Munzurun Susmayan Sesi MUNZURCA
İletişi Üye Hesabı Müzik Dinle Haberler Forum Anasayfa
Ana Menü

 Videolar
 Forumlar
 Köşe Yazıları
arrow.gif Şiir Bahçesi
arrow.gif Türkü Arşivi
 Ziyaretçi Defteri
 Video Klipler
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Dosyalar
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Röportajlar
 Albüm Tanıtımı
 Müzik (MP3) Dinle
· SOHBET

 Üye Menüsü

 HABER

 Destek

 Bilgi Bankası
 Dersim Munzur
 Zazaca Dersler
_SOMRESTRICTEDMEMBERS Dersim Resimleri
 Biyografiler
 Bilgi Bankası
 Zazaca Türkü Sözleri
 ZazakiYeni!

 Extra
Röportajlar

bezovut

Pirocan_Mİraz
Zazaki Dersler
· Genel ve Zorunlu Bir Ön Açıklama
· Alfabe Ve Temek Bilgiler
· Bağlaçlar
· Dişil ve Eril Sıfat Örnekleri
· Tek ve Çok Heceli Sözcükler
· Zıt Anlamlı Kelimeler
· Aylar - Renkler - İnsan Vücudu
· Zazaca'da Emir Kipi
· Zazaca'da Fiil
· Fiil Çekimlerinde ‘Şimdiki Zaman’
· İsmin Bükümlü Hali ve ‘Dili Geçmiş Zaman’
· Zazaca'da Tamlama
· Zazacada Sıfat
· Zazaca'da Edat
· Bazı Kelimeler
· Değerlendirme Sınavı
Köşe Yazarları

Dersimliyim Diyebilmek


Zübük


Kayıp İşaretler


Dersim Hayat Ve Bize Çağrıştırdıkları

Site Dergisi

Dergimizi Okumak Veya İndirmek İçin TıkLayın.



Dersimliyim Diyebilmek
Ferhat Tunç
Ferhat Tunç

Tarih: 11 Temmuz 2008 Cuma


Ne zaman Dersim ile ilgili bir şeyler yazmak istesem veya Dersim’e dair bir ezginin akışına kendimi bıraksam, bunun ruhumun derinliklerinde ince bir sızıya dönüştüğünü hissederim.
Nedir Dersim denince ruhumuzu sızım sızım sızlatan şey?
Bir yanımız umuda kesmişken, bir yanımızın hep kanaması nedendir?
Benliğimizi sarmalayan, ruhumuza, kimlik ve kişiliğimize yer etmiş bir duygu selidir bu; neden?
Bu sorulara verdiğimiz yanıtlar, Dersim’e dair yaşadığımız bu tarifi zor duygu ve ruh halinin de özeti ve anlatımı olmaktadır. Bu nedenle bazen durup kendini dinlemek, ruhundaki derinliklere inmek gerekiyor; kendini tanımak ve tanımlayabilmek için…
Dersim, ruhumuzun derinliklerinde yankılanıp duran bir çığlık misalidir. Dersim’i ruhumuzda çığlığa dönüştüren şey, onun tarihsel, kültürel ve sosyal karakterinin benliğimizi saran gerçeğidir.
Dersim, her Dersimli için en güzelidir ve bu duygu, dünyanın neresinde olursa olsun bütün Dersimlilerin her zaman yanı başındadır. Kalbindedir.
Aşiretsel olgular ve giderek yakın tarihimizde oluşan farklı siyasal veya ideolojik yapılanmalar, zamanla Dersim’de bence son derece yapay olan kutuplaşmalara neden olsa da, aslında hiçbir zaman Dersimlilik duygusunun önüne geçememiştir inancındayım. Bu duygu ve ruh zenginliğinin günümüze kadar her birimizin ortak özelliği olmasının başka bir nedeni olabilir mi?
Ve bugün dünyanın dört bir yanına savrulmuş Dersimlilerin ortak ruhuyla yaratılan bir Dersimlilik iklimi vardır.
Bu iklimin şekillenmesinde en önemli rolü oynayanlar ise, Dersimli dengbejlerin ağıtlarıyla günümüze taşınan acılardır ve kuşkusuz bu acıların bitmek tükenmek bilmeyen hikâyelerinde dile gelen gerçeklerdir.
Yakın tarihimizin tanıklığında yaşadığımız büyük bir kırımın izlerinin silinmesi bir yana, inanç, kültür ve dil ekseninde geliştirilen inkâra dayalı asimilasyoncu politikalar Dersimlilerin acısını daha da katmerli hale getirmiştir.
Kuşkusuz Dersim kimliği, onun inanç sisteminden ayrı değerlendirilemez. Dersim, Alevi kültüründe “Kızılbaşlık” olarak bilinen geleneğin serçeşmesidir ve bu gelenek Dersim’in kutsal inanç bazında gerçek kimliğini ifade etmektedir.
Tarihsel olarak egemen olan güçlerin katı şeriatçı dayatmalarına, ümmetçiliğe taviz vermemiş olan Dersim, bu özünden ötürü de egemenlerin gözünde her zaman potansiyel bir “suç odağı” olarak görülmüştür.
Dersim, tarih boyunca sadece Kürt kimliği nedeniyle değil, inançları itibarıyla da ciddi ve sistemli bir asimilasyon politikasına tabi tutulmuş, ancak “zulüm” olarak nitelendirebileceğimiz uygulamalarla karşılaşmıştır.
Bu yapısı nedeniyle Dersim, dün olduğu kadar bugün de aynı zihniyetin değişik biçimlerde baskı ve tehdidi altındadır.
Bu tehdit insanına olduğu kadar doğasının eşsiz güzelliklerine de yönelmiştir ve Munzur vadisi üzerinde tasarlanarak yapılmak istenen barajların temel amacı da bu yıkım ve tahribatla Dersim’i kendi gerçeklerinden kopartarak yok etmektir.
Her birimiz Munzur'un çoukları olarak bilindik ve bu kaynaktan beslendik… Ben en güzel şarkılarımı Munzur için söyledim ve Munzur’un kutsal sayılan suyunda yıkandım, arındım…
“Sahip olduğumuz güzelliklerin anası ve genç yarınlarımızın uslanmaz ama oyuncağını kaybetmiş gibi titrek duran bir çocuğudur...” demiştim yıllar önce bir yazımda.

İşte bu çocuğa sahip çıkmak herbirmizin boyunlarının borcudur.
Benim derdim bu gerçeklerin zaten farkında olan ve bu farkındalığı bilince dönüştürmüş olan Dersimliler değildir.
Dersimlilerin Dersimli kimliğiyle gururlandıkları gerçeğin özünde yüz yıllara yayılmış bu büyük direnişin ve yenilmezliğin öyküsü vardır ki, Dersim’liyim diyen genç kuşaktan arkadaşlarımıızn bu tarihi gerçeklerin ne olduğunu bilmeleri önemlidir.
Yaşanan baskınların, katliam ve sürgünlerin tanıklığında geçen büyük bir tarih ve bu büyük tarihin mirası üzerinde yükselen çağdaş, özgürlükçü ve eşitlikçi bir toplumsal dinamizm yaratmak sorumluluğumuz var. Hayatın hangi alanında, neresinde olursak olalım, bu dinamizme katacağımız bir şeyler mutlaka vardır…
Bu dinamiğin birer neferleri olarak tarihimize, toprağımıza ve insanımıza karşı sorumluluk duygusu içinde olmak ve bu tarihin onurlu mirasının taşıyıcısı olabilmek zorundayız.
Ve ben, çeyrek asırdır sürdüre geldiğim sanatsal yaşamımın Dersimli kimliğiyle gerçek anlamının bu olduğunu düşünüyorum. Hayatımın bütünü içinde Dersim’i ön plana çıkartan ve bunu kendim için vazgeçilmez kılan gerçek, halkımın trajediye dönüşen tarihidir.
Bu kimliği taşımanın ve bu kimlik altında yaşamanın nasıl ağır bir sorumluluk gerektirdiğinin duygu ve bilinciyle hareket ediyor ve her türlü bedelin kaçınılmazlığını asla göz ardı etmiyorum.
Sanırım Dersimliliği her birimizde gurur vesilesi yapan en temel şey bu direngenliği hayatımızın vazgeçilmezi kılmaktır.
Dünyanın dört bir yanına dağılmış bulunan Dersim’lilerin her yıl olduğu gibi 2008’in yaz ayında yine o topraklara, kutsal mekânlarına ve insanlarına koşarak kucaklaşacaklarına inanıyorum.
Bu kucaklaşmanın coşku ve heyecanıyla yürek dolusu bir merhaba demek geliyor içimden: Merhaba…

not: bu yazı Munzurca.com için Ferhat tunÇ Tarafından YTazılmıştır Kaynak Kulanmadan Kullanamyınız ..


  
Ferhat Tunç
Yoq




Bu köşe yazısı 384 defa okundu. Toplam 641 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa Pdf Formatı Pdf Formatı Yorum Ekle Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder


[ Geri Dön: Ferhat Tunç ] - [ Yazarlar İndeksi ]

Grup Munzur Kızıl ANKA Albümü Tanıtım
Üye Girişi
 
Üye Olun
Kayıp Şifre

 
Üyelik:
Bugün: 1
Dün: 1
Bekleyen Üyelik(ler): 0
Toplam Üye Adedi: 6,203
En Son Üye: voredersimi

En Fazla Bağlı:
Misafir(ler): 508
Üye(ler): 0
Toplam: 508

Şu An Bağlı:
Misafir(ler): 79
Üye(ler): 1
Toplam: 80
Zazaca-Türkçe Sözlük
zazaca
Destel OL

Sitemize Destek Olun !



Biyografiler
· Cahit Berkay - (459 okuma)
· Atilla İlhan - (407 okuma)
· Hasret Gültekin - (496 okuma)
· Muhlis Akarsu - (315 okuma)
· Ernesto Che Guevera - (467 okuma)
· Erdal Eren - (797 okuma)
· Ahmed Arif - (433 okuma)
· Fidel Castro - (333 okuma)
· Kıvırcık Ali - (728 okuma)
· Karl Marx - (362 okuma)
En Çok Yazan 5 Üye




   Robar 
 Mesaj Sayısı: 
 142 

Anket
Sitemize Hangi Bölgeden Katılıyorsunuz ?

Marmara
Ege
Doğu Anadolu
Güney Doğu
İç Anadolu
Karadeniz
Akdeniz
YurtDIşı



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy 1029
Yorum: 12
Müziklere Son Eklenen 10 Eser

Müziklere En Son Eklenenler

· 1: Elqajiye
· 2: Barzıngan
· 3: Barkırın
· 4: Kırmanciye
· 5: Kılıtê Kou
· 6: Deme Deme
· 7: Tu Kurmanci Nezani
· 8: Şirina Mın
· 9: Cenê Cenê
· 10: Xıme