#8221; kefesi zaten ziyadesiyle ağır. Budur kaygımız.</p>
<p><strong><em><a href="http://www.munzurca.com/K/ayten-alkan/" class="st_tag internal_tag" rel="tag nofollow" title="Posts tagged with Ayten Alkan">Ayten Alkan</a>, <a href="http://www.munzurca.com/K/fatma-nevin-vargun/" class="st_tag internal_tag" rel="tag nofollow" title="Posts tagged with Fatma Nevin Vargün">Fatma Nevin Vargün</a>, <a href="http://www.munzurca.com/K/aksu-bora/" class="st_tag internal_tag" rel="tag nofollow" title="Posts tagged with Aksu Bora">Aksu Bora</a>, <a href="http://www.munzurca.com/K/serpil-sancar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag nofollow" title="Posts tagged with Serpil Sancar">Serpil Sancar</a>, İlknur Üstün /  Bia<br />
</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.munzurca.com/insanlik-ayibi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dersimin Gözlemeci Kadınları</title>
		<link>http://www.munzurca.com/dersimin-gozlemeci-kadinlari/</link>
		<comments>http://www.munzurca.com/dersimin-gozlemeci-kadinlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 07:10:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>XIDIR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[dersim gözleme]]></category>
		<category><![CDATA[dersim kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sorunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.munzurca.com/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[Aile ekonomisine katkı sunmak amacıyla kafeteryada gözleme yapan iki kadın, bir yandan çalıştıkları iş yerinde 13 saat emek harcarken, öte yandan da ev işiyle uğraşıyor ve çocuklarına bakıyor.Çalışan kadınlar kendi ürettiklerinin mutluluğunu yaşarken, çalışma koşullarının verdiği zorlukları gögüslüyor. Üretimin temel emekçilerinden olan kadınlar, yaşamın her alanında çalışıyor. Dersim’in Munzur Mahallesi’nde bir kafeteryada gözleme yaparak aile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" title="gözleme" src="http://www.kybeleadrasan.com/photos/gozleme.jpg" alt="" width="480" height="640" />Aile ekonomisine katkı sunmak amacıyla kafeteryada gözleme yapan iki kadın, bir yandan çalıştıkları iş yerinde 13 saat emek harcarken, öte yandan da ev işiyle uğraşıyor ve çocuklarına bakıyor.<span id="more-29"></span>Çalışan kadınlar kendi ürettiklerinin mutluluğunu yaşarken, çalışma koşullarının verdiği zorlukları gögüslüyor. Üretimin temel emekçilerinden olan kadınlar, yaşamın her alanında çalışıyor. Dersim’in Munzur Mahallesi’nde bir kafeteryada gözleme yaparak aile geçimini sağlamaya çalışan iki kadın, bir yandan ev geçimine katkı sunarken öte yandan çalışma koşullarının verdiği yorgunluk ve zorluklarına karşı sessiz kalıyorlar. Bu kadınlardan biri olan 3 çocuk annesi yaşındaki Beser Çiçek (45) adlı kadın, 1 yıldır bu işi yaptığını ifade ederek, evine katkıda bulunduğunu belirtti. Kadınların Dersim’de diğer bölgelere oranla fazla baskı görmediklerine söyleyen Çiçek, bu nedenle daha rahat çalıştıklarını ifade etti. Tek zorlandıkları noktanın, hem işte hem de evde çalışmak olduğunu ifade eden Çiçek, “Tüm günümüz zaten çalışmakla geçiyor. Bir de eve gidip temizlik ve yemek yapıyoruz. Daha çok yoruluyoruz. Çocuklarımızla ilgilenemiyoruz. Bu nedenle 11 yaşında olan oğlumu kendimle işe getiriyorum. Hem eve katkıda bulunmak hem çocuklarımı okutmak için çalışıyorum. Kışın iş olmadığı için iş yerimiz kapatılıyor. Genelde yazın daha çok çalışıyoruz. Yazında havalar çok sıcak olduğundan zorlanıyoruz” dedi.</p>
<p><strong> Krize karşı  kadın emeğiyle mücadele</p>
<p></strong> 4 çocuk annesi Emine Bulut da (47), 8 yıl boyunca temizlik işlerinde çalıştığını ve yaklaşık 2 yıldır gözleme yaparak evin geçimine yardımcı olduğunu belirtti. Kötü yaşam koşulları nedeniyle çalışmak zorunda kaldıklarını ifade eden Bulut, “Ben uzun yıllardır çalışıyorum. Yaşam şartları zor çalışmayalım da ne yapalım. Kimi insanlar evlerinde rahat rahat oturuyorlar. Biz de çalışıyoruz. Sabah erken çalışmaya başlıyor, akşam geç saatte bitiriyoruz. Bu kriz ortamında aldığımız para bizi idare ediyor, ne iyi ne kötü yani” diye konuştu. Çiçek, tüm gün çalıştığı için yorulduğunu, fakat eve gittiğinde eşinin anlayışla karşılık vermesinden kaynaklı huzurlu olduğunu belirtti. Tüm kadınların çalışması gerektiğini ifade eden Çiçek, “Bütün kadınlar çalışsın. Kendi ayakları üzerinde durabilmesi için çalışması gerek” dedi.</p>
<p><strong> SONGÜL ADSIZ/FERHAT ARSLAN/ DİHA/DERSİM </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.munzurca.com/dersimin-gozlemeci-kadinlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
